Kurban bayramı mı, ticareti mi?

Bir Kurban Bayramı’na daha yaklaşıyoruz. Her sene olduğu gibi kurban alış-satışları, meşhur “tokalaşmalar” gündemimize artık oturmaya başladı.

Kurban Bayramı’nın diğer bir adı Hac bayramıdır. Yani Hicrî takvime göre Zilhicce ayının 10. gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan bayram aynı zamanda Müslümanların Hac görevlerini yerine getirdikleri zamanlara karşılık gelir. Hac görevlerini ifa edenlere kurban da İslam dinine göre farzdır. Bunların dışındakiler için farz olmadığı belirtilmektedir.

Her sene olduğu gibi tüm vatandaşları bir kurban kesme telaşı almıştır. Bu telaş aynı zamanda bazı dernek, vakıf, kurum, kuruluş, market vb. tüm yerlerde de kurban satma yarışına yol açmıştır.

Dernek ve vakıf gibi kurumlara baktığınızda boy boy ilanlar vermekte, açtıkları stantlarda tabiri caizse müşteri kovalamaktadırlar. Burada işin garip tarafı, bu tür vakıf dernek gibi kurumlarda kurbanlar bir yerlerde kesilmekte, bir yerlere gönderilmektedir.

Aynı şekilde marketler gibi kuruluşlar da büyük kampanyalar yaparak, taksitlendirerek, ödemeyi cazip hale getirerek ve de evlere hizmete kadar tüm bayram günlerinde kurban kesmek isteyenlere hizmet vermektedir.

Vatandaşlar da maalesef kurban ibadetini, geleneksel manada kurban bayramı kutlamasından çoktan çıkarmıştır. Vatandaşlar için kurban bayramı bir tatil zamanıdır. Bir marketten kurban anlaşması yapılır, aile tatile çıkar. Tatil dönüşü de marketten kesilip, hazırlanmış ve saklanmış etler alınıp eve götürülür. Bayram bu hale gelmiştir.

Bir taraftan dini duyguları sömüren vakıf ve dernekler; kurban bayramını, sözde ibadet, fiilde ticarete dökmüşken; zaten amaçları ticaret olan market gibi yerler de tamamen bu duygularını pekiştirmişlerdir. Vatandaşların da “dostlar alışverişte görsün” isimli bayram kutlamaları da ibadetten uzaklaşıp “bayram değil tatil” anlayışına dönmüştür.

Burada dini bayram mantığının en önemli düsturu olan “birlik ve beraberlik” duygusundan uzaklaşılmaktadır. Bayramlar bir araya gelinen, inanların birbirlerinin dertleriyle, sevinçleriyle hemhal oldukları günler olmalıdır. Bakın ansiklopedik bilgi olarak kurban bayramı için ne söyleniyor: “Güneş'in doğuşundan 45 dakika sonra bayram namazı kılınır. Kurbanlar genelde ilk gün kesilir. Elde edilen et üç eşit parçaya bölünür; üçte biri kurban kesenin akrabalarına, üçte biri fakirlere dağıtılır. Kalan üçte biri ise kurbanı kesenin ailesine kalır. Kesilen kurbanın etinden yapılan yemekler bayram boyunca misafirlere ikram edilir. Tanıdık ve akrabalar ziyaret edilir, çocuklara harçlık, şekerleme ve hediyeler verilir.”  Yani bu ansiklopedik bilgi öyle İslam ansiklopedisinden falan alınan bilgi değildir. Tipik “Meydan Larousse” bilgisidir. Çünkü tüm Müslüman olmayan dünyada bile kurban bayramı bu şekilde görülür. Peki, bu yazanlardan hangisini yapıyoruz sizce?

Kurban Bayramı’nda büyük reklamlarla, ilanlarla, stantlarla “müşteri” toplayan vakıf ve derneklere de bir çift söylenecek sözüm var. Bugün inanıyorum ki, gerek Konya’da gerekse Türkiye’de kurban kesemeyecek durumda milyonlarca insan var. Ve de “kendi mahallenize” bir bakacaksınız, sonra tüm dünyada iyilik yapmaya namzet olacaksınız. Bir de bu dernek ve vakıflar bu kurbanlıkları nasıl bu kadar ucuza mal ediyorlar bu konuda da inanıyorum ki Devlet yetkilileri bir çalışma yürüteceklerdir. Gerçek kurban fiyatlarıyla bu tür dernek ve vakıfların kesecekleri kurbanlık fiyatları arasında neredeyse yarı yarıya fark oluşmaktadır. Bunun sebebi nedir?

Ayrıca marketler de bu furyada yerlerini almışlardır ve taksitle ve uygun ödemelerle kurbanlık satmaktadırlar. Bu yerlerde kurbanlığın parasını veriyorsunuz ve kurbanınız kesilip, bayramın kaçıncı gününe yetişirse evinize getiriliyor, teslim ediliyor. Yani aslında kurban bayramından ziyade marketten toplu et almış oluyorsunuz sanırım.

Her fırsatta yazdığım gibi gerek Ulusal gerekse Dini bayramlarımıza sahip çıkalım. Onlar bizim birlik ve beraberliğimizin en bariz göstergeleridir. Kurbanlarınızı eşinizle, dostunuzla, akrabalarınızla, komşularınızla, mahallenizle paylaşın. Herkes bunu yaparsa o zaman zaten amaç hasıl olmuş olur. Aksi halde kurban bayramı birilerine kazanç kapısı oluşturma fırsatı değildir.

Dostlukla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.