Prof.Dr. Mahmut TEKİN

Prof.Dr. Mahmut TEKİN

REFERANDUM TAHMİNLERİ

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin belki de en önemli referandumu yapılıyor. 1923’de rejimini cumhuriyet olarak belirleyen devletimiz, demokratik kurul ve kurumları bir türlü oturtamadı. Parlementer sistem sık sık darbelerle sekteye uğradı. Bir türlü ayakları üzerinde duramadı. Ya ordu, ya da bürokrasi ya da yetkisi çok ama sorumsuz olan cumhurbaşkanı darbe yaptı parlamenter sisteme. Tabi partilerin kendi aralarındaki anlaşmazlıkları da unutmayalım.

Şimdi bu hükümet sistemini değiştirme zamanı geldi. Ak Parti ve MHP büyük risk alarak kolları sıvadı. Herkes “bu iş olur, iki parti yüzde 50’yi geçer” diyor ancak sahada işler pek de öyle gitmiyor.

Güvenilir anketlere bakıyorum, sahayı ve sosyal medyayı gözlemliyorum. Şu an ciddi bir kararsız kitlesi var. Hollanda krizi sonrası başlayan Batı’daki Türkiye karşıtlığının keskinleşmesi evet cephesine katkı sağlamış görünüyor. PKK ve hayır cephesine verilen toplantı izinleri de cabası oldu. “Bu kadar pervasızca saldırı oluyorsa bizim faydamızı isteyecek değiller ya” şeklinde çıkarım yapan vatandaşların sayısı artıyor.

Ancak yine de Ak Parti’nin tabanında yaklaşık yüzde 10 kararsız ya da hayırcı var. Yani şu an Ak Parti’den evet diyeceklerin oranı yüzde 45’i zar zor buluyor. Kritik nokta ise MHP tabanı. Zaten rahatsızlık var. Partilerinin Ak Parti’nin peşine takıldığı propagandasından çok rahatsızlar. MHP’lilerin yarısı evet yanlış duymadınız yarısı şu anda büyük ölçüde hayırcı. Muhalifler “Atatürk’ün kurduğu rejim gidiyor, tek adam geliyor, Bahçeli hain” gibi söylemlerle genç milliyetçileri çok etkiledi.

CHP tabanı firesiz hayırcı. Çok kararlılar. HDP’de genç ve ideolojik olarak katı sol milliyetçiler PKK’nın isteği doğrultusunda hayır verecek. Muhafazakar Kürtlerin önemli bir bölümü zaten Ak Parti’ye oy veriyor. Belediyelere kayyum atanmasından sonra yapılan hizmetler nedeniyle mutlaka HDP’den oy gelecektir ama  bu oran düşük kalacak gibi.

Sonuçta şu an her kesimden ve partiden evet diyecekler toplandığında yüzde 50’yi zor buluyor. Yüzde 55’in üzerinde gösteren anketler tamamen manipülasyondur. İnandırıcı değildir.

Kendi başına yüzde 52 alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu oranın altında bir evet alması ya da sonuçta hayır çıkması, gerçekten çok ilginç ve siyasi tarihe kayıt düşülecek bir olay olur. Halkın kararıdır ama Türkiye çok şey kaybeder.

Aslında bu durum bile Türkiye’de diktatörlük gibi bir saçmalığın kesinlikle olamayacağının göstergesidir. İnsanlar, kendine göre bir anlamlandırma yaparak ya da karşıt propagandayı ikna edici bularak kızıp oy verdiği partiyi değiştirebiliyor.

Üç hafta kaldı ve kararsızlar bu saatten sonra giderek azalacak.Bakalım ibre ne tarafa dönecek? 

Önceki ve Sonraki Yazılar