Ayatürl Dönemi Türkiye Ekonomisi

ATATÜRK DÖNEMİ TÜRKİYE EKONOMİSİ

Atatürk’ün kurduğu ve başına geçtiği Türkiye 1923 yılında nüfusu 13 milyon olan bir ülkeydi. Gençlerin çoğu uzun süren savaş yıllarında ve bilhassa Çanakkale’de kırılmıştı. Yaşlılardan, kadınlardan ve küçük çocuklardan meydana gelen bir nüfus gücü vardı. Anadolu ve Trakya harabe durumundaydı. Osmanlı daha çok Avrupa’da ki topraklarına önem vermişti. Selçukludan kalan ve bir de geleceği görüp Anadolu’ya önem veren II. Abdülhamid’in yaptıklarından başka doğru dürüst bir imar yoktu. Salgın hastalıklardan halk kırılıyordu.

Böyle bir Türkiye’nin bir de üstünde Osmanlının borçlarını ödemek yükümlülüğü vardı. Sanayi yok denecek kadar azdı. Tarım ilkeldi. Nüfusun %90 köylerde yaşıyordu.

İşte böyle bir dönemde Türkiye’de ki ekonomik göstergeler:

    Enflasyon:
1924 (%10),
1925 (%12.4),
1926 (%-8.5),
1927 (%2.2),
1928 (%-0.1),
1929 (%4.5),
1930 (%-25.4),
1931 (%19),
1932 (%-5.7),
1933 (%-15.9),
1934 (%0.5),
1935 (%11.1),
1936 (%5),
1937 (%5),
1938                   (%-4.2)                                           

                                                                                                                                 

 

Dolar kuru 1 TL=
1924 (1.68),
1925 (1.88),
1926 (1.83),
1927 (1.91),
1928 (1.94),
1929 (1.95),
1930 (2.2),
1931 (2.12),
1932 (2.12),
1933 (2.12),
1934 (1.71),
1935 (1.33),
1936 (1.26),
1937 (1.26),
1938                     (1.26)                                                                                                                         

 

GSMH Büyüme Hızı:
1924 (%14.9),
1925 (%12.),
1926 (%18.2),
1927 (%-12.),
1928 (%11),
1929 (%21.6),
1930 (%2.2),
1931 (%8.7),
1932 (%10.7),
1933 (%15.),
1934 (%6.0),
1935 (%-3.0),
1936 (%23.2),
1937 (%1.5),
1938                                (%9.5)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                  Eksiler deflasyon anlamındadır. Ve fiyatların düştüğünü gösterir.

Atatürk döneminde Osmanlı borçlarının ödenmeye başlanmıştır ve bu borçlar 1954’de ancak bitmiştir. Dışardan borç alınmamıştır. Borçların altında ezilmiş bir ülkeyi canlandırma mücadelesi verilirken enflasyonist bir kalkınma yolu seçilmemiştir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında bunalım ve yokluk ortamında ekonomi geliştirilmiş; kendine yeterlilik ve dış ticareti sınırlandırma siyaseti izlenmiştir. Dışa az bağımlı ve sürekli fazla veren dış ticaret oranları başarılmıştır. Sonraki yıllarda gerçekleşen devletçi sanayileşme siyaseti ve daha sonraki başarılar bu ilk yılların doğru yönetilmesinin eseridir.

Zamanla Atatürk çizgisinde devam eden iktidarlar Türkiye’yi, ithal ekonomi ile geliştirmiş ve dışa açık büyüme modeli çizgisine taşımıştır. Şimdi ise ithal ekonomisiyle ülkenin ekonomisi çökertilmektedir.

Atatürk'ün 15 yılda kurduğu fabrikalar

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu fabrikalar sayesinde 1929-1938 yılları arasında ağır sanayi üretimi yüzde 152 artarken toplam sanayi üretimi yüzde 80 artmıştır.

Kömürde yüzde 100, kromda yüzde 600, diğer madenlerde yüzde 200 artış olurken demir üretimi 0'dan 180 bin tona çıkmış, şeker üretimi 200 misli artmıştır. 1926'da başlayan şeker üretimi 1927-1930 arasında 5 bin 162 tondan 95 bin 192 tona çıkmıştır. Tekstil sanayi ülkenin tekstil ihtiyacının yüzde 80'ini karşılar duruma gelmiştir. Tekstil ürünleri ithalatı 1927'de 51.000.000 Türk Lirası iken bu rakam 1939'da 11.900.000 Türk Lirası’na düşmüştür. 1924-1929 arasında pamuk ürünleri üretimi 70 tondan 3 bin 773 tona, yün 400 tondan 763 tona, ipek 2 tondan 31 tona çıkmıştır.

