Ocak sonu hüznü

Bugün 25 Ocak. 2021 yılının ilk ayını da yavaş yavaş bitiriyoruz. Ocak sonunun çok ayrı bir yeri vardır. Ocak sonu o kadar değerli insanları kaybettik ki, gerçekten buradan tekrar bir hatırlayıp anmak gerekir diye düşünüyorum.

Ocak sonunda çok değerli siyaset, sanat ve spor adamlarımızı kaybettik. 2006 yılında çok temiz siyasetçilerimizden(çoğu kimse profesörlüğünü bilmez ama) Prof. Dr. Aydın Güven Gürkan’ı kaybettik.1983 Halkçı Parti(HP) Antalya Milletvekili, 1985 HP Genel Başkanı oldu. Sosyaldemokrat Halkçı Parti’nin(SHP) ilk kurucu genel başkanıdır. 1991 İçel Milletvekili ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da yapmıştır.

2016 yılında yine çok değerli ve renkli bir politikacı Kamer Genç’i kaybettik. Danıştay Tetkik Hakimliği ve Danıştay Savcılığı görevlerinde bulunan Kamer Genç 1983 seçimlerinde Tunceli’den bağımsız milletvekili adayı olmuş ama bu adaylığı 12 Eylül cuntası tarafından veto edilmişti. 1987 ve 1991 genel seçimlerinde SHP’den milletvekilliği yapmıştır. Daha sonra DYP’ye geçmiştir ve 1995 ve 1999 seçimlerinde yine Tunceli’den bu sefer DYP milletvekili olarak TBMM’ye girmiştir. 2007 yılında bağımsız milletvekili olarak girdiği Meclis’te 2010 yılından 2016 yılına dek CHP milletvekili olarak görev yapmıştır. 1993-1995; 1996-1999; 2001-2002 yılları arasında da TBMM Başkanvekilliği yaptı.

2017 yılında da çok değerli ve sevilen, iş adamı ve spor adamı İlhan Cavcav’ı kaybettik. İlhan Cavcav’ın Konya için de önemi vardır. İşi un ve değirmen olan Cavcav’ın en azından Konyalı zahirecilerle ticari ilişkileri her dem olmuştur. Çok değerli ve sevilen bir iş adamıdır. Ayrıca sporda da kulüp başkanı olarak, Gençlerbirliği kulübünü 1988’den beri Türkiye Birinci Ligi süreklilik açısından en başarılı 5.takımı yapmayı başarmıştır.

2018 yılında kaybettiğimiz Türkiye Diyanet Vakfı’nın kurucularından, eski Devlet Bakanlarından, 11. Diyanet İşleri Başkanı, 16.dönem CHP Malatya Milletvekili (1977-1980) görevlerinde bulunmuş Lütfi Doğan’ı da unutmamak gerekir.

23 Ocak 2019 tarihinde hayatını keybeden, Türk sinemasının çok önemli figürlerinden Ayşen Gruda’yı da anmadan geçmemek gerekir. 1962 yılında profesyonel olarak çıktığı sahnede yarım aşırı aşkın bir süre Türk sanatseverlerin kalbinde taht kurdu.

24 Ocak 2007 tarihinde de Türk siyaseti, politikanın en beyefendi isimlerinden birini; İsmail Cem’i kaybetti. Tam bir beyefendi ve nezaket timsali olan bir politikacıydı. İsmail Cem’in genelde daha az bilinen yanı gazeteciliğidir. Ancak İsmail Cem, kuzeni Abdi İpekçi gibi Milliyet gazetelidir. 1963 yılında Milliyet gazetesinde gazeteciliğe başlayan İsmail Cem, 1964-1969 arasında Cumhuriyet gazetesinde çalışmıştır. Hatta 1964-1966 yılları arasında Cumhuriyet gazetesi yazı işleri müdürlüğünü yürütmüştür. 1971-1974 yıllarında da Türkiye Gazeteciler Sendikası(TGS) İstanbul Şube Başkanlığını yapmıştır. 1974-1975 yılları arasında TRT Genel Müdürlüğü yapmış ve TRT’de ilk canlı yayın mevlit programının yapılmasını sağlamıştır. 1975’te Politika gazetesini kurmuştur ve bu gazetenin hem yayın müdürü hem de başyazarı olmuştur.

