Erhan Dargeçit

Erhan Dargeçit

Volkan Konak, Boykot ve Otizm

Volkan Konak, Boykot ve Otizm

Ülkenin ikiye ayrılması için her konu bir fırsat bilinmektedir. Volkan Konak’ın ölümü de, CHP karşıtı iş yerlerinin boykotu da ülkedeki vatandaşları ikiye ayırıverdi. Hatta bu yetmedi CHP kendi arasında da ikiye ayrıldı, bunun nedeni de kurultay… Bu konulara değindim ancak bir de Otistik çocuklarımızın güzel bir beraberlik haberini de ekleyeyim istedim.

ÜLKE ÇOK DEĞERLİ BİR SANATÇISINI KAYBETTİ

Volkan Konak gerçekten Türkiye’nin çok önemli, sevilen ve güçlü bir sanatçısıydı. Bir kere şunu baştan kıstas olarak koymak gerekir. Sanatçı insanların bakış açısı, fikirleri, sözleri, yaşamları öyle sıradan, alışagelmiş değildir. Onları anlamak ayrı bir sanattır. Dolayısıyla gündüz kadın programı izleyip, akşam Osmanlı dizisiyle gaza gelen kişilerin oturdukları yerden bir sanatçıyı değerlendirmeleri ancak komik olur.

Volkan Konak sahnede sanatını icra ederken; insanları bir nebze olsun mutlu ederken hayatını kaybetti. Hayatında kendisinden başka kimsenin mutluluğuna önem vermemiş olan “sözde insanlar” arkasından yapmadık hakareti bırakmadılar. Hâlbuki kendisini eleştirenlerden kat kat üstün bir insandı Volkan Konak.

Tabii, bir ayrımcılık yapacaksanız en iyi yol, zamanında İngiliz emperyalizminin öğrettiği şimdilerde de ABD emperyalizminin kullandığı “din” konusuyla bölmek olduğundan hemen emperyalizmin sözcüsü “sözde din adamları” atışa başladılar. İyi inceleyin; bu konuda sosyal medyada ve diğer mecralarda topluma kin ve nefreti aşılamaya çalışan kim olursa olsun bilin ki arkasında emperyalizmin en kirli elleri durmaktadır. Ve millet olarak bu tür insanlara, eğer yeni FETÖ’ler çıkmasın istiyorsak, kesinlikle geçit vermememiz gerekir.

Sanatçıların mezarları yoktur bunu unutmayın, onlar milletlerinin kalbinde ilelebet yaşarlar. Volkan Konak’ın ruhu şad olsun. Huzur içinde yatsın.

CHP BOYKOTU AK PARTİYİ TEDİRGİN ETTİ

CHP Maltepe’de güzel bir miting yaptı ve ardından da 2 nisanda kendi seçtikleri işletmeleri boykot ederek bir gün alışveriş yapılmamasını kendi tabanından istedi. Gayet olağan bir akıştır bu. Bunun doğruluğunu yanlışlığını ben bilemem. Zaten bir CHP’li bu boykot edilen markaların çoğunu zannediyorum yıllardır kullanmıyordur. Yani ben bir CHP’linin tutup da Akit TV’yi ya da gazetesini, A Haberi veya Beyaz TV’yi yıllardır izlediğini düşünmüyorum bile.

Burada benim değinmek istediğim konu biraz daha farklı olacak. Her zaman söylediğim bir şey vardır. Demokrasi kültürünün oturmadığı ülkelerde, hiçbir konunun “kültürünün” oturması beklenemez. Mesela biz neden trafikte başarılı olamıyoruz? 4 günlük bir bayram tatilinde bile 34 canımızı trafikte kaybediyoruz. Yolsa bizde de var. Trafik lambalarıysa bizde de var. Trafik kurallarıysa bizde de var. Trafik levhalarıysa bizde de var. Son model araçlarsa bizde de var. Ama bizde eksik olan bir şey var; işte o da trafik kültürümüz yok.

Ve bizim toplumumuzda bir “boykot kültürü” de yoktur. Yani boykotun nasıl yapılacağını bilmeyiz. Boykotun muhatabını bilmeyiz, sonucunda ne olacağını düşünmeyiz. Düşünsenize dün boykot yapanlara karşı, boykot kırıcılar ortaya çıktı. Boykot yapanlar CHP’li, boykotkırıcılar Ak Partili…

Halbuki boykot öyle bir şey değil ki; Bu boykottaki amaç neydi? Özgür Özel açıklamıştı: CHP birçok güzel iş yapıyor. Bunları Ak Parti yandaşı basın görmüyor ve yayınlamıyor. Aynı şekilde birçok kurum ve kuruluş Ak Parti yandaşı olarak Ak Parti’ye destek veriyor ama paralarını en az Ak Partililerden olduğu gibi CHP’lilerden kazanıyorlar. Ama bu konuda adaletli davranmıyorlar. Bu tezat davranışlara bir “ders vermek” için boykot uygulanıyor.

