KONYA’NIN FÎ TARİHİ- 19

KONYA TÜRKÜLERİNE İZ BIRAKANLAR

 

 

ÖZÜR: Salı günkü gazetede yayımlanan yazının başlığı yanlış yazılmıştır. Doğru başlık: BALLIKAYA VE ANTİK KALINTILARI olacaktı.  Okurlarımızdan özür dileriz.

 

 

RIZA KONYALI

Yurt içinde ve yurt dışında Konya Türküleri’ni başarıyla icra ederek beğeni kazanmış “Konya Millicileri”ndendir. Her gittiği yerde Konya Türküleri’nden başka türkü okumamıştır.

1933 yılında Dolapdere Mahallesi’nde doğdu. Babası yün alır satardı ve bağlama da çalardı.  Çocukluğu Acıdort Köyü’nde geçti. Müzikle uğraşmaya amcasının oğlunun, eline bir cura tutuşturmasıyla başladı. Onlarla birlikte “çalıp çığırarak” cura çalmayı ilerletti. Köyde çiftçilik yaparken bir çift at satarak bir bağlama aldı. Bağlamada da ustalaşmaya başlayınca; bir düğün eğlencesinde kendisini dinleyen Kepekçi Mehmet’in “Gel seni sanatçı yapalım” önerisiyle Kayıklı Kahve’de 14 yaşında ilk kez sahneye çıktı. Orada “Yerli Konya Millicileri” ile birlikte gündeliği 25 kuruşa çalışmaya başladı. Annesinin ısrarı üzerine köyüne döndü. Bir süre sonra yeniden şehre gelerek Kızlı Kahve’de müzisyen olarak çalıştı. 1958 yılına kadar bu Kızlı Kahve’de ve Cumhuriyet Gazinosu’nda sahneye çıktı. 1958 yılında sazını eline alıp İzmir’e gitti. İzmir’de bir organizatörün sesini beğenmesi üzerine, ona solistlik önerince; solistlik yapmaya başladı. Konya Türküleri’ni “ağızlı yüzlü” okuyup halktan beğeni kazandı. Hatta ertesi yıl İzmir Fuarı’nda kendisini dinleyen Müzeyyen Senar duygulanıp ağladı ve Rıza Konyalı’yı İstanbul’a davet etti. Bu davet üzerine İstanbul’a giden Rıza Konyalı, Müzeyyen Senar’ın da yardımıyla plak doldurmaya başladı. Plakları beğenilip, çok satıldı. 1967 yılında İzmir’e dönerek yerleşti. 60- 70 civarında pek çok beste yaptı. Bu besteleri de çok tutuldu.

Başta Ankara Radyosu, İzmir Radyosu’nda olmak üzere, TRT 2. kanal televizyonunda da “Elimizden Obamızdan” programında saz arkadaşlarıyla birlikte her zaman olduğu gibi Konya’yı başarıyla temsil etti. Diğer televizyonlarda da Konya Türkülerini icra etti. Yurt dışında da, Türklerin yaşadığı Avrupa ülkelerinde beğenilen konserler verdi.

AHMET ÖZDEMİR (Kör Ahmet)

Konya meddahı, nüktedan ve yerel müzisyen, ut ve cümbüş sanatçısı. Bir zamanlar Konya düğün ve eğlencelerinin “olmazsa olmaz”larından en önde gelen “Konya Millicileri”ndendi.

 1933 yılında Konya’nın Güvenç köyünde doğdu. İki gözü de görmeyen, “gönül gözü açık”, olup biten her şeyden haberi olan Ahmet Özdemir, 1944 yılında ailesinin şehre göç etmesinden 6Eylül 2016 gününe kadar Şems Mahallesi’nde yaşamaktaydı.  Yaşamı boyunca geçimini müzikle sağlamıştır.

Babası da ut ve saz çaldığı için müziğe yabancı değildi. Çocukluğunda plaklardan ve radyodan dinlediği türkülere ve şarkılara meraklanıp, bunları öğrendikten sonra, kendi kendine “güğüm g…” çalmaya başlar. Daha sonra babasının da yardımıyla cura ve ut çalmayı öğrenir. Ut çalmayı ve Konya Türküleri’ni iyice öğrendikten sonra Dede Bahçesi’nde (Bugün Kültür Park içinde kalan, havuzunda kaya bulunan yer) sahneye çıkar. Halk müziğinin yanında sanat müziği ile de uğraşan Ahmet Özdemir, birçok plak ve kaset doldurmuştur. Konya kadınlarının her türlü düğün eğlencelerinde müzisyen olarak baş tacı edilirdi. Başta Manav Düğün salonu (Şimdiki Rampalı Çarşı’nın kuzey batı karşısındaki köşedeydi. Altı Ahmet Manav’ın pastanesiydi, sonra çorba salonu oldu. Daha sonra komple yıkılıp yerine iş yerleri yapıldı) olmak üzere, okulların müsamere salonlarında ve evlerde, bahçelerde yapılan düğün eğlencelerinde müzisyen olarak mutlaka Ahmet Özdemir bulunurdu. Binlerce çetnevir, samah, düğün, nişan, kına, köy ve kasaba şenlikleriyle her türlü eğlenceler Ahmet Özdemir tarafından şenlendirilmiştir. Yerli Konyalıların ve ova köylülerinin yerel konuşmalarını çok güzel taklidini yapar. Kendisinin hazırlayıp kendisinin birkaç rol üstlenerek yerel ağızla sunduğu birçok skeci (eğer hala yakılıp kaybedilmemişlerse) eski teyplerin makara bantlarında unutulup gitmiştir. Ayrıca kendi besteleri de bulunmaktadır. Bir ara udu bırakarak cümbüş de çaldı. İstanbul Gülhane Parkı’nda düzenlenen halk müziği konserlerinden çoğuna Ahmet Özdemir de katıldı.

