Hırsızlığın Nedenleri Konuşulmalı

Malumunuz olduğu üzere, 2 haftadır ‘sert’ gündem üzerine yazılar kaleme alıyordum. Bu hafta biraz vites düşüreceğim gibi gelebilir ancak durum tam olarak öyle değil. Bu haftaki yazımda sosyolojik bir hususa temas edeceğim.

Şehrimizde ve ülkemizin birçok yerinde hırsızlık vakaları yaşanıyor. Hırsız yalnızca mala zarar vermiyor. İnsanların maneviyatını da olumsuz yönde etkiliyor. Öyle bir tahribat bırakıyor ki tahmin edilenden daha büyük. Mesela bir eve giren hırsız, gerektiğinde ev sahibini öldürmeyi göze almıştır. Bundan dolayıdır ki hırsızlığın her türlüsü çok ama çok tehlikeli. Bunun o kadar çok örneği var ki.

Ülkemizde hırsızlık hadiselerinde ciddi anlamda bir artış yaşanıyor. Kuralmış, kutsalmış tanımıyorlar. Öyle ki camilere girip, ne buluyorlarsa çalıyorlar. İnsanların en mahremine kadar giriyorlar. Helal, haram, edep, adap, sevap, günah bilmiyor vicdansızlar. Mobeseymiş, kameraymış dinlemiyorlar. Şimdi buraya kadar tamam. Belli ki sistemde bir problem söz konusu. Gereken neyse kanun koyucular, uygulayıcılar yapmalı.

Bilirsiniz; madalyonun iki yüzüne de hem bakarım hem de gösteririm. Hırsızlık denilen şeyin –meslek demek istemiyorum- bir de ekonomik yönü var. Manevi değerler boyutu var. Öte yandan uyuşturucu bağımlılığının dahi hırsızlık vakalarının artmasında bir sebep olduğunu hepimiz biliyoruz. İşsizliğin artması ayrı bir sebep. Her ne kadar birileri ‘işsizlik artmıyor’ dese de… Yani diyeceğim şu; bu mevzu yalnızca adli bir vaka değil.

Enine boyuna iyi analiz yapmak lazım. Hırsızlık vakalarını yalnızca polis bitiremez. Bu iş sadece adliyede bitmez. Konuyla alakalı unvanlarındaki büyüklüklerinden sual olunmayan hocalarımızın, yetkililerle çözüm önerilerini görüşmesi lazım. Konu sosyolojik açıdan ele alınmalı. Sosyologların bu konuda çalışmaları var ama görünen o ki yapılan hiçbir şey yok. Tablo ortada. Hırsızlığı doğuran faktörler bir bir ele alınmalı ve insanları hırsızlığa sevk eden şartların ortadan kaldırılması için gereken tüm çalışmalar yapılmalıdır.

Benden söylemesi, gerisi beni aşar…

Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar