Covid-19 ve Turizm

Covid-19 ve Turizm

2019 yılının son günlerinde Çin’in Hubey eyaletinin Vuhan kentinde ortaya çıkan ölümcül yeni tip koronavirüs (Kovid-19), küresel ulaşım ağı nedeniyle hızlı bir şekilde yayıldı. Bulaşma hızı nedeniyle hükümetleri çaresiz bırakan salgın, dünya ekonomisinde ani şokların yaşanmasına sebep oldu.

Dünya’da sanayiden sonra ikinci büyük ekonomik sektör olan turizm ABD, Almanya, Japonya, Fransa, İngiltere ve Türkiye gibi ülkeler için ekonominin itici çarklarından. Örneğin Avrupa genelinde 2,2 trilyon dolarlık hacme sahip olan turizm sektörü, Asya’daysa 2,1 trilyon dolarlık bir ekonominin oluşmasına katkı sağlıyor. Küresel ekonomide 2018’de 2,75 ve 2019’da 2,84 trilyon dolarlık bir yer kaplayan sektörün, 2029 yılına kadar 4 trilyon dolarlık hacme ulaşacağı öngörülüyor. Yatırım, arz zinciri ve gelir gibi unsurların eklenmesiyle dünya ekonomisinde 2018’de 8,81 ve 2019’da 9,12 trilyon dolarlık payı olan turizm sektörü, oluşturduğu hareketlilikle küresel ekonominin en mühim payandalarından biri. 2029’da dünyadaki toplam istihdama 420 milyon kişilik bir kapasiteyle katkı sağlaması beklenen sektör, yapılan yatırımların ise 1,45 trilyon dolar artmasını sağlayacaktır.

Ne var ki Kovid-19 olarak adlandırılan ölümcül virüsün ortaya çıkmasının tüketicileri genel harcama alışkanlıklarından alıkoymasıyla talep de hızlı bir şekilde azaldı. Dünya ekonomisine 6 trilyon dolar maliyeti olduğu düşünülen pandeminin en fazla etkilediği sektör ise ulaşım. Ulaşımın kısıtlandığı mevcut panik ortamından turizm sektörünün olumsuz şekilde etkilenmemesi mümkün değil.

Kovid-19 nedeniyle sektörün şimdiden 30 ila 50 milyar dolar arasında bir zararının olduğunu açıklayan Dünya Ulaşım ve Turizm Konseyi (UNWTO), en büyük gelir kaybının Asya-Pasifik bölgesinde yaşanacağını vurguladı. Asya genelinde turist sayısının yüzde 12 azalması beklenirken sektörün bu yıl yüzde 4 olarak açıklanan büyüme rakamına ulaşması zor görünüyorAyrıca 2020’de turist sayısının yüzde 50’den fazla düşeceğini vurgulayan Konsey, mevcut şartların 2008 küresel finansal krizinden daha ağır olduğunu açıkladı.

İtalya, İspanya, Arjantin, ABD, Almanya, Rusya ve daha birçok ülkede karantina şartlarının uygulanması insanların seyahatlerine kısıtlama getirirken, firmaların yeterli üretim yapamama ihtimali ortaya çıktı. İnsanları yağma hareketlerine dahi sürükleyebilecek bir potansiyeli barındıran küresel panik ortamında, ulaşım kısıtlamaları sektöre doğrudan zarar verecek reel tehdittir. Örneğin ABD’nin Avrupa’yı da kapsayacak şekilde uçuş yasağı getirmesi, aylık 850 binden fazla kişinin kullandığı bir havayolu hattının kapanmasına sebep oldu.

2020 yılının sonuna kadar etkisini sürdürmesi beklenen salgının, turizm sektörüne yönelik talebin azalmasıyla zarar vereceği aşikâr. Küresel düzeyde ulaşımda yüzde 70 azalma görülmesine paralel olarak, gelirlerinde büyük oranda azalma meydana gelecek olan turizm sektöründe, krizi önlemenin zor olduğu, fakat kamu merkezli bir destek paketinin gerekli olduğu anlaşılıyor. Bazı ülkelerin vaka sayılarındaki azalışa bakarak turizm konusunda hazırlıklara başlaması ise sektörde yavaş da olsa bir toparlanma yaşanabileceğine işaret ediyor.

Akdeniz bölgesinin gelişmiş turizm ekonomilerinden biri olan Türkiye, Avrupa’nın en büyük dördüncü turizm ülkesidir. 1980’li yıllardan itibaren gelişen bir turizm ülkesi olarak sahneye çıkan Türkiye’de salgın ekonomik ve toplumsal seviyelerde etkisini sürdürürken, yaz aylarına doğru virüsün bulaşma hızının azalacağına dair tahminler, sektörde yaşanan kayıpların telafisine yönelik bir hareketlenme yaşanabileceğine dair umutları artırıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.