Yerel ve ulusal televizyon ve radyolarda türkü programlarına katılmış, Sun TV televizyonunda kendi hazırladığı “Ahmet Özdemir Şov” programında yıllarca Konyalıları eğlendirmiştir.

Yerli ve yabancı müzik araştırmacılarına ve TRT kurumuna Konya Türküleri’ni vererek türkülerimizin arşivlere girmesine katkıda bulunmuştur.

6 Eylül 2016 günü hakkın rahmetine kavuşan Ahmet Özdemir’in mezarı Yediler Mezarlığı içindeki aile kabristanındadır.

NURİ CENNET ( CENNET NURİ)

Konya türkülerini asıllarına uygun alarak icra edebilen ender solistlerdendir.  Kültür AŞ. tarafından türkü CD’si yapılan Nuri Cennet, doğma büyüme Konyalıdır.Asıl adı Nuri Büyükbahçıvan’dır. Terzi olan babasının Cennet lakabından dolayı Konya’da Cennet Nuri olarak tanınır. Kendisi de terzidir.

1942 yılında Konya’nın Biçyimez Mahallesi’nde doğdu. Beş yaşında öksüz kaldığından ninesi Aliye Hanım’ın yanında büyüdü. Daha ilkokul çağlarında söylediği türkülerle öğretmeninin dikkatini çekmiş ve kendisi de müzisyen olan dedesi cura üstadı Recep Özaltan’ın müzisyen arkadaşlarıyla birlikte torunu Nuri Cennet için yaptığı sünnet düğününden sonra solist olmaya karar vermiştir. İlkokul sonrası terzi çıraklığına verildi, askerlik dönüşü usta olup terzilik yapmaya başladı. Üç yıl güreş tuttu. Bir süre Ahmet Özdemir ve arkadaşı Mehmet Ceran ile birlikte düğün, çetnevir ve samahlara katıldıktan sonra; Nenesinin, torunu Nuri Cennet için baktığı kızların aileleri “Oğlunuz türkücü ev geçindiremez” gerekçesiyle kız vermemeleri üzerine; Belediye Fen İşleri’nde çalışan ve kendisi de müzisyen olan Hasan Hüseyin Uyarel’in kızıyla evlendi. Bir cura üstadı olan Recep dedesinden birçok Konya Türküsü öğrenmiştir. Kayın pederi ve belediye çalışanlarından oluşturulan “belediye ekibi” diye bilinen barananın içinde bulundu. Ünlü müzisyenlerden Tatar Oğlu Mehmet Ağa, Âmâ Mehmet Ağa, Avcının Mevlit gibi ustaların önünde diz çökerek Konya Türküleri’nin hepsini asıllarına uygun olarak öğrenmiştir.

Geçmişten bu güne kadar Konya Folkloru’na emek verenleri ve Konya Türküleri’nin güfteleri Dr. Mehdi Halıcı ile birlikte bir araya getirilip dizi olarak Yeni Konya gazetesinde yayımlandı. Daha sonra bu derlemeler Dr. Mehdi Halıcı tarafından “Konya Sazı ve Türküleri” başlığıyla kitap olarak yayımlandı. Nuri Cennet ayrıca yerel gazetelerde folklor yazıları yazdı, yerel radyo ve televizyonlarda folklor programlarına katıldı.

I984 yılında Konya Kültür ve Turizm Derneği’nin organize ettiği TRT televizyonu 2. kanal da Elimizden Obamızdan isimli programda solist olarak görev aldı. Daha sonraları birkaç kez TRT İstanbul ve Ankara radyolarında Konya Türküleri okudu. TRT kadrosundaki ünlü türkü sanatçılarına Konya Türküleri vererek, Konya Türküleri’nin TRT arşivine girmelerine öncülük etti. TRT Ankara Radyosu’na Sandıklı, İnginli Yüksekli Gayalarımız, Keşkem Seni Görmeseydim, Annem Beni Galdırmışsın Atmışsın türkülerini verdi. Halen bu türküler TRT’nin ünlü sanatçıları tarafından zaman- zaman okunmaktadır. Âşık Şemi’nin Konya Methiyesi isimli divan tarzı şiirini türküleştirerek Konya baranalarında icrasını sağladı. Kendi yazdığı şiirleri de vardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar