Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Neden evet!

Siyasi krizlerin son bulması, ülke yönetiminde çift başlılığın ortadan kalkması, dolayısıyla biz vatandaşların  en çok önemsediği ekonomik istikrarın kalıcılığı için oyum ‘evet’ olacak. Zira bu ülkenin üreten kişileri olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz olgu, siyasi istikrar ve beraberinde getirdiği ekonomik istikrardır.

Bugün aynı dünya görüşüne sahip, aynı davanın içinden çıkmış bir Cumhurbaşkanı ve Başbakan ülkemizin yönetiminde ve uyum içinde bir çalışma düzeni var. Fakat ilerleyen yıllarda ayrı dünya görüşüne, ayrı ideolojiye sahip bir başbakan ve bir cumhurbaşkanı ülke yönetiminde söz sahibi olduğunda istikrarsızlığın baş göstermesi en büyük ihtimaldir. Geçmişte bunun bedellerini milletimiz en ağır şekilde ödemiştir. Ülkemizin tarihini bakıldığında Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar arasında bir ciddi çatışmaların yaşandığını ve istikrarsızlığın baş gösterdiğini biliyoruz.

1975 yılında Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk ile dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, 1991’de Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile dönemin başbakanı Yıldırım Akbulut, 1992’de Turgut Özal ile dönemin başbakanı Süleyman Demirel, 1994’de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Tansu Çiller,1996’da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Necmettin Erbakan, 2001 yılında ise 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile koalisyon hükümetinin Başbakanı Bülent Ecevit arasında yaşanan siyasi krizleri unutmadık.

 O dönemlerde fabrikalarda çarklar durdu, gençler iş bulamadı, esnaf kepenk kapattı. İnsanlar evine ekmek götüremedi. Bu yaşananlar gün gibi ortadaki iken, ayağımıza gelen fırsatı tepmeyeceğimiz gibi şiddetle ‘evet’i savunacağız.

Öte yandan Anayasa değişikliği ile birlikte koalisyon hükümetleri artık bir son bulacak. Ülkemizin geçmişine bakıldığında 17 ayda bir hükümet değişikliği yaşanmış. Sürekli değişen iktidarla istikrarı bulabilmek mümkün değil. Ayrıca sık sık tekrarlanan seçimler nedeniyle bu kadar büyük maliyetlerle bu kadar zaman harcanmayacak.

Yeni dönemde 5 yıllık kesintisiz istikrar dönemleri başlayacak. Milletin gündemi sürekli seçimlerle meşgul edilmeyecek. Enerjimizi seçimlere değil, gelişmiş bir modern Türkiye için harcama fırsatı yakalayacağız. Ayrıca Anayasa değişiklik paketinin sadece Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine indirgenmesini de doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum.

Anayasa değişikliği beraberinde birçok yeniliği de getiriyor. Milletvekilli seçilme yaşı 25’ten 18’e inecek, böylelikle gençlere siyasette alan açılacak. Seçme ehliyetine sahip olan gençlerimiz, seçilme ehliyetini de elde edecek. Milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkacak. Bu düzenlemeyle temsiliyet genişleyecek, artan nüfusun mecliste temsili sağlanacak. Vatandaşımız kendi ilinde daha fazla temsilciye sahip olacak.

Ülkemizin bu gelişmeler ve bilgiler ışığında referanduma gittiği şu günlerde başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin takındığı ayrımcı yaklaşımı da kınadığımı belirtmek istiyorum. Teröristlere kucak açan, onları himaye eden Avrupa ülkelerinin, ülkemizin bakanlarının konuşma yapmasını engellemelerine yönelik tüm girişimlerini esefle kınıyorum. Her zaman özgürlüklerin beşiği olduğunu ifade eden bu ülkelerin girdikleri bu yanlış yoldan dönmelerini temenni ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.