DSÖ gerçekten suçlu mu?

DSÖ gerçekten suçlu mu?

Tüm dünyayı saran pandemi korkusu, insan doğası gereği bir suçlu arayışını da beraberinde getirdi ve gözler Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile virüsün ortaya çıktığı Çin'e çevrildi. DSÖ, "Çin'in salgındaki rolünü gizlemek, hatta teşvik etmek, Çin'in piyonu olmak, küresel acil durum ve pandemi ilan edilmesinde geç davranmak, ülkelere defalarca 'Çin ile sınırlarınızı kapatmayın' çağrısı yaparak salgının küresel boyutta hızla yayılmasında büyük pay sahibi olmakla" suçlanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, günlerdir Çin'in yanı sıra DSÖ'yü de hedef alıyor. Trump, suçlamalarla da kalmadı, ülkesinin örgüte sağladığı fonları durdurma talimatı verdi.

ABD, DSÖ'nün yıllık bütçesinin yaklaşık yüzde 14,67'sini fonluyor ve yıllık yardımları 412 milyon dolar civarında gerçekleşiyor.

Örgütün en büyük finansörü durumundaki ABD, 2018-2019 bütçe dönemi için 2019 sonunda 800 milyon dolardan fazla katkı sağladı. ABD'yi, Bill & Melinda Gates Vakfı, İngiltere ve Almanya takip etti.

Eleştirilerin hedefindeki Çin ise 43 milyon dolara tekabül eden yüzde 0,21'lik katkıyla, finansörler arasında 49. sırada yer alıyor. Bu miktarın yaklaşık 38 milyon doları ise zorunlu ödemelerden oluşuyor. ABD'nin yanı sıra Japonya ve Tayvan başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde eleştirilere hedef olan DSÖ, krize ilişkin "geç" ve "çelişkili" kararlar almakla suçlanıyor.

Çin'in Hubey eyaletinin başkenti Vuhan'da 1 Aralık 2019'da ortaya çıkan salgın konusunda DSÖ'nün izlediği süreç ise şu şekilde ilerledi:

14 Ocak: DSÖ'nün Twitter hesabından, Çinli yetkililere dayandırılarak yapılan paylaşımda, Kovid-19'un insandan insana bulaştığı yönünde herhangi somut bir kanıt olmadığı iddia edildi.

20 Ocak: Örgüt, virüsün daha çok hayvandan insana geçtiğini, bununla beraber sınırlı sayıda da olsa yakın temas halinde insandan insana geçebileceğini duyurdu.

21 Ocak: Çin'de virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 6'ya çıktı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Gıng Şuang, virüsün ortaya çıkmasından bu yana DSÖ ve ilgili ülkelerin salgın konusunda bilgilendirildiğini ifade etti.

23 Ocak: DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, Çin'de hızla yayılmaya başlayan virüsle ilgili "uluslararası kamu sağlığı acil durumu" ilan etmek için erken olduğunu ve yeterli "kanıt" bulunmadığını ileri sürdü.

24 Ocak: Ghebreyesus, konuya ilişkin Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile Pekin'de yaptığı görüşmenin ardından Çin hükümetinin aldığı önlemleri takdir ettiğini belirterek, "DSÖ, Çin'e gereksinimlerine göre ihtiyaç duyduklarını tedarik etmeye hazır. DSÖ, Çin hükümetinin salgınla mücadele kabiliyetine tamamen inanıyor." dedi.

29 Ocak: Ghebreyesus, Çin'e yaptığı ziyaretin hemen ardından, burada 6 bin 65 vakanın teyit edildiğini, 132 kişinin de hayatını kaybettiğini belirterek, salgının yayılma potansiyelinin çok yüksek olduğu uyarısında bulundu.

13 Nisan: Trump'ın, Kovid-19 salgınında "Çin yanlısı davranmakla" suçladığı DSÖ'ye verdikleri fonları askıya alacaklarını duyurmasına ilişkin Ghebreyesus, "Bildiğim şey, onun destekleyici olması. DSÖ'ye (sağlanan) fonların süreceğini umuyorum. (Trump ile) İlişkimiz çok iyi ve bunun devam edeceğini umuyoruz." ifadesini kullandı.

15 Nisan: ABD'nin, DSÖ için uzun süreli ve cömert bir dost olduğunu belirten Ghebreyesus, Trump'ın, ülkesinin DSÖ'ye sağladığı fonu durdurma kararını esefle karşıladıklarını bildirdi.

17 Nisan: DSÖ Sözcüsü Harris, Trump'ın örgüte yönelik suçlamalarına cevap vermekten kaçınarak, "ABD bizim için daima fantastik bir ortak oldu." dedi.

Kronolojik açıklamalarına bakıldığında, DSÖ'ye yönelik yoğun eleştiri ve suçlamaların bir dayanağı olduğu anlaşılıyor.

Uluslararası pandemi uzmanları, 30 Ocak'ta Kovid-19 için "küresel acil durum ilan" edildiğinde, DSÖ'nün, Çin'e, "dış dünyaya sınırlarınızı kapatın" çağrısı yapmış olması durumunda, "dünyanın küresel bir salgının pençesine düşmeyeceği" görüşünü savunuyor.

Örgütün tüm dünyanın güvenini yeniden kazanması adına, pandeminin bundan sonraki sürecinde "rüştünü ispat etmesi", aşı çalışmalarını hızlandırması ve dünya normale döndüğünde yeni bir reform sürecine girmesi kaçınılmaz görünüyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.