En önemlisi liyakat

En önemlisi liyakat

Genelde insanlarımız duygusaldır ve çoğunlukla da duygularıyla hareket ederler. Yani severler; ölümüne… Sevmezler; ölümüne…

Hâlbuki hayatta ortak paydalar vardır. Bu ortak paydalara sahip olursanız, olayları da buna göre değerlendirirseniz, çok daha objektif ve çok daha hakkaniyetli karar verebilirsiniz.

Mesela bir devlet kurumuna bir eleman alınacak, neye dikkat edilir? “İktidar partisine yakın mı, işe alacak kişilere yakın mı, çalışma yerinde müdürlüğünü yapanlara yakın mı?” Genelde bunlara dikkat edilir. Hâlbuki başta bakılması gereken şey “bu işi yapabilir mi?” olmalıdır. İşte “bu işi yapabilir mi” diye soran kişi liyakatlidir. Zaten bu soruyu sorması gerekip de sormayan kişinin liyakatli olduğunu düşünmek çok zordur.

Hayatımda çok defa başıma gelmiştir. Hiç haz almadığım halde, liyakati gereği görev verdiğim insanlar çok olmuştur. Ve şunu iyi bilmek gerekir ki; Ancak liyakatli insanlarla başarılı olabilirsiniz.

Liyakat aslında her konuda geçerlidir. Mesela siyasette, siyasi partiler milletvekili adayı belirlerken genel merkezden atama beklerler. Genel Başkan kimi uygun görürse o aday olur. Böyle olduğu zaman, eğer genel başkanın atamasıyla milletvekili seçilen kişi bir illegal duruma karışırsa “genel başkanın atadığı kişi” gözüyle bakılır ve de genel başkan da aslında zan altında kalır. Onun yerine mesela ön seçim yapar ve milletvekili adayını kendi üyelerine belirletirsen, bu sefer bir sıkıntılı durum karşısında genel başkan zan altında kalmaz ve de oranın parti üyelerine “sizin seçtiğiniz adam” deme şansınız olabilir.

Yani aslında liyakate karar verenler bile çok büyük sorumluluk altındadırlar. Bu arada liyakat kelimesini de iyi anlamak gerekmektedir. Burada “güreşçiden banka yöneticisi olur mu, yok RTÜK üyesinden bilmem ne yöneticisi olur mu” gibi beylik cümleler kurmak istemiyorum.

Ama siyasette bakanlık liyakat ölçüsünün toplumda yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Mesela sağlık bakanı doktor olmalı, eğitim bakanı öğretmen olmalı, ekonomi bakanı ekonomist olmalı gibi alışkanlıkların sadece toplumun popülist yapısından kaynaklandığını düşünüyorum. Yani buna göre ulaştırma bakanı yolcu otobüsü şoförü veya pilot ya da makinist falan mı olmalı?

Devleti yöneten insanlar, bakanlar, başbakanlar, yeni haliyle cumhurbaşkanlarının liyakat için tek önemli özellikleri olmalı; iyi politikacı ve yönetici olmalılar. Yine örneğin, sağlık bakanı iyi bir politikacı ve iyi bir yönetici olmalıdır. Sağlık politikalarını çok iyi oluşturabilmeli ve bu sağlık politikalarını uygulanabilmesi için, müsteşarından, hastabakıcısına kadar sağlık sektörünün her bir dalını iyi yönetebilme özelliği olmalıdır. Bir bakanın, bürokratları dışında, onlarca, belki yüzlerce danışmanı olduğunu düşünürsek bakanın iyi bir yönetici olup tüm bu insan kaynaklarını iyi yönettiği halde ortaya liyakatli ve başarılı bir sağlık bakanlığı çıkacaktır.

Tabii ki sağlık bakanlığını sadece örnek olarak veriyorum. Aksi halde bilhassa pandemi sürecinde belki de ülkemizdeki en iyi yönetilen bakanlık sağlık bakanlığıdır. Diğer bakanlıklar için de durum farklı değildir. Tüm bakanlar iyi bir yönetici olmak ve kendi bakanlık politikalarını ve çalışanlarını iyi yönetmek durumundadırlar. İşte o zaman liyakatten bahsedilir.

Liyakati kendi hısmım, arkadaşım, akrabam, dostum vb gibi anlarsak, ülke yönetiminden başarı beklemek çok kolay olmayacaktır.

Mevlana Hazretleri “Kunduracının önünde çiftçinin aleti, köpeğin önünde saman, eşeğin önünde kemik, bir şey ifade etmez.” Demiş.

Dostlukla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.