Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Cumartesi neşesi

Hafta sonu yorgunluğunu atmak, yüzünüzde tatlı bir tebessüm oluşturmak amacıyla sizin için birkaç güzel fıkra buldum. Umarım beğenirsinzi.

HAYIRSEVERLİK

Şehrin hayırsever vakıflarından birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler.

Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu.

- "Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 dolar, ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?"

Avukat bir süre düşündü, sonra:

- "Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi?"

Görevli utandı:

- "Şey... hayır."

- "Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkum olduğunu?"

Görevli utancından kıpkırmızı kesilmiş bir halde özür dilemeye çalışırken avukat onun sözünü kesti:

- "Ya da kızkardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?"

Görevli yerin dibine geçmişti sadece,

- "Hayır, hiç bir bilgim yoktu ..." diye mırıldanabildi.

Avukat bir kez daha onun sözünü keserek devam etti:

-"Pekala, ben onlara zerre miktar para vermezken size niçin vereyim?"

GÜNÜN FIKRASI

“”””””””””””””””””””””””

NİKAH

Bir nikahta imzalar atıldıktan sonra herkes gelin ve damadı tebrik için ayağa kalkar. İş bu ya tam da bu sırada elektrikler kesilir...

Herkes "aaa" diye tepki verirken damadın annesi düşüncelerini hayli sesli bir şekilde dile getirir:

-“Daha ilk dakikada oğlumun hayatı karardı”

“””””””””””””””””””

MESLEK SIRRI

Yargıç, hırsıza şöyle sorar:

"Şöyle bakalım, soyduğun dükkana nasıl girdin?"

Hırsız, biraz düşündükten sonra soruyu şöyle yanıtlar:

"Efendim, biz buraya yargılanmaya mı, yoksa meslek sırrı vermeye mi geldik ."

“”””””””””””””””””””””””””””””””

CENAZE ŞOFÖRÜ

Taksicilikte ilk günü olan şoförün taksisine binen müşteri şoföre bir şey sormak için hafifçe omzuna dokunur. Omzuna dokunulmasıyla Şoför bir çığlık atıp, direksiyonun kontrolünü kaybeder ve kaldırıma çıkıp, bir vitrinin önünde arabayı durdurur ve arkaya dönüp müşteriye:

"Bir daha bunu yaparsan gözünü patlatırım!" diye bağırır.

Müşteri;

"Ufacık dokunmanın sizi bu kadar korkutup sıçratacağını düşünemedim, özür dilerim" der.

Kendini toparlamış olan şoför, müşteriye dönüp:

"Haklısınız, sizin kabahatiniz yok, bugün benim taksicilikte ilk günüm, 25 senedir cenaze arabasında şoförlük yapıyordum da!"

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.