Seçim profesyonel iştir

Bu seçimlerin diğer seçimlerden farkı aslında sadece Meclis’e girecek partilerin sayısının daha fazla gözüküyor olması olacak. Yani daha önce sadece AK Parti, CHP, HDP ve MHP’nin bulunduğu Meclis’te; bu sefer bu partilerin dışında, SAADET Partisi’nin, İyi Parti’nin, BBP’nin, Demokrat Parti’nin de Meclis’e girmesi söz konusu. Yani bu sefer TBMM’de en az 8 parti görev yapacağa benziyor.

Tabii ki hal böyle olunca “seçim totolar” da ortaya çıkıyor. Yani herkes kendisine göre bir milletvekili sayısı ortaya atıyor.

Konya için aslında bu çok da zor bir denklem değil. Yani seçimlere bakıldığı zaman oy oranları üç aşağı beş yukarı belli. Yani bundan önceki birkaç seçimi incelediğinizde görünen oy oranları şöyle 1 milyon 250 bin kişi civarında seçmen oy kullanıyor. Yaklaşık 1 milyonu AK Parti ve MHP’nin oyu, 250 bin de diğer partilerin oyu…

Yani basit bir hesapla 1 milyon oya sahip MHP ve AK Parti’nin milletvekili sayısı 12, diğer partilerin de 3 olarak gözüküyor.

Burada AK Parti kaç alır, MHP kaç alır, CHP, SAADET, İyi Parti ve diğerleri kaç milletvekili çıkarır bilmem. Ama kaba bir matematik hesabıyla 12’ye 3 gözükmektedir.

Ama burada asıl değinilmesi gereken konulardan birisi çalışma stratejileri olacak. Yani partilere bakıyorum, eski mantıkla köy köy, kasaba kasaba gezme derdindeler. Tabii ki bu geziler olacak, tabii ki halkı ziyarete etmek gerekmektedir. Ancak sürenin bu kadar kısıtlı olduğu yerde köy köy gezerek zaman harcamak biraz reel gelmiyor. Bugün Selçuklu’daki bir sitede neredeyse 10 köye bedel seçmen nüfusu bulunmaktadır. Bu sitedeki insanları iknaya harcanan zaman çok daha hızlı ilerleme kaydettirecektir. Ayrıca şunu da biliyoruz ki, Konya’nın neredeyse tüm köylerinin gerek Konya Merkez’le, gerekse de o köyün bağlı bulunduğu ilçeyle organik bağları bulunmaktadır. Dolayısıyla yapılacak siyasi çalışmalarda programlama buna göre yapılmalıdır.

Diğer bir konu da medyanın kullanılmasıdır. En kötü medya; yani gazete, televizyon, radyo; bir adayın ulaştığı kişiden çok daha fazla kişiye ulaşır. Ama malum bu seçimlerde de medyayı en iyi kullanan AK Parti olmaktadır. Ama sanırım “basın bize yer vermiyor” demek daha kolay geldiğinden partilerin çoğu medyayı kullanmayı ya bilmemekte ya da medyayı “yandaş” gösterme sevdasıyla bilerek yanaşmamaktadır.

Düşünebiliyor musunuz? Bu dönemde, tam da basının en çok lazım olduğu dönemde bir parti tüm gazetelerin aboneliğini iptal ettirmeye kalkıyor. Hiç olacak iş mi sizce?

Yani bu kadar acemilikler içerisinde sürdürülen bir seçim olmasının yanı sıra asıl muhalefetin çok daha kucaklayıcı ve çok daha bilinçli ve profesyonel çalışma icra etmesi gerekirken; 16 yıllık iktidar olarak AK Parti’nin çok daha profesyonel çalışma yapıyor olması da hem takdire şayan hem de diğer partilere örnek olması gereken bir çalışma olduğunu belirteyim.

Bu hafta aslında o kadar çok konu vardı ki yazacağım ama yine bana ayrılan yer buna izin vermiyor. Mesela Konyaspor kongresine illaki değinmem gerekiyor. Bunun yanı sıra Konya’da bir program yapan Devlet Bahçeli’den bahsedemedim. Ayrıca seçim vaatlerinden henüz hiç konuşmadık. Mesela, asgari ücret 2 bin 200 TL olabilir mi? CHP’nin diğer vaatleri neler? AK Parti’nin, MHP’nin, İyi Parti’nin vaatleri neler? Bu hafta bu konuları teker teker beraberce bir inceleyeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.