1-Ankara Fişek Fabrikası (1924)
2-Gölcük Tersanesi (1924)
3- Şakir Zümre Fabrikası (1925)
4-Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925)
5-Alpullu Şeker Fabrikası (1926)
7-Uşak Şeker Fabrikası(1926)
8-Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926)
9-Bünyan Dokuma Fabrikası (1927)
10-Eskişehir Kiremit Fabrikası (1927)
11-Kırıkkale Elektrik Santrali Ve Çelik Fabrikası (1928)
12- Ankara Çimento Fabrikası (1928)
13-Ankara Havagazı Fabrikası (1929)
14-İstanbul Otomobil Montaj Fabrikası (1929)
15-Kayaş Kapsül Fabrikası (1930)
16-Nuri Killigil Tabanca, Havan Ve Mühimmat Fabrikası (1930)
17-Kırıkkale Elektrik Santrali Ve Çelik Fabrikası (1931- Genişletildi)
18-Eskişehir Şeker Fabrikası (1934)
19-Turhal Şeker Fabrikaları (1934)
20-Konya Ereğli Bez Fabrikası(1934)
21-Bakırköy Bez Fabrikası (1934)
22-Bursa Süt Fabrikası (1934)
23-İzmit Paşabahçe Şişe Ve Cam Fabrikası (1934 Temel Atma)
24-Zonguldak Antrasit Fabrikası (1934 Temel Atma)
25-Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası (1934)
26-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1934)
27-Isparta Gülyağı Fabrikası (1934)
28-Ankara, Konya, Eskişehir Ve Sivas Buğday Siloları (1934)
29-Paşabahçe Şişe Ve Cam Fabrikası (1935 - Tamamlandı)
30-Kayseri Bez Fabrikası (1934 Temel Atma)
31-Nazilli Basma Fabrikası (1935- Temel Atma)
32-Bursa Merinos Fabrikası (1935 Temel Atma)
33-Gemlik Suni İpek Fabrikası (1935 Temel Atma)
34-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935)
35- Ankara Çubuk Barajı (1936)
36-Zonguldak Taş Kömür Fabrikası (1935)
37-Barut, Tüfek Ve Top Fabrikası (1936)
38-Nuri Demirağ Uçak Fabrikası (1936- İlk Türk Uçağı Nud-36 Üretildi)
39-Malatya Sigara Fabrikası (1936)
40-Bitlis Sigara Fabrikası (1936)
41-Malatya Bez Fabrikası (1937 Temel Atma- Bu Fabrika Hariç Bütün Bez Ve Dokuma Fabrikaları Atatürk'ün Sağlığında Açılmıştır.)
42-İzmit Kağıt Ve Karton Fabrikası (1934- Temel Atma)
43-Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937- Temel Atma)
44-Divriği Demir Ocakları (1938)
45-İzmir Klor Fabrikası (1938- Temel Atma)
46-Sivas Çimento Fabrikası (1938-Temel Atma)

Bütün bu gerekçeler doğrultusunda ;

Kemalist Öğreti çok katmanlı Türkiye için neden hayati önem arz eder ?

  • Bütün katmanları uyum içinde tutabilecek sosyal demokrasi ile uyum içerisindedir.
  • Virüs Salgını da göstermiştirki karma ekonomik model hayati önem arz eder.
  • Almanyada bir Almandan başkası olamazken Türkiye de Kürdü Gürcüsü Çerkezi cumhurbaşkanı olabilir.
  • Laiklik ilkesi her türlü inancın yaşam hakkının tek garantörüdür.
  • Virüs Salgını da önemini ortaya koymuştur sosyal devlet ilkesi hayati bir önemdedir.
  • Türk toplumunu kültür emperyalizmine karşı koruyacak dil tarih ve kültür alt yapısı vardır.
  • Tam bağımsız Türkiye ilkesi en önemli yapı taşıdır.
  • Akla ve bilime dayanır. Akıl ve bilimle çelişen herşeye karşıdır.
  • Milli ordu, milli eğitim ve milli üretim modellerine ve bilincine sahiptir.
  • 10 senede ülkeyi üretime ve fabrikaya doyuran bilinç şüphesiz bu ülkenin tek ihtiyacıdır.

Yazımızı bir Atatürk sözüyle bitirelim!

"Türk Milleti, Türk Malı Alın; Türk Parası Türk Ülkesinde Kalsın!"

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.