Geçim derdi

Sevgili okurlar. Eşten, dosttan, arkadaştan, akrabadan bir konuda oldukça fazla ‘haykırış’ duyuyorum. Bu haykırışın nedeni faturalar. Bu konu ile ilgili yapılan haberleri televizyonlarda izliyor, gazetelerden okuyor, radyolardan da dinliyoruz. İnsanlar yüksek gelen faturalardan şikayetçi. Vatandaş bu konuda seslerinin duyulmasını istiyor.

Peki vatandaş haksız mı? Kesinlikle hayır. Elektrik ve doğalgaza yapılan zamlar vatandaşımızı bir hayli zorlarken, bir de son dönemlerde konut fiyatlarına yapılan fiyat artışları eklendi. Konut almak da, kiralamak da oldukça zor. Pahalı. Öte yandan marketlere, pazarlara gittiğimiz zaman gördüğümüz etiket fiyatlarından dolayı vatandaşlardan, ‘perişanız, geçinemiyoruz’ sesleri yükseliyor. Geçim çok zor. ‘Bu zamlar neye göre yapılıyor?’ diye sorduğumuzda ise yanıt aynı; ‘girdi maliyetleri yükseldi, üretim maliyetleri arttı’.

Temel gıda ve besin maddelerine gelen zamlar karşısında vatandaş çaresiz bir duruma düştü. Vatandaşın sırtındaki yük her geçen gün artıyor. Zengin ve yoksul arasındaki makas daha da açılıyor. Bu açıdan baktığımız zaman gidişat hiç iyi değil. Etrafımda birçok genç tanıyorum, “Bu zamanda geçinmek çok zor, evlenmeyi düşünmüyorum” diyen. Haksızlar mı? Değiller.

Her zaman söylerim, ‘Türkiye’de asgari ücretle geçinebilen bir aile, dünyanın her yerinde rahatlıkla yaşayabilir’ diye. Asgari ücret bir evi geçindiremez hale geldi ki hele yapılan son zamlardan sonra asgari ücretlinin geçinebilmesi imkansız hal aldı. Asgari ücret 2 bin 824 lira. Konya’da ev kiraları bin 500 lira bandında. Daha pahalı olanlar da var ama ortalama bin 500 diyelim. Mutfak masrafı, elektrik ve doğalgaz masrafını da ekleyin. Maaştan geriye pek de bir şey kalmıyor değil mi? Peki bir de çocuk varsa yandı gülüm keten helva. Para bitmekle kalmadı eksiye düştü. Asgari ücrete zam mı isteyelim? Asgari ücretli zam istiyor, zam gelir gelmez her ürünün fiyatı otomatik olarak yükseliyor ve özellikle memur kesim bundan ister istemez rahatsız oluyor. Buna bir çözüm üretilmesi lazım. Bir de enflasyon var ki o mevzuya girersek çıkamayız…

Memleketin yoksul insanları kötü yola düşmüyor, dilenmiyor, hırsızlık yapmıyor. Allah’a şükrediyor ve “Devletimize zeval gelmesin” diyor. Her ne kadar birileri reddetse de ülkemizin dört bir yanında toptancı hallerinde, pazar yerlerinde pazar bittikten, kapandıktan sonra yerlerden meyve, sebze toplayan insanlarımız var. Vicdanlı insanın içini cız ettirecek cinsten manzaralar gerçekten de. Çöpten ekmek toplayan da yok değil. Ki düşünün Konya’mız yardımlaşmanın, dayanışmanın şehri. Bunu hamasi söylemiyorum. Gerçekten de yardıma muhtaç olanın elinden tutan hemşehrilerimiz oldukça fazla. Konya’yı diğer şehirlerden ayıran da bu. Fakat yine de ekonomik sıkıntılar içerisinde kalmış, adeta hayatın sillesini yemiş insanlarımız da var. İktidarın, vatandaşın ekonomik sıkıntılarını görmesi ve bu konuda somut adımlar atmasını bekliyoruz.

Cenab-ı Allah kimseyi kimseye muhtaç ettirmesin, el açtırmasın ve veren el olmayı nasip etsin, alan el olmayı değil…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.