Berekete siyaset sokmayın

“Şehirlilik bilinci” farklı bir kültürdür. Bunun şehirde yaşamayla veya köyde yaşamayla alakası yoktur. Adam köyde yaşar ama şehirlilik bilincine sahip olursa yaşadığı o köyü de uygarlaştırır.

Çok yoğun ve bereketli bir kar yağışına maruz kaldık. Ve gördük ki bu kar yağışını da siyasete nasıl alet edeceğimizi bulduk.  Ak Partililer daha önce yaşanan doğal afetler, depremler, seller ve tüm felaketler için “takdiri ilahi” derken hatta bırakın doğal afetleri, Soma madeni kazası için Başbakan Erdoğan “Bunlar olağan şeyler. Bunun fıtratında bu var, hiç kaza olmayacak diye bir şey yok” derken; her ne hikmetse şimdi bu yoğun kar yağışındaki İstanbul’da yaşanan sıkıntıları Ekrem İmamoğlu’na bağlamak siyasetten başka bir şey değildir. Bu arada, tüm Türkiye’de bu sıkıntılar yaşanırken, başka bir belediye başkanının ismi duyulmamaktadır. Sadece “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bu sıkıntıların kaynağıdır”.

Diğer taraftan vatandaşlarımız halihazırda bir şehirde karla mücadelede neler yapılacağı konusunda bilgi sahibi değildir. Bir kere kar yağışı devam ederken şehir merkezinde belediyeler kara müdahale edemezler. Kar yağacaktır. Sonra duracaktır. Sonra karla mücadele başlayacaktır. Kar yağmaya devam ederken belediyenin yapacağı hiçbir şey yoktur. Tüm gelişmiş ülkelerdeki belediyelerin çalışma şekli bu şekildedir. Kar durduktan sonra da belediyelerin görevi sokak sokak kar temizlemek değildir. Sadece caddeleri ve anayolları açacak sokaklardaki binaların önünü bizahmet apartmanlar temizleyeceklerdir. Şöyle düşünün sitelerde bu temizlik nasıl yapılıyor? Site yönetimi greyder kiralıyor, karı kürüyor ve site görevlileri de temizliğini yapıyorlar. Bunun gibi sokakları da böyle birer site gibi düşünebilirsiniz.

Tüm bunlara rağmen belediyelerimiz İstanbul’da da, Konya’da da diğer illerde de bu beklentilerin çok çok üzerinde çalışma grafiği göstermişlerdir. Siyaseten düşününce çok hata bulunabilir ama eğer adaletli olacaksak daha farklı düşünmek haksızlık olur. Konya’da Sille’de dağın başında yaşayan biri olarak yollarımızın bir kapanıp bir açılmasından dolayı ve de araçla çıkamayacağımdan dolayı üç gündür evden çalışıyorum. Şimdi bu durumu belediye yüklemek insanlık dışı değil midir? Belediye yolu açmaktadır ama yağış devam ettiği için bir müddet sonra tekrar yol kullanılmaz duruma gelmektedir. Belediye aslında görevinden fazlasını yapmaktadır.

Hele bir de sosyal medyada Konya’da yaşayıp da İstanbul’u eleştirenler vardır ki, bunlara ne diyeceğimi bilmiyorum. Konya’dan ayda bir İstanbul’a gitsen 12 kez gidersin. Bu 12 gidişte İstanbul Belediye Başkanının nasıl çalıştığına, ne iş yaptığına veya çalışmadığına karar veriyorsan o zaman İstanbul halkıyla ya alay ediyorsundur ya da cahillik diz boyudur.

Böyle durumlarda insanları memnun etmenin imkanı yoktur. Yani belediyeler aslında yukarıda yazdığım biçimde çalışırlar ama her vatandaş ayrı ayrı kendi arabasının üstündeki karları bile belediye temizlesin ister. Bunun mümkün olmamasından ötürü de kesinlikle memnun olmaz. Çünkü “şehirli” olmayan vatandaş için belediyenin çalışma ölçüsü kendisi için yaptığı özel hizmettir.

Aslında bu yazıya başlarken bu konuda kısa bir yazı yazıp Millet İttifakı liberalizminden bahsetmek istiyordum ama ona yer kalmadı. Artık o konuya yarın devam edeyim.

Kısacası boş verin İstanbul belediyesinin eksiklerini onu İstanbul halkı takdir eder. Biz Konya’da bereketin tadını çıkarmaya bakalım.

Dostlukla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.