“Ben devletim”

Türkiye’de birçok şey değişmekte. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sürekli belirttiği “yeni Türkiye” imajı yavaş yavaş oturtulmaya çalışılmakta. Ama tabii ki daha çok yol kat etmemiz gerekli olduğu da aşikar…

Bir kere Devlet Memurlarıyla ilgili kanunların bir an önce değiştirilmesi sağlanmalı. Devlet kurumlarının müdürleri de artık kendilerini “tek yetkili” görmek yerine, vatandaşın hizmete daha rahat ulaşması için bir aracı olarak görmesi ayrımına gelmelidir.

Daha öncelerde olduğu gibi müdürlerin bir özel alaka beklediği dönemler bitmiştir. Müdürlerin yemekhanelerde ayrı bir yerde oturarak yemek yemesi dönemi bitmiştir. Müdürlerin öncelikli olması dönemi bitmiştir. Daha doğrusu bitmelidir.

Bugün çoğu Devlet kurumuna baktığımızda müdürlerin özel kalem müdürleri, sekreterleri, odacıları, şoförleri ve hatta korumaları gibi bir kadroyla karşılaşabilmekteyiz. Bir de buna bu müdürlerin ulaşılmaz olduklarını eklersek sanırım konu daha da iyi anlaşılacaktır.

Mesela bir Devlet kurumunun müdürünü aramak için, santrali arayacaksınız, o sizi özel kalem müdürünün sekreterine bağlayacak, sekreter eğer uygun görürse sizi özel kalem müdürüne aktaracak ve özel kalem müdürü uygun görürse de “Sayın Müdür”le görüşebileceksiniz. Yani bu tür bir uygulamayı hangi Avrupa ülkesinde görebilirsiniz bilmiyorum ama çok görülecek bir olay olduğunu sanmıyorum.

Devlet kurumlarının bir yemekhanesi illa ki bulunmaktadır. Bu yemekhaneler genelde hep ayrılmış durumdadır. Yani üst kademe bir yemekhanede, alt kademe, işçi ekip ayrı bir yemekhanede yemektedir. “Müdür bey üst sınıfın olduğu tarafta yer” diyeceksiniz ama şöyle düzeltmek lazım, üst sınıfın olduğu yerde ayrı bir bölme vardır ve müdür bey o ayrı bölmede yemeğini yiyebilir.

Yani Devlet kurumlarının müdürlerinin bu kadar halk içerisinden soyutlanmasının önüne geçmek gerekmektedir.

Buna verilen çok güzel bir örnek vardır. Vatandaş bir işi için bir devlet kurumuna gider bir anlaşmazlığa düşer ve müdüre kadar çıkar. Müdürle görüşürken bir tartışma başlar ve müdür bey kendisinin devleti temsil ettiğini hatırlatır. Adamın cevabı gayet manidardır: “Müdür Bey sen Devlet memurusun. Ama ben Devletim. Ona göre işini yap” der.

Yani devletin müdürleri egolarını yenmelidir. Aksi halde yakın zamanda “Yeni Türkiye’de” egolu müdürlere yer kalmayacaktır, ona göre…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.