1987, 1991 SHP İstanbul Milletvekilliği görevine bulunurken. 1992’de CHP kurucuları arasında yer aldı. 1995 seçimleri öncesinde yaklaşık 3 aylık bir Kültür Bakanlığı görevi oldu. Ve 1995 genel seçimlerinden önce DSP’ye geçti ve Kayseri Milletvekili olarak Meclis’e girdi. 1997’de kurulan 55. Mesut Yılmaz Hükümetinde, 56.ve 57. Bülent Ecevit Hükümetlerinde Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. 2002 yılında DSP’den ayrılarak, Yeni Türkiye Partisi(YTP)’yi kurdu ve genel başkanı oldu. 2004’te de partisini kapatarak tekrar CHP’ye geri döndü. 13 yıl önce de aramızdan ayrıldı.

Buraya kadar tüm topluma emek vermiş, siyasetçi, sanatçı, spor adamı, iş adamı kim varsa hepsine Allah rahmet etsin diyorum. Her birini saygıyla anıyorum. 24 Ocak’ta hayatını kaybeden 2 kişi daha var ki bunların ölüm sebepleri diğerlerinden çok farklı. Emniyetçi Ali Gaffar Okkan ve gazeteci Uğur Mumcu…

Ali Gaffar Okkan 1973 yılında İzmir Emniyet Müdürlüğü’nde komiser yardımcısı olarak göreve dahil oldu. 1983 yılında Urfa’da (1983’te ilin adı Şanlıurfa değildi) göreve atandı. 1986 yılında Eskişehir Emniyet’ine atandı. 1992 yılında Eskişehir İl Emniyet Müdür Yardımcısı oldu. 1993 yılında Kars İl Emniyet Müdür olarak Kars’a gitti. 1997 yılında da Diyarbakır İl Emniyet Müdürü oldu. Okkan Müdür Hizbullah Terör Örgütü’nün çökertilmesinde çok büyük rol oynadı. Hatta bu terör örgütünün elebaşı Hüseyin Velioğlu’nun Beykoz’daki lüks villasına yapılan baskında da büyük rolü vardı. Emniyet’e yaptığı uygulama katkılarının da çok büyük önemi vardır. Ve bu yiğit emniyetçi, 24 Ocak 2001 yılında 17.40 saatlerinde hain bir pusuyla, canice şehit edildi.

Uğur Mumcu da bu canice pusulardan birinde kaybettiğimiz bir başka değerimiz. 1962 yılında 20 yaşındayken Yunus Nadi makale ödülü alan Uğur Mumcu, 1975 yılından itibaren Cumhuriyet’te yazmaya başladı. Anka Ajansı’nda da çalıştı. 1991 yılında İlhan Selçuk ve 80 Cumhuriyet çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. 1992 yılında kısa bir süre Milliyet’te çalıştı. Cumhuriyet yönetiminin değişmesi neticesinde 1992’nin ortalarında tekrar Cumhuriyet’e döndü.

Uğur Mumcu’nun canice öldürülmesiyle ilgili birçok şey söylendi. MOSSAD’dan CIA’ya; Hizbullah’tan İBDA-C’ye birçok kurum, kuruluş, terör örgütü, devlet vb. teoriler ortaya atıldı. Ancak halihazırda Gaffar Okkan cinayeti gibi bu da çözümlenebilmiş bir olay değil.

Hayatına birçok güzellikler, eserler sığdıran bu iki şehidi de sevgi, saygı ve hasretle anıyorum. Ölüm Allah’ın emri ancak canice ölümlerin yaşanmaması için gerekenlerin yapılmasını da gereken yerlerden bekliyorum. Ruhunuz şad olsun…

Dostlukla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.