Eş Adayında Aradığımız Kriterler

Günümüzde gençler daha çok eş adayının yakışıklı/güzel olması, zengin olması, mesleğinin olması veya kendi mesleğine uygun olması gibi kriterler belirliyorlar. Sadece görsel beklenti veya maddi refah için yapılan evlilikler belli bir noktadan sonra çıkmaz sokağa giriyor. Bu kriterlerin yeterli olmadığının bilincinde olan gençler, evlilikte esas huzuru getirecek noktaları yakalamaya çalışıyorlar. Gelin bu kriterlere birlikte göz atalım.

Psikolojik Olgunluğumuz Yeterli mi?

Eş adayından önce kendimizin yeterli psikolojik olgunluğu var mı diye bakmamız gerekiyor. İnsanlarla sağlıklı bir ilişki kurabiliyor muyuz? Sabırlı hareket edebiliyor muyuz? Narsist veya Borderline gibi kişilik bozukluğuna varan problemlerimiz var mı? Sosyal bir insan mıyız, arkadaşlık ilişkilerimiz nasıl? Sigara, alkol, uyuşturucu gibi bağımlılıklarımız var mı? Çocuklukta yaşadığımız ciddi problemlerimiz, travmalarımız var mı? Ailemiz tarafından ihmal edilmişliğimiz veya birileri tarafından istismara uğramışlığımız var mı? Yakınlarımızda yaşadığımız kayıpları, yasları kabullendik mi? Bunlar vb. soruların cevabını ne kadar iyi bilirsek, eş adayımıza kendimizi buna göre doğru anlatırız. Kişilik yapılarımız, mizacımız birbirine uyumlu mu, yoksa çatışmacı bir yapı içerisinde mi, bunu evlilik öncesinde tespit etmek mümkün. Evlilik yolculuğuna çıkmadan önce gerekirse kişilik yapılanmamızı, mizacımızı öğrenmek için bir uzmandan destek alabiliriz.

Yaratılış formatımızı bilmemiz, kadın ve erkek cinsiyetin getirdiği temel özellikleri öğrenmemiz, karşımızdaki insan veya insanlar ile daha iyi iletişim kurmamızı, tanımamızı sağlar. Kadın ve erkek birbirinin özelliklerini bilmesi durumunda, aile içerisinde, sosyal hayatta, iş hayatında birbirini anlamak hususunda daha anlayışlı hareket edebilirler.

Esasen kadın ve erkek cinsiyetin çocukluktan başlayarak gelen gelişimsel farklılıkları mevcuttur.  Elimizdeki bilimsel araştırma verilerine baktığımızda kadın beyni, erkek beynine göre daha avantajlı gözüküyor. Kadınların beyni daha kompleks özellikler göstermesi nedeniyle, kadın bir konuyu pek çok bakış açısıyla değerlendirirken erkek aynı konuyu bir iki yönden irdeleyebilirler. Kadınlar bir konu üzerinde konuşmaya başlayıp olayları her şeye bağlantılı hale getirebilirlerken, erkekler beyinlerindeki kategori konularından birini seçip o konu etrafında uzun saatler konuşabilirler. Kadınların tek bir konuyla başlayıp konudan konuya geçebilmeleri, erkeklere göre daha konuşkan olması sosyal ortamlara daha çabuk adapte olmasını ve stresini daha çabuk atmasını sağlıyor. Fıtrattan gelen bu tür özellikler bilinmediği taktirde eşlerin birbirlerine olan yaklaşımları eleştirel boyutta olabilir, evlilik süreçlerinde çatışmalara sebebiyet verebilir. 

Fiziksel Görünümde Uyum

Fiziksel görünüm, insanların ruh halini pozitif veya negatif olarak etkileyebilir. Fiziksel olarak kendini beğenmeyen bir kişinin özgüveni gelişmeyebilir, sosyalliği zayıf olabilir. Veya kendini aşırı beğenen birisi, karşısındaki insanları beğenmeyebilir. Fiziksel olarak birbirine denk olan eşlerin daha uyumlu olduğu, birbirine karşı kompleks veya üstünlük duygularına kapılmadıkları görülmektedir. Fiziksel uyum, aynı zamanda eşler arasında pozitif duyguların oluşmasına, birbirlerinden olumlu olarak etkilenmesine sebebiyet verir. Eskaza pozitif etkilenmenin olmadığı durumlarda, sonradan seversin denilerek, baskıyla yapılan/yaptırılan evliliklerde eşler birbirini sev(e)meyebilir.

Fiziksel uyumun olmaması, birbirlerini etkilenmemeleri de özel yaşantılarını olumsuz etkileyecek diğer faktörlerden bir tanesindir. Tensel uyumun olmaması, eşlerin birbirlerine olan sevginin körelmesine sebebiyet verir. Kadınlar, psikolojik ve fizyolojik denklikte daima sevilme ve sevgi değerlerini öne çıkarırlarken, erkekler erotik ve cinsel değerleri öne çıkarırlar. Fizyolojik denklik, cinsel istek ve arzuların denklik merkezidir.

Görselliğine dikkat etmeyen, bakımını ihmal eden, eşine kendini beğendirme gibi bir derdi olmayanlar zamanla eşinin ilgisini kaybedebilir. Eşini karşı ihmalkarlık gösteren ama dışarıya karşı giyimine, kuşamına, kokusuna dikkat edenler, eşlerinin aşırı kıskançlık göstermesine sebebiyet verebilirler. Bunun için eşler daha evlenmeden önce, hangi hususlara dikkat etmesi gerektiğini bilirse evlilik yol haritasını daha iyi dizayn edebilirler.

Aile Danışmanı / Çocuk ve Ergen Psikoterapisti

Özcan Dalgıç

Önceki ve Sonraki Yazılar