Devlet müteşebbisle rekabet etmemelidir

Bilindiği üzere üniversite sınavları yapıldı. Ardından tercihler yapıldı ve nihayetinde sınavı kazanan öğrenciler okuyacakları okullara yerleştiler. Ve de öğrenim sorunundan sonra da öğrencilerin barınma sorunu ortaya çıktı.  KYK’lara başvurular yapıldı ve de şimdi o da sonuçlandı. Bir kısım öğrenciler Kredi Yurtlar Kurumları’nın yurtlarına girmeye hak kazanarak barınma sorunlarını çözdüler. Buraya kadar rutin işleyiş diyecek bir şey yok. Ama bundan sonrası biraz karışık…

Devlet, FETÖ gibi yasadışı örgütlerin, daha önceki örgütlenmelerinden de ders alarak, KYK yurtlarını güçlendirmeye çalışmış, buna çok para harcamış olsa da kapasitelerini 700 bine çıkarmış durumda. Bunu yaparken, bazı yerlerde kendisine ait binalar inşa ederken birçok yerde de kiralama yöntemini seçmiştir. Bu tür bir kiralama yöntemi de yurt inşaatı yapmayı çok cazip hale getirmiş ve bu anlaşmalara göre birkaç yılda bu inşa edilen yurtların yüklenicileri maliyetlerini çıkarır duruma gelmişlerdi. Yapılan bir araştırmaya göre örneğin Aksaray’da 2018-2019 Öğretim Yılında, tüm öğrencilerin yerleşmesi neticesinde 3000 kız 950 erkek öğrenci kontenjanı açık kalmıştır. Ancak bazı yerlerde bu açıklara rağmen kiralanan binalarda yatak başına kira ücreti ödemeye devam edilmiştir. Bu da Devlet için bir kayıptır.

Diğer taraftan bir de bu ülkede hizmet veren özel yurtlar vardır. Bu özel yurtların ülkedeki toplam kapasitesi de yaklaşık 325 bin civarındadır. Ve bu özel yurtlar KYK yurtlarının çözüm ortağı olmak istemektedirler. Bu talebin en büyük nedeni de Sayın Cumhurbaşkanı’nın 700 binlik yurt kapasitesini 1 milyona çıkarmak istemesi yatmaktadır.

Dolayısıyla şimdilerde “rakip” gibi görünen özel yurtlar, akıllıca bir kullanışla, Devlet’in bu konudaki çözüm ortağı olacaktır.

Türkiye genelindeki 800 civarında yurt sahibi bu konuda bir araya gelerek TÜYİSEN isimli bir işveren sendikası kurmuşlar. Konuyla ilgili yaptıkları çalışmalar neticesinde hem Devlet’in öğrenci barınması sorununda çözüm ortağı olabilecekleri hem de özel yurtların idamesiyle ilgili bir çözüm ortaya koymuşlar.

Buna göre bir öğrencinin Devlet’e maliyeti 1300TL ile 2100TL arasında değişiyormuş. Özel yurtlar 600TL civarında bir ücretle bu sorunu kendilerinin çözebileceğini belirtiyorlar.

Buradaki tek handikap bu konuda  karar verecek mekanizma, sadece Cumhurbaşkanı’nın kendisi olduğu için özel yurt işletmecilerine kimse bir şey yapamıyor. Yani genel müdürlerden, bakan yardımcılarına; milletvekillerinden, Cumhurbaşkanı danışmanlarına kadar neredeyse herkesle iletişime geçen TÜYİSEN yöneticileri, Cumhurbaşkanı’na ulaşamadıkları için, herkes tarafından makul ve mantıklı bulunan taleplerini çözüme ulaştıramıyorlar.

Burada hem müteşebbisin haklarını korumak adına, hem Devlet’in masrafının neredeyse üçte bire düşmesi adına, hem de Devlet’in tüccarlıktan çok denetlemeci pozisyonunu sağlamlaştırmak adına bu çalışma çok büyük önem arz ediyor.

Tabii ki TÜYİSEN’in şimdi üzerine düşen, bu çalışmalarını ve taleplerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ulaşarak anlatabilmeleri olacak.

Bana sorarsanız, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevresindeki duvarı yarıp, Cumhurbaşkanı’na ulaşmaları çok kolay değil ama tabii ki onlar denemeye devam edecektir büyük ihtimalle.

Sayın Cumhurbaşkanı da bu konuya muhakkak kulak vermelidir. Paraya en çok ihtiyaç duyduğumuz bu son zamanlarda Devlet’e büyük destek olacağına güvenim tamdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.