Popüler yalanlar

Bu ülkede popüler olmak ne kadar kolaylaştı. Gerçekten üzülmemek elde değil.

Geçtiğimiz günlerde Necmettin Erbakan Üniversitesi(NEÜ) Nurettin Veren diye bir adamla konferans yapmış. Benim haberim yoktu. Konferansa katılan gençlere sordum nasıldı, ne dedi, diye. Hepsinin ortak düşüncesi; “onun FETÖ ile ilgili anlattıklarını bugün her vatandaş anlatır. Farklı bir şey söylemedi.” dediler. Zaten üç aşağı beş yukarı tahmin ettiğim cevaptı bu.

Daha sonra bu Nurettin Veren, benim gazete olarak görmediğim bir yayın organındaki köşesinde tutuyor “NEÜ’de beni zehirlediler” diyor. Bunu da köşesinden ciddi ciddi yazıyor. Daha sonra bu yazının ardından NEÜ bu konuyla ilgili bir açıklama yapıyor. Olayı tüm ayrıntılarıyla anlatıyor.

Yani kendini o kadar ciddiye alan bir bey ki bu Nurettin Veren, bu egosunun tavan yaptığı ve paranoyaklığa doğru gittiği gibi bir durum bile yorumlanabilir.

Ama maalesef son zamanlarda o kadar çok bu tür insan türedi ki, fesli bir adam çıktı. Tek özelliği Atatürk’e hakaret. Sanırım bundan esinlenerek Mustafa Armağan diye biri çıktı. O da popülerliği tarihte buldu. Ve bu adamlar güya tarihçi diye anılmaya başladılar. Biri çıktı, gazeteci kisvesi altında kayıtsız şartsız Hükümet yanlılığı nasıl olurmuş onu gösterdi. Adı gazeteci oldu. Ve maalesef popüler kültürün yazarları oldu bunlar. İşte Nurettin Veren de tek özelliği, Fethullah Gülen’in daha evvel yanında bulunması, daha önceleri FETÖ’ye bağlı iken şimdilerde tövbe etmiş olması idi.

Şimdi bu popülerlikten yararlanmaya çalışan bir takım kurum ve kuruluşlar da bu tür adamları, daha bir popülerleştiriyorlar. Bence bu tür insanlara prim vermemek en doğrusu .

Ama burada şu konuyu da eklemek lazım; NEÜ kendi açıklamasında parasal bir konudan bahsetmiyor ama bizim aldığımız duyumlara göre arada NEÜ’den istenilen para konusu da gündemde. Yani Bay Nurettin Veren, burada güya FETÖ ve 15 Temmuz’u anlatacak, lafa geldi mi bunu Devlet-Millet için yapacak ama iş konferansa geldi mi para isteyecek… Bu konuda yorum siz okurlara ait olsun. Ama tabii ki NEÜ de eğer böyle para isteme durumu var ise bunu da kamuoyuna açıklamalı. Yani kendinibilmez insanların Konya’yı kötülemelerine izin vermemeli.

Yani özellikleri bulunmayan bu tür insanlara prim vermemeli diye bir kez daha söyleyeyim. Lafa geldi mi, “Konya üniversite şehri” diyenlere bir şey hatırlatmak isterim. Konya’da 4 tane üniversite var. Bu 4 üniversitede görev yapan öğretim görevlileri, bilgilenme adına, tüm Türkiye’yi doyuracak nitelikte sayıya ve bilgiye sahiptir. Yani dışarıdan birilerini çağırıp da bir dünya para döküleceğine, kendi akademisyenlerimizle yapacağımız toplantılar çok daha verimli olacaktır. Bunu da anti-parantez belirtmiş olayım.***

Son günlerde üzücü olaylar yaşadık. Eski milletvekillerimizden Muharrem Candan’ı kaybettik. Hemen ardından değerli anneleri de oğluna kavuştu. Ve aynı zamanda bir şehit haberi de Konya’yı üzdü. Şehidimiz Azam Güdendede’ye, milletvekilimiz Muharrem Candan’a ve değerli anneleri Münire Candan’a Allah’tan rahmet ve ailelerine ve tüm sevenlerine de başsağlığı diliyorum.

Hayırlı cumalar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.