Algı Ülkesi Olduk

Yazılarımı takip edenler çok iyi bilirler ki ben siyasetin parti üstü bir olgu olması gerektiğini savunurum sürekli. İktidar ya da muhalefet iyi işler yapıyorsa takdir edip arkasında durmak gerek ama millete zarar veren hamleler içinde oluyorlar ise eleştirmesini de bilmek gerek. Bunları başarırsak çağdaş bir ülke haline gelebiliriz.

Yıllar önce rahmetli Ecevit’in Amerika Başkanı Clinton ile görüşmesinde çekilen bir fotoğrafa yıllardır algı operasyonları yapıldı. “Türk başbakanı, Amerika başkanının önünde el pençe-divan duruyor” diye yıllardır Ecevit’in hizmet ve hatıralarına saygısızlık edilmişti.

Yıllar yıllar geçti şimdi de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aynı algı yapılıyor. Umarım AKP tabanında Ecevit’e algı yapan kişiler aynı durum Sayın Erdoğan’a yapılınca utanma duygularını hatırlamışlardır ve ne kadar haksızlık yapıldığının farkında olunmuştur.

Şimdi gelelim Sayın Erdoğan’a yapılan algı olayının iç yüzüne; bildiğiniz gibi Nato zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan bir masada otururken Amerika Başkanı Biden, Erdoğan’ın yanına gelip; pandemi sürecinde adet haline gelen yumruk selamlaşması yapmıştır. Bu esnada Sayın Erdoğan selam vererek koltuğundan ayağa kalkarken objektife yansıyan görüntüde sanki Biden’ın eline doğru eğildiği gibi bir görüntü ortaya çıkmıştı.

Yahu bu algının kime ne faydası var. Koltuktan kalkan bir insanın fiziken vücudu önce öne eğilir ve sonra doğrulur. Bunu farklı yorumlayarak güya prestij kaybı gibi yansıtmanın kime ne faydası var? Şu olayı açıklamaktan bile utanