Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

İnsan olmak zordur

İnsan olmak zordur

İnsan, Allah’ın yarattığı en mükemmel varlıktır. Bünyesindeki  maddi ve manevi varlıklara sahip olması onu daha mükemmel yapmaktadır. İnsan, bedeni varlıklarının yanında ahlak, huy, edep, ar duygusu, Allah korkusu, inanç, gurur, namus, düşünce, fikir ve hırs gibi maneviyata da sahiptir. İyi insan ve iyi yurttaş olmak asli görevimizdir.

Ancak günümüzde insan olmak adeta ateşi elimizde tutmak kadar zor olmuştur. Maddi ve manevi varlıklarla dolu olan insanlık denilen şey, bazıları tarafından adeta yok sayılmakta ve sadece kendi hayatı ve yaşantısı için insan olmak değerlerini yerle bir etmeye çalışıyor.

Birine inanan, güven duyan insan, güvendiği kimselerin sözünün eri, özü sözü doğru, namuslu, dürüst insan olduğuna hiç kuşku duymaksızın inanır, güvenir; ona adeta tapar! Güvendiği kişilere yöneltilen eleştirileri adeta bizatihi kendisine yöneltilmiş hakaretler olarak  algılar, güvendiğini canla, başla savunur.

O kadar ki, bu yolda her türlü belayı göze almaktan asla çekinmez. O kişileri eleştirenleri kim olurlarsa olsunlar, uzak durulması, dışlanması, kınanması gereken kimseler olarak değerlendirir. Güvendiklerine dil uzatanlara can düşmanı kesilir. Velev ki kendi anası, babası, çocukları, can dostları olsalar bile. Çünkü insanın dünyası, güven duyduğu, inandığı kimselerin ekseninde dönmektedir. Güvenin sarsılması, yıkılması, dünyasının sarsılması, yıkılmasıdır!

İnanılan, güvenilen kimselerden kimileri kendilerine duyulan güveni gerçekten hak ederler. Onlar verdikleri sözlerde dururlar, çünkü yerine getiremeyecekleri sözleri vermezler; kendilerine güvenenleri kandırıp aldatmaz, saflıklarından yararlanmaya tenezzül etmezler. Dürüst görünmek için değil, dürüst oldukları için dürüst davranırlar. Takiyyeye tenezzül etmezler.Dürüstlüklerine karşılık bir beklentileri yoktur.  Böyleleri, kendileri için de, kendilerine inanıp güvenenler için de, tüm insanlık için de birer nimettir.

İnanılıp güvenilen insanlardan kimileri ise yazık ki insanlığın yüz karasıdırlar. Onlar, insanları kendilerine inandırmak, güvendirmek için bin bir yola başvururlar: Onlar, insanları kendilerine inandırmak, güvendirmek için kurbanlarının inançlarını, ihtiyaçlarını, zayıflıklarını, bilgisizliklerini çok iyi tespit edip zalimce kullanır.

Hepimiz, şeklen insan görünen varlıklarla bir arada yaşıyor,  onlara inanmak, güvenmek istiyoruz. Çünkü gerçekten insanlaşmış kimselerle bir arada olmak herkese huzur, güven ve mutluluk verir. Bu nedenle insanlara başlangıçta inanıyor ve güveniyor, iş ve güç birliği yapıyoruz. Ailemizi, iş ortaklıklarımızı, siyasi partilerimizi, sivil toplum örgütlerimizi onlarla kurup yaşatmağa çalışıyoruz.

Ancak insanlaşmış görünüp güvenimizi kazananların ihanetiyle karşılaştığımızda adeta dünyamız yıkılıyor. Bundan da  bizimle birlikte   İnsanlık da zarar görüyor. Çünkü  saflığımızdan yararlanıp takiyyelerle  aldatılmışlığımızın farkına vardığımızda artık başkalarına inanıp güvenme hasletimiz paramparça oluyor. Bir daha kolay kolay birlik ve dayanışmaya giremiyoruz.

Ahlaki anlamda insanlık denilen şey öyle çarşıda pazarda metreyle, litreyle alınıp satılabilen bir nesne değildir. Vücudumuzda ahlaktan sorumlu bir organ ya da bir kısım da yoktur. İnsanlık ancak her insanın bizzat kendi kişiliğince  aklıyla oluşturulan bir davranışlar bütünüdür. Çok zor bir meslektir insanlık, çünkü karşısında nefsi vardır, çıkarları vardır, milyonlarca yılda biriktirdiği hırs, bencillik, çıkarcılık, güç ve malikiyet duygusu  vardır.  Kısacası çok zordur insan olmak.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.