Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Sadece kedi ve köpek için mi hayvan hakları!

Sadece kedi ve köpek için mi hayvan hakları!

Son yıllarda hayvanlara karşı insanların göstermiş oldukları vahşi davranışlar ve hareketler sonucu, içerisinde hayvan sevgisi olan herkesin yüreğini sızlatmıştır. Medyaya yansıyan bu tür haberler artık neredeyse olağan hale gelmiş durumda. Şöyle bir geriye bakacak olursak, özellikle 90’lı yıllarda hayvan hakları denildiğinde akla sırtında kürkü, elinde fifisi; ağlayan, cırlayan sağa sola saldıran kırk yaş üstü kadınlar gelmekteydi; belki birçoğunuz için hâlâ öyledir. Basının da desteklediği bu tür haber programlarına, dizilere, karikatürlere konu olan bu imajdan da en büyük zararı hiç şüphesiz yine hayvanlar gördü. Günümüze geldiğimizde ise hayvan haklarından çok kedi köpek haklarından bahsetmemiz mümkün. “Kapının önüne bir kap su bir kap yemek koy“, “Satın alma sahiplen“, “Hayvan sevmeyen insan da sevmez“, “Terk edilmek tüm canlılara aynı acıyı verir” artık sıklıkla gördüğümüz, gözümüze, kulağımıza aşina olan sloganlar. Toplumu bilinçlendirmek adına etkili oldukları da aşikâr. Fakat hayvan hakkı savunmak için yeterli denilemez. Bazı kişilere göre hayvan haklarını savunmak, ülkedeki sorunları yok saymak demek değil. Rahatsız olduğunuz sorunların çözümü yine sizde bitiyor. Harekete geçin, evinizde oturup sıcak çayınızı yudumlarken izlediğiniz haberlere, şahit olduğunuz adaletsizliklere kahrolmanız ya da hayvan hakları için mücadele eden insanlara “Hayvanlarla uğraşacağına aç insanları doyur” gibi tepkiler vermeniz çözüm değil. Her insanın bir yaşam amacı olması, her insanın bir sorunun çözümü için aktif bir çaba içinde olmasıdır. Hayvanlarında bu dünyada yaşamaya hakları vardır. Türkiye’de kedi-köpek popülasyonunun fazla olması, insana yakın yaşamaları sebebiyle hayvan severlerin belki yüzde 90’ı kedi köpeklerin sorunlarından başlarını kaldırıp diğer hayvanların yaşadıkları problemlere eğilemiyor. Ve bu hayvan severlerin genel görüşü: “Kedi köpeklerin doğal yaşam alanlarını bozduk, onlara yaşayacak yer bırakmadık; bu yüzden biz bu hayvanları beslemeli, korumalıyız.” Aslında biz kedi köpeklerin doğal yaşam alanını bozmadık, kedi ve köpeklerin doğallığını bozduk. İnsan olarak doğaya verdiğimiz zarar malum. Bununla birlikte bu zararı sadece kendimiz vermiyoruz; doğrudan ya da dolaylı olarak mevcut ekosistemlere dâhil olmasına sebep olduğumuz canlılar da doğaya zarar veriyor. Hayvanat bahçeleri, hayvanlı sirkler, yunus gösterileri, kürk endüstrisi, hayvan deneyleri gibi birçok önemli mesele kedi köpek kadar dikkat çekmiyor. Oysa can söz konusuysa hepsi can taşıyor. Mesele bir canlıya yakın olmak ya da onu sevmek de değil. Mesele saygı duyabilmek. Acı çekebilen bir canlının hakkını savunmak için o canlının ille de insan olması ya da insanlarca sevilen bir hayvan olması gerekmiyor. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.