Şimdi bir olma zamanı

Ülkemiz zorlu bir yoldan geçmektedir. Bu zorlu yolda da birçok engelin olması aslında oldukça doğal. Bu engellerin adını aslında hepimiz biliyoruz. Bunlara her ne kadar FETÖ, PKK, IŞİD gibi isimler koymuş olsak da işin asıl sahibinin nereler olduğunu hepimiz biliyoruz ve bunu zaman zaman alenen isimlendiriyoruz.

Bu duruma bağlı olarak hep verdiğimiz mesajlar, birlik, beraberlik, kardeşlik, dostluk üzerinedir. Ancak bakıyorum ki bu birliktelik bir şekilde hep bozulmaya çalışılıyor. Halk olarak bu oyunların ne kadar üzerine gidersek aslında o kadar bu oyunu kazanmamız kolay olacak ama bazen sabırsızlıklar gösterdiğimiz de ayan beyan ortada…

Vatandaş olarak yapılması gerekenler aslında çok basit: Öncelikle ortalarda “tarihçiyim” diye gezen, popüler olmaya çalışan “soytarılara” taviz vermemek gerekir. Bu tavizi politikacı verebilir, oy kaygısı vardır; bürokrat verebilir, koltuk kaygısı vardır ama vatandaş veremez çünkü vatandaşın öncelikle ülke kaygısı vardır. Veya olmalıdır.

Her şey konuşulmalıdır, her şey tartışılmalıdır. Ama bu tartışılan konular karşı tarafı rencide etmemelidir. Karşı taraftakine saygısızlık, hakaret anlamı taşımamalıdır. Ve de yalan ve iftira içermemelidir.

Bu ülkede halkın duyarlığı olduğu konular vardır. Din bu konulardan biridir. Atatürk bu konulardan biridir. Bunların aleyhinde yapacağınız her konuşma birilerini, kızdırır, incitir, yaralar, üzer ve kırar. Dolayısıyla işte size hassas iki konu… Nasıl değerlendirirseniz değerlendirin.

Peki, bu ülkede bu konuları tartışmazsak ne olur, bir şey kaybeder miyiz?

Din konusunun tartışılacak bir şeyi yoktur. Kuran bellidir, sünnet bellidir. Eğer “müslümanım” diyorsanız; buna kayıtsız şartsız tabii olursunuz.

Atatürk konusu bellidir. Atatürk bu ülkenin kurtuluşu için mücadele vermiş, ardından yeni bir cumhuriyet ve devlet kurmuş, bunu da o zamanın şartlarına göre yönetmiş bir devlet adamıdır. Bunun dışında iyi tarafları da olabilir, kötü tarafları da olabilir. Ama artık şu zamanda bunları tartışmanın ülke düşmanlığı yapmaktan başka hiçbir amacı olamaz.

Dolayısıyla şairin dediği gibi “dört yanımız puşt zulası” olmuş bizim derdimiz içerde kendi kendimizi yemekle uğraşmayacağız. Yapacağımız iş öncelikle dışarıya karşı birlik içinde ve güçlü gözükeceğiz. Bunu başarabilirsek şimdilik yapılması gereken en iyi şeyi yapmış oluruz.

Ülke aydınlığa çıktıktan sonraki dönemde merak etmeyin herkes yaptığının eleştirisini görecek ve cezasını da mükafatını da görecektir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.