Bir külliye günlüğü

Çarşamba günü Anadolu Yayıncılar Derneği’nin programıyla; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığı’nda ziyaret ettik.

 

Anadolu’nun dört bir yanından radyo, televizyon, gazete ve tüm medya mensupları temsilen oradalardı. Dönüşte her ne kadar kim çağrılmıştı, kim çağrılmamıştı durumu konuşulsa da işin bu tür dedikodu kısmı beni ilgilendirmiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’ndan randevu istenmiş; Cumhurbaşkanı da davet etmiş. Bize düşen bu davete icabet etmekti ve biz de icabet ettik.

 

Öncelikle Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı güzel bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı’ndan, Hükümet’ten talepleriyle ilgili destek istedi. Hükümet temsilcisi olarak Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un da orada olması çok isabetli idi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada Derneğin taleplerini haklı buldu ve desteklenmesi gerektiğini de belirtti. Tabii ki bu konuşma hemen yerini buldu. Mesela taleplerden birisi Anadolu Ajansı’nın abonelik ücretinin düşürülmesi idi. Ve biz daha Ankara’dan çıkmadan haberi geldi; Anadolu Ajansı Genel Müdürü abonelik ücretlerinin düşürüleceğini belirtti.

 

Diğer talepler de Anadolu Medyası için oldukça yerinde ve net taleplerdi. Görünüşe göre o talepler de karşılığını bulacağa benziyor.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan yerel medyanın önemine ve de bilhassa 15 Temmuz kalkışmasında gösterilen tepki ve çalışmaya teşekkürlerini iletmeyi unutmadı. Sonuç olarak güzel bir program oldu.

 

Her şey güzeldi ama tabii ki bazı durumları da incelemeden geçemeyeceğim. Yani orada yaklaşık 500 kişi civarında medya temsilcisi bulunmaktaydı. Bunlar sonuçta gazeteci kimliği taşıyan kişiler. Gazeteci kimliği taşıyan kişilerin hangi nedenle olursa olsun siyasette bir taraf olmalarını doğru bulmuyorum.

 

Yani gazeteci AK Partili, CHP’li, MHP’li olabilir ancak bunu uluorta propaganda veya slogan haline getiremez. Mesela: “Neden evet denileceğini ve de hayır denileceğini anlatabilir. Ancak evet demeyen için veya hayır demeyen için taraf olamaz”. O zaman hem kendisi hem de kurumsal olarak gazetecilik bu işten yara alır. Saygınlık kalmaz.

 

Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı’nda da toplantıda gazeteciler, gazeteci olarak orada bulunurlar. Sevgi gösterileri, tarafgirlik, fotoğraf çekinme yarışı, gazetecilere yakışan tavır değildir.

 

Cumhurbaşkanını bu ülkenin vatandaşlarının büyük çoğunluğu sevmekte ve desteklemektedir. Gazetecilerin arasında da sevenler, destekleyenler muhakkak olacaktır. Ancak bu gazeteci kimliğini bıraktırmayacak şekilde olmalıdır.

 

Son olarak şunu söylemeliyim. Güzel ve başarılı bir organizasyon gerçekleştiren AYD’ye ve bizleri çok iyi ağırlayan ve taleplerle ilgilenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımızı iletiyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.