La Tam Mal’ Dan Masallar ‘Atatürk Bir İngiliz Ajanımıdır ?’ -3

Yazı dizimiz hız kesmeden devam ediyor belgeli bir şekilde ithamları çürütmeye devam ediyoruz aslında ortada itham filan kalmadı ama yine de biz tarihe yalın bakışımızı sürdürelim.

İzmit'te İngiliz kuvvetleriyle Milliyetçi Kemalist Türkler arasında çatışmalar yaşanıyor. Reuters ajansı İstanbul'dan Londra'ya telgraf gönderiyor. Olay İstanbul'da İngiliz ordusunun yayınladığı The Orient News gazetesinde de haber olarak veriliyor. İleri Gazetesi'nde “İzmit'deki çatışmalar” başlığıyla verilen haber şöyle:

“ 17 Haziran -İzmit cephesinde İngiliz Kuvvetleri'yle Türk Milliyetçiler arasında meydana gelen çatışmanın daha önce bildirildiğinden daha önemli olduğu anlaşılmaktadır. Elyevm ihata edilen liste neticesinde İngilizlerden 23 yaralı ve 15 ölü ve kayıp vardır. İskoçyalılar  (gordon highlanders)  Pencaplıların imdadına koşarak daha fazla zayiata meydan vermeksizin bunları kurtarmışlardır.” (ileri gazetesi, 30 haziran 1920, s. 3) ( Resim-4 )

Olaylara her açıdan baktığımız için İngilizlerin, Osmanlı Devletinin ve Türk Devletinin haber kaynaklarını ayrı ayrı sizlere sunmaya tarafsız bir şekilde  dönemi daha anlaşılır kılmaya çalışacağım. Osmanlı Devletinin Resmi belgesinde geçen bir olaya bakalım. Dudullu’da Kuvayı Milliye ile İngiliz birliklerinin çatıştığını gösteren bir Osmanlı belgesi ( Resim - 5 Resim - 6 )

Şimdi de Batı Cephesi Kuvayı Milliye Komutanı Ali Fuat Cebesoy Paşanın, İngiliz birlikleriyle yaşanan çatışmaları anlatmasını dinleyelim “ İngilizler, İzmit tarafında,  Hasan paşa,  Solaklar, Tepe köy, Ağa köyü hattının bazı yerlerine siperler kazarak buralara Halife Kolordusu’ndan 1,2 ve 3. Alayları yerleştirmişler ve bunların cenah ve gerilerine de iki üç İngiliz Taburu koymuşlardı. İzmit Limanı’nda bulunan birkaç parça İngiliz savaş gemisi de söz konusu savunma mevkinin sağ kanadını ateşleriyle koruyabilecek bir durum almıştı.

14 haziran sabahının erken saatlerinde önceden kararlaştırdığım plan gereğince her taraftan yapılan baskın saldırıları Halife Kolordusu’ nun birlikleri üzerinde beklediğimiz etkiyi yapmış, piyadelerinin hemen hepsi direnme göstermeksizin tüfek ve makineli tüfekleriyle bizim tarafımıza geçmişlerdi. Yalnız topçuları kumla çiftliği civarında mevzi alarak üzerimize ateş açmak cüretinde bulunmuştu. Fakat topçumuzun şiddetli ateşi karşısında ateş keserek İzmit şehrinin girişine sığınmışlardı. Öğleye kadar  Hacı İbrahim, Solaklar, Tepeköy, Akköy hattı tarafımızdan işgal olunmuş, halife birliklerini bizimle savaşa sokmak amacıyla üzerimize ateş açmış olan bazı İngiliz birlikleri, İzmit içerisine kadar sürülmüştü.

İngiliz uçaklarının bu saldırısı üzerine 14/15 haziran gecesi baskın hareketi ile İzmit’in işgaline karar vermiştim. ne yazık ki bu baskın İzmit’in kuzeyini inatla savunmakta olan ermeni çetelerinin direnmesine rastlamış ve bu nedenle bir sonuç vermemişti. 15 Haziran’da İngilizlerin İzmit’i boşaltacakları söylentisi dolaşmışsa da gerçekleşmemişti. Aynı gün İzmit’in kuzeyine karşı tekrarlanan saldırı hareketimiz şehrin kenarlarına kadar ilerlemişti. 16/17 Haziran’da İngilizlerin karadan ve denizden İzmit’i savunmaya başlamaları üzerine hareketimizin biçimi ve niteliği değişmiş, esasen bu saldırılardan beklediğimiz sonuçlar da sağlanmış olduğundan, hareketimizi durdurmuş, birliklerimizin eski mevkilerine dönmeleri kararını vermiştim.

Kütahya’nın milli kuvvetlerimiz tarafından işgalinden sonra İngilizler evvela çekilmiş, fakat sonra eski yerlerine dönmek istemişlerdi. Milli Kuvvetler kumandanı ise geri dönüşlerine izin verilmeyeceğini bildirmesi üzerine iki taraf arasında bir müsademe olmuş, mateessüf iki taraf da kayıplar vermişti.” (Ali Fuat Cebesoy - Milli Mücadele Hatıraları)

Bu anıdan okunan gerçekler ne kadar acı değil mi Milli ordumuz hem İngilizlerle hem Halifenin ordusuyla hem de Ermeni çeteleriyle savaş halinde.

