Bu Hastalığın Tedavisi Yok

Başlığa bakıp, ortaya çıktığı günden beri tüm dünyanın gündemini meşgul eden koronavirüsten bahsedeceğimi zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Koronayla ilgili yazacak diyen varsa, yazan arkadaşların yazılarına yönelebilir. Zaten onunla ilgili bir şeyler görmekten, duymaktan, okumaktan sıkılmışsınızdır. Hem onun korunma yolu, kurtuluşu var. Ben tedavisi olmayan bir hastalıktan bahsedeceğim.

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih Sondaj Gemisi’nin 135 milyar metreküplük yeni bir doğalgaz keşfi daha yaptığını açıklamıştı. Açıkladı açıklamasına da birileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müjdesine pek bir ‘şişmiş’.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ülke menfaatine açıklama yapıyor, bazıları eleştiriyor. Milletin niye coştuğuna anlam veremiyor. Yapılan doğru işlerin alkışlanması gerekiyor.  Marifet iltifata tabidir. Öyle şişmek, pişmek olmaz. Türkiye’nin en büyük sıkıntılarından biri petrol ve doğalgazda dışa bağımlı olmasıdır. Bunu herkes de bilir. Türkiye bunun için son yıllarda çok büyük hamleler yapmıştır. Petrol arama filoları kurulmuştur. Akdeniz’de restler çekilmiştir. Alanlar açılmıştır. Bu anlamda Türkiye’nin doğalgaz keşfi yapması oldukça olumlu bir gelişmedir.  Aynı zamanda petrol, doğalgaz konusu çekilen restlerin ardından bir itibar meselesi haline gelmişti.

Doğalgaz dışarıdan alınmazsa fiyat düşük olacaktır. Bunu bilmek için profesör olmaya gerek yok. Haydi fiyat düşük olmadı diyelim, dolarlarımız dışarı çıkmayacak neticesinde kur düşecektir. Diyelim o da olmadı, olamadı; dışarıdan alınmayan doğalgaz Türkiye’ye stratejik anlamda katkı, istihdam, itibar sağlar.

Birileri de anca dedikodu yapıyor. El insaf. Yapılan olumlu işi takdir edin. Neymiş efendim, dünyada en büyük doğalgaz rezervine sahip olan ülkesi Venezuela’da 1 varil petrol, 1 falan filan çikolata parasıymış ama halkı perişanmış, falanca ülke petrol zenginiymiş ama halk açmış. Falan, filan, feşmekan.

“Gaz bizi doyuracak mı?” diye soran var. Allah akıl, fikir versin. Düşmanlık sizi kör etmiş. Aynı havayı soluyoruz kardeşim. Nasıl bir hastalıkmış sizdeki? Tedavisi de yok. Allah şifa versin ne diyeyim. En fazla soda için, şişkinliğe iyi gelir diyebilirim.

Sözlerim çarpıtılmasın. Esnafın, vatandaşın ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğunu biliyorum. Herkes zor bir dönemden geçiyor. Doğru. “Evine ekmek götüremeyen yok” da demiyorum. Benim takıldığım, körü körüne yapılan muhalefet. Ülke menfaatine yapılan işlerin alkışlanmaması. Kaldı ki bunu da hep söylerler iyi, güzel işler yapıldığı zaman alkışlarız, bizim muhalefet anlayışımız budur diye. Alakası yok.

Bu düzen, sistem böyle devam ettikçe bu hastalık hep var olacak. Tedavisi mümkün değil.

Önceki ve Sonraki Yazılar