Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Koronavirüs'e rağmen hayata bağlanacağız

Koronavirüs'e  rağmen hayata bağlanacağız

Artık insanlar  tedirgin, insanlık tedirgin, dünya baştanbaşa tedirgin. Kaygı, korku ve panik artık çepeçevre etrafımızı sarmış durumda.  Bir virüs, bütün dünyada insana cehennemi yaşatıyor. İnsana dünya cennetini vaat eden kapitalizm bir yanıyla alt üst olmuş ekonomilere gebeyken; kim bilir belki yeni ve bambaşka vahşi bir yüzü için hazırlık yapıyor. Evet, her tarafı acıyor dünyanın, her yeri paniği yaşıyor, bir korku filmine dönüşüyor yaşam…

Gündem korona. Korona virüs bütün dünyayı kasıp kavurmaya devam ediyor. İnsanlık belki de tarihin en büyük salgınlarından biri ile boğuşuyor. Küresel dünyanın hareketli hali, salgının daha çok yere ulaşmasını, daha çok kişiye bulaşmasını kolaylaştırıyor. Virüsle mücadele için alınan tedbirler, çok hızlı ve kolay bir şekilde, çok fazla kişiye bulaşma potansiyelini kendi içinde barındıran bu hastalığın yayılmasını engelleyerek, hasta sayısını minimum düzeyde tutmayı amaçlıyor.

Tedbir amaçlı ortaya konan önlemlerin olumlu yönünün yanında toplumu psikoloji olarak yıprattığı da göz ardı edilemeyecek bir gerçek. Gündemin her yanını işgal eden Coronavirüs nedeniyle başka bir şey gündem olmuyor, olamıyor. Derece derece kapsamı genişletilen tedbirler, bu işin sonu nereye varacak, sorusuna verilen cevaplar korkuyu daha fazla arttırıyor.

Alışveriş merkezleri ile gros marketler; temel gıdalar ile bilumum temizlik ürünleri satın almak isteyenlerin uzun kuyruk oluşturduğu sahneye dönüşüyor. Bu durumun sürdürülebilir olamayacağını anlamamız gerekiyor.

Hayatı bir yanıyla sürdürebilmenin yollarını aramamız gerekiyor. Bu kaos halinden kurtulabilmemiz gerekiyor. Tedbirin, telaşa, korkuya, panik atak hastalığına neden olmaması gerekiyor… Durum biraz da; hızın, hazzın ve konforun esiri olan modern insanın ölümden kaçışı, ölümü başkaları için görüp kendisine uzak gören anlayışı değil midir?

Ölümü hayatın dışına atan, ölümü görmek istemeyen, düşünülmemesi gereken bir durum olarak gören seküler anlayış açısından, ölümle bu kadar yakın yüzleşme kabul edilebilir değil. Dünyada virüs nedeniyle oluşan korku ve panik havasını birazda bu açıdan okuyabiliriz. İnsana hizmet için yaratılan, insanın emrine sunulan doğa ve eşyanın insanın başına bela olduğu zamanları yaşıyoruz.

Coronavirüs;alınacak tedbirlerleen az hasarla atlatılacak belki ama, yazılı, görsel ve özellikle de sosyal medyadan pompalanan korku havası, panik, telaş ve kaos dili sağlıklı insanların bile akıl ve ruh sağlıklarını bozacak düzeyde… İfade etmek istediğimiz husus; kesinlikle alınması gereken tedbirlerin alınmaması demek değildir.Bu bağlamda belki önümüzdeki günlerde daha kapsamlı tedbirler alınacaktır.  Tedbirleri yok sayamayız. Sadece alınan tedbirleri, korku ve panikten uzak tutarak her şeye rağmen hayata tutunabilmekten bahsediyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.