Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Hz. Mevlana sevdiğine kavuştu

Dün Konya 742 yıl öncesi bir günü yeniden yaşadı. Gökyüzü kızıl bir renk alırken Hazreti Mevlana, çok sevdiği Rabbi ile buluştu. Ölümü  sevdiğine kavuşma günü yani düğün günü olarak kabul eden Hazreti Mevlana, kendisi sevdiğine kavuşurken bizleri kendisinden mahzun bıraktı.

 

Seven sevdiğine iştiyak duyar. Seven sevdiğini görmek ister. Seven sevdiğini özler. Evet özlem uzaktakiler içindir, o kıymetli Allah dostları kalben Rabbleriyle zaten beraberliğe kavuşmuşlardır ancak  kemal beraberlik ahirettedir.

 

Ölüm korkusu, can korkusu yerine sevdikleriyle buluşmanın sevincidir onların hali. Bu avam için pek de anlaşılabilir bir durum olmayabilir ama zaten Allah dostunun halini o mertebeye ermeyen anlayamaz.  Bundandır ki tasavvufta sıkça denir ki: “Tatmayan Bilmez.”

 

Hz. Mevlana ve diğer kıymetli Allah dostlarını bugün hala sevebiliyor ve  hürmetle yâd edebiliyorsak bu tesadüf değildir. Allahu Teâlâ’nın kurmuş olduğu düzende tesadüfe yer yoktur. O Hakîm’dir, hikmet sahibidir. Her işi sebepli, hikmetli ve hayırlıdır. Allah bir kulunu sevdiği zaman onu diğer kullarına da sevdirir. Sevmiş, sevdirmiş ve muhabbetle zikrettirmiş.

 

Biliyoruz ki, kişi Rabb'ine dayanmışsa yalnız değildir. Kişi, Rabb'inin yoluna girmişse, istikamet üzereyse korkaklık, ümitsizlik, güvensizlik artık onu terk etmiştir. Rabb'ine kavuşmayı bir vuslat olarak gören, Rabb'ine kavuştuğu geceyi bir düğün gecesi, Şeb-i Arus gibi gören kişi için ölüm artık ölmüştür. Ölümü içinde öldüren kişiyi artık Allah’tan başka hiç kimse korkutamaz. Ölümü adeta düğün gibi karşılayan kişiye hiç kimse diz çöktüremez. Ne mutlu bu seviyede olanlara.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.