Musul Meselesi

 Peki Milli ordumuz sadece Anadolu’da mı İngiliz kuvvetleriyle savaştı ? Kurtuluş Savaşı’nda İngilizlerle sadece Anadolu’da değil, Irak’ta da savaşılmıştır.

Derbent Savaşı

“Irak’ta krallık kurulurken, bölgedeki Türk İstihbaratçıları Türkiye ile birleşmek isteyen Kuzey Irak’taki aşiretler arasında önemli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu aşiretler de İngilizlere karşı arka arkaya ayaklanma başlatmışlar, bu ayaklanma ortamından yararlanmak isteyen Mustafa Kemal Paşa Musul’u almak için girişimlere başlamıştır. Öyle ki Mustafa Kemal Paşa, 1 şubat 1922 Milis Kaymakam rütbesinde bulunan Özdemir bey’e Misak-ı Milli sınırları içerisinde olan Musul vilayetini ele geçirmek için faaliyette bulunmasını, bunu yaparken de İngilizler ile görüşmeler devam ettiğinden dolayı şahsi bir hareketmiş gibi girişimde bulunmasını bildirmiştir. (1)

Özdemir bey de bir binbaşı, altı yüzbaşı, altı üsteğmen, dokuz teğmen, altı asteğmen, bir zabıt ile bir hesap memurundan oluşan kadro ve aşiretlerden topladığı milislerle Fransız ordusundan kaçan Tunus’lu ve Cezayir’li askerlerin oluşturduğu yüz bin kişilik bir müfreze kuvveti ile 22 Haziran’da Revandiz’e ulaşmıştır. Bölgenin en büyük aşiretlerini de yanına alan Özdemir bey, 31 Ağustos’ta İngiliz’lere karşı saldırıya geçmiştir. (2)

18 Eylül’de Şaklara ilçesine giren Özdemir bey Musul ile irtibatı sağlamış, İngilizler Musul’u Türklere karşı savunmanın imkânsız olduğunu görünce Süleymaniye’yi boşaltmışlardır. İngilizler Musul’u askeri yollarla elde tutamayacağını anlamış ve takviye kuvvetlerin de gelemeyeceğinden dolayı Türkmenler ile Kürt Aşiretlerin arasını açmak için Hindistan’da sürgünde bulunan Şeyh Mahmud’u 12 eylül 1922’de Bağdat’a çağırarak Süleymaniye’ye göndermişlerdir. Şeyh Mahmud’un Süleymaniye’ye gelip bir devlet kurduğunu ilan etmesi Türkmenleri ve aşiretleri rahatsız etmiştir. ancak Özdemir bey, Yüzbaşı Fevzi’yi Şeyh Mahmud ile anlaşıp İngilizlere karşı birlikte saldırma teklifi yapmak için göndermiş, kendisi de Revandiz’e çekilmiştir. Umdukları amaçlara ulaşamayan İngilizler, istihbaratçı ve Hindistan ordusunda binbaşı olan E.W.C.Noel’i  Süleymaniye’ye göndermişlerdir. Şeyh Mahmud’un Türkmenler ile anlaşmak üzere olduğunu duyan ve bölgedeki aşiretlere İngiliz mandasını kabul ettiremeyen İngilizler 8 Aralık’ta Irak Komitesi adını taşıyan bir heyeti Londra’da toplamışlardır. Bu toplantıda musul bölgesinin türkiye’ye bırakılabileceği görüşü ağırlık kazanmış ve konunun Lozan’da bulunan Lord Curzon’a bırakılması kararlaştırılmıştır. (3)

Özdemir bey’in başarılı faaliyetleri dönemin genelkurmay başkanı Fevzi Çakmak’ı Musul’a taarruz etme konusunda harekete geçirmiştir. Ancak bu sırada devam eden Lozan görüşmelerinin kesilme ihtimali ve bölgeye gönderilecek uçakların Batı Anadolu ve boğazlarda zorunlu görev yapıyor olmasından dolayı konunun diplomatik yollardan çözümü kararlaştırılarak taarruzdan vazgeçilmiştir. (4)

 musul meselesi bundan sonra lozan’da görüşülecektir.

Dipnotlar:

1- Suat Akgül ve Sahir Uzel, Musul Kerkük Harekatı, Berikan Yayınları. Ankara, 2001, s. 177-178

2- Zekeriya Türkmen, Musul meselesi askeri yönden çözüm arayışları (1922–1925), Atatürk Araştırma Merkezi Atatürk Kültür-Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yayınları, Ankara 2003, s. 58

3- İsmail Hakkı Kavak, 21. yüzyılda Kerkük’teki gelişmeler, Türkiye’ye yansımaları ve bölgedeki Türkmen halkın durumu, atılım üniversitesi sosyal bilimler enstitüsü, Ankara 2007, s. 51–54

4- Fatma İlhan,Musul meselesine kısa bir bakış ve günümüze yansımaları, Atem askeri tarih şube müdürlüğü, s. 9 elerinde, 3.c., s.kcvııı vd./356 vd.; b.n.şimşir, sakarya'dan izmir'e, s.26)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.