Demokrasi havariliğine gerek yok

Cuma günü Türkiye yine terör kabusuyla uyandı. Yine patlayan bomba, yine terör örgütü ve yine teröristler… Belki de son zamanlarda en fazla duyduğumuz kelimeler bunlardır.

 

Ve bunun dışında tüm vatandaşlar tarafından beklenen de oldu: PKK’nın milletvekili sıfatlı militanları da teker teker toplandı.

 

Tabii ki her zaman olduğu gibi şimdi de “demokrasi havarileri” ortaya çıkmaya başladı. Neymiş, seçilmiş milletvekili yine seçimle gitmeliymiş. Ona vekil olarak yetki veren vatandaşsa, onu içeriye atmayı sağlayan hakim-savcı da o vatandaşın görevlendirdiği görevlilerdir, o nedenle burada bir yetki karmaşası yaratmaya gerek yoktur. Ve şunu unutmamalıdır ki “terör yaratma özgürlüğü” diye bir özgürlük yoktur. “Terör demokrasisi” diye bir demokrasi anlayışı olamaz.

 

Figen Yüksekdağ’ın “Biz sırtımızı YPG’ye, YPJ’ye ve PYD’ye yaslıyoruz. Bundan sonra da yaslamaya devam edeceğiz” sözünü hangi demokrasiyle açıklayabilirsiniz.

 

Veya Selahattin Demirtaş’ın grup konuşmasında söylediği “Bu meseleyi çözemediğimiz müddetçe birileri gelecek suikastlar yapacak, birileri Ankara’da, şurda burada bombalar patlatacak” cümlesinin demokrasiyle uzaktan yakından bir alakası var mıdır?

 

HDP milletvekillerinden Abdullah Zeydan’ın “PKK, Ortadoğu’yu ve Türkiye’yi güller bahçesine çevirmek için ortaya çıkmış bir barış ve halk hareketidir. PKK Türkiye’yi güller bahçesine çevirmek istemeseydi, PKK sizi tükürüğüyle boğardı” demesi ne demokrasiye ne insan haklarına ne vatandaşlığa hatta ne de insanlığa sığardı.

 

Ferhat Encü denilen HDP’linin Türk askerine “siz pissiniz, eşkıyasınız, teröristsiniz” demesi; “Türk Silahlı Kuvvetleri daha önceden de lekelidir” diye saldırmasının demokrasiyle falan açıklanabilecek hiçbir tarafı yoktur.

 

Ve uzun süredir bu insanlardan hesap sorulmasını bekleyen vatandaşımız derin bir rahatlama hissetmiştir.

 

Cuma günü yaşananların demokrasiyle, insan haklarıyla, özgürlüklerle aynı düzlemde tartışılacak bir boyutu yoktur. Bu kişiler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına karşı suç işlemişlerdir ve bunun karşılığını da mahkemelerde göreceklerdir. Zaten demokrasi de işte tam da budur.

 

Bu konuda demokrasi havariliğine soyunup, “seçilmiş milletvekilleri, bilmem kaç tane oy almış parti, düşüncenin ifadesi gibi” cümlelerle Hükümeti eleştirmek adına yapılan terörle mücadeleye karşı çıkanlar da muhakkak olacaktır. Ama bizler halk olarak bu tür havariliklere prim vermemeliyiz.

 

Bu vesileyle Diyarbakır’daki patlamada hayatını kaybedenler için başsağlığı; yaralılar için acil şifalar dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.