Polise sahip çıkmak vatandaşlık görevidir

Bir ülkenin milli savunması için askeri teşkilatı ne kadar önemliyse, iç güvenliği için de polis teşkilatı en az onun kadar önemlidir. Ve de gerek askeri teşkilatı gerekse polis teşkilatını mutlu etmediğiniz müddetçe gerekli verimi almak çok zor olur.

Ülkemizde polis teşkilatı profesyonel olarak 1845 yılında İstanbul’da kurulmuştur. 1934 yılında 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile yetkilendirilmiş; 1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na dayanarak örgütlenmiştir. 176 yıldır bu Devlete bu Millete hizmet veren bir kuruluştur.

Bu arada hizmet veren derken, polislerimizin verdikleri hizmetin karşılığını aldıklarını söylemek oldukça güçtür. Ülkemizi her türlü iç tehdit ve tehlikeye karşı “kelle koltukta” savunan polislerimizin sadece bir “memur” gibi görülmesi adaletli bir bakış açısı değildir. Polislerimizin maddi sorunları vardır. Bugün polislerimiz içerisinde bir anket yapılsa ve borçlu durumdaki polislerimiz sorulsa, inanıyorum ki, büyük bir çoğunluğu borç içerisindedir. Bunu söylerken yanlış anlaşılmasın, bu borç aile geçindiren polisimizin, beyaz eşyadan, mobilyaya ev gereksinimlerinden, çocuklarının okul masraflarından vb. geçim zorluklarından doğan borçlardır. Çünkü polislerimiz emeklerinin karşılığında almaları gereken ücretlerin belki de yarısını bile alamamaktadır. Bu arada 3600 ek gösterge söz verilip, uygulanmamasından falan hiç bahsetmiyorum bile…

Polislerimizin mevzuattan dolayı sıkıntıları büyüktür. Tüm günleri suçlularla geçen polislerimizin, o suçluların şikayetinden ve iftiralarından dolayı belki senelerce soruşturma geçirmeleri olasıdır. Devletin nazmını savunan Polislerimizle, Devletin nizamını bozan suçluların eşit görülmesi kamuoyu vicdanında rahatsızlık vericidir.

Polislerimizin belirli bir mesai düzeni yoktur. Polislerimiz 24 saat düsturuyla, hatta gerekirse yatağından kaldırılıp, izni iptal edilip çalışması sağlanmaktadır. Ve bunun karşılığında ya çok az bir maddi destek yani mesai ücreti verilir veya belki de verilmez durumdadır. Jandarma ile aynı görevi yapan polislerimizin özlük haklarının Jandarma’dan çok daha geride olması aslında bu tür örneklerin belki de en yerinde olanıdır.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Polisimizin can güvenliği sorununu, motivasyon eksikliği ve psikolojik sorunlarını, yaşamış olduğu ailevi sorunları, yaşadığı amir-memur ilişkilerinden doğan sorunları ayrıca değerlendirilmesi gereken sorunlardır. Son zamanlarda polis teşkilatı içerisindeki intihar vakalarını da görmezden gelmemek gerekir.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen görevini en iyi şekilde yapan ve de halkımızın, Devleti’mizin güvencesi durumunda olan Polis Teşkilatımız ile ilgili fikir yürütürken bunları düşünmeyi unutmamak gerekir. 

Tüm bunları düşünürken, Mersin’de yaşanan sözde milletin vekili vakasında olduğu gibi, görevini yapan polislerin görevden alınması konuları da göz ardı edilmemesi gereken konular arasındadır. Bir ilçe başkanı, bir il başkanı, bir milletvekili, bir parti yöneticisi, hatta bir bakanın kurallara uymama şansı yoktur. Ve her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hukuk karşısında ve de bu hukukun işlemesini sağlamaya çalışan polisimiz karşısındaki durumu eşittir. Buradan hiç kimse kendisine bir ayrıcalık çıkarma hakkına sahip değildir. Bir milletvekiline trafik cezası kesilmez diye bir kanun yoktur. Bu cezanın nasıl kesileceği de kanunla belirtilmiştir. Bu durumu da polislerimiz gayet iyi bilmekte ve uygulamaktadır.

Hele ki, bir polisimize hakaret etmek Türk Milleti’nin kendisine hakaret etmektir ki; bunu görevi ne olursa olsun yapma hakkı hiç kimsede yoktur.

Tüm polis teşkilatımıza sahip çıkmak ve görevlerini yapan polisimize saygısızlık içerisinde bulunanlara karşı çıkmak her Türk vatandaşının görevidir. Siyasilerin görevi ise polislerimizin daha refah ve mutlu bir ortamda çalışması için kolaylık sağlamaktır. Bu refah ortamını oluşturmaktır. Polisin görevini yapmasını engellemek değildir.

Dostlukla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum