Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Cumartesi neşesi

Serin ve yağışlı bir hafta sonunda yüzlerinizin gülmesi için hoşuma giden bazı fıkraları sizin için derledim. Hem güzel bir hafta sonu geçirmeniz ve hem de yüzünüzde bir gülümseme için umarım beğenirsiniz.

KADEŞ SAVAŞI

Tarih dersinde öğretmen birini tahtaya kaldırmış ve sormuş:

-Oğlum Kadeş Savaşını kim yaptı?

Çocuk hemen yanıtlamış:

-Hocam vallahi billahi ben yapmadım.

Hoca sinirinden çıldıracak. O sinirle dışarıya çıkmış, koridorda Matematik öğretmenini görmüş ve durumu Matematik öğretmenine anlatmış:

-Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım...

-Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadım derler... Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluğu Müdür Beyin odasında almış.

-Müdür Bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var, ne de öğretmeninde; öğrenciye Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene durumu anlatıyorum, bunlar çocuktur hem yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı yiyeceğim.

Müdür Bey: Siz hiç kendinizi üzmeyin Hocam, bunda merak edilecek birşey yok, şimdi Bakanlığa bir yazı yazar ve Kadeş Savaşını kimin yaptığını sorarız... Tarih Öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış ve Müdürden bir hafta izin almış...

Bir hafta sonra Bakanlıktan bir yazı:

Bu yıl ödenek olmadığı için Kadeş Savaşı yapılamayacaktır. Bilginize...

15 MİLYON LİRAM VAR

Öğretmen çocuğa sormuş.

-Oğlum elini pantolonunun sağ cebine attın ve 10 milyon lira çıkarttın, sol cebinden de 5 milyon lira çıktı. Senin şimdi neyin var?

-Öğretmen çocuğun 15 milyon liram var, cevabını beklerken çocuk cevap vermiş.

-Herhalde üzerimde başka birinin pantolonu var öğretmenim!

BÖYLE SORUYA BÖYLE CEVAP

Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu.

Sonra:"Sınav sorumu soruyorum" dedi. "Bu sandalyenin var olmadığını

kanıtlayınız."

Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı.

Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu:

-Hangi sandalyenin?

AYAĞA KALKSIN

Okula yeni gelen öğretmen ilk dersinde öğrencilere ilginç

bir çağrıda bulunmuş:

- Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın...

Sınıfta çıt yok. Nihayet biri kalkmış:

- Sen kendini geri zekalı mı hissediyorsun?

- Hayır, demiş çocuk, ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı da..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.