Buradaki temel sonuç boykotun başarılı olup-olmaması değil; toplumun bir kesiminin buna tepki göstermesi olmalıydı. Yani sanki bu boykot başarılı olursa Ak Parti Hükümeti koltuktan inecek, başarısız olursa Hükümet devam edecek gibi bir referandum değil ki bu.

Hükümet tarafı da bu boykota nedense o kadar önem verdi ki; Hükümet tarafı da aynı mantıkla olaya baktı. Sanki boykot sonunda iktidar elden gidecek mantığıyla… İşte bu da boykot kültürünün bizde olmamasından kaynaklanmaktadır.

Bu konuda aslında çok fazla yazacak şeyler vardır. Bu tür boykotları kültürel anlamda değerlendirmezseniz, olayı iktidar muhalefet kavgasına getirmeye kalkarsanız farklı sonuçlar ortaya çıkarabilir. Düşünsenize Konya’da CHP’li bir esnafın boykot edildiğini; sadece evine ekmek götürmek isteyen esnafa zulüm haline gelir bu durum.

Tabii bu işte, boykot değil de iktidar-muhalefet kavgası yapmaya kalkılırsa Hükümet tarafı daha şanslıdır. Yine düşünün; mesela Tarım Krediler gibi marketlerde yüzde 30 indirim uygulansa bunu da Devlet sübvanse etse “boykot kırıcılığı” oluşmaz mı?

Yani sözün özü her konuda, konunun kültürünü edinmek gelişmiş toplumlar için elzemdir. Ve çok önemlidir.

OTİZM SPOR OYUNLARI

Dün SOBE Vakfında çok güzel bir tanıtım programına şahit olduk. “SOBE Otizm Spor Oyunları Lansmanı” na katıldım.

Öncelikle şunu belirteyim. Konya’da yaşayıp da SOBE Vakfını görmemiş olanlar varsa muhakkak en kısa zamanda işlerini güçlerini bırakıp vakfı ziyaret etsinler. Çünkü SOBE Vakfı Türkiye’nin en önemli vakıflarının başında gelir. Burada otistik çocuklar eğitiliyor ve topluma kazandırılıyor. Bunun detayları var ama burada bahsetmeyeceğim muhakkak gitmeli ve öğrenmelisiniz.

Şimdi bu çocuklarımız Otizm Spor Oyunları adı altında bir nevi Otizmli bireylerin katılacağı bir olimpiyat düzenlemek için yola çıkmışlar. Bunun da meşalesini SOBE Vakfı yakıyor. Türkiye’de ilk olacak dünyada örneği var mı bilmiyorum. Ama sonuçta biz Konya olarak bir öncülük yapacağız.

Programda Vali Bey’in yanı sıra Milletvekili Latif Selvi, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Birol Aydın da katılımcılar arasındaydı. (Bu arada ayaküstü öğrendiğim bir bilgiyi de hemen paylaşayım İl Emniyet Müdürümüz Maksut Yüksek’in SOBE ile ilgili çok güzel bir çalışması olacak, haberi ben vermiş olayım ayrıntısını da bilahare yazacağım.)

Böyle güzel ve coşku dolu bir olayda tüm konuşmacılar fikirlerini beyan ettiler. Ama Vali Akın yine konuşmasıyla damgayı vurdu. Vali İbrahim Akın’ın konuşmasında verdiği mesaj açık ve netti: “Onlar için değil, onlarla birlikte” diyerek olayın felsefesini ortaya koydu. Ve Konya’yı o kadar iyi tahlil eden Valimiz can alıcı cümleyi de konuşmasında “Esasen biz, ne sadece bir lansman ne de spor organizasyonu dolayısıyla buradayız. Konya’mızın toplumsal sorumluluk ve birlikte yaşama kültüründe de öncü şehir olma vizyonu gereğince bugün, umudu ve cesareti birlikte büyütüyoruz.” Diyerek çok önemli bir tespitin de beyinlere kazınmasını sağladı.

Bu vesileyle bir kez daha 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Gününü kutlarken, bu güzel organizasyonla bu günü daha anlamlı kılan SOBE Vakfı Başkanı Mustaf Ak’a da teşekkürlerimi sunuyorum.

Böylelikle CHP Kurultayı yazısı da yarına kalmış oldu. Dostlukla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Erhan Dargeçit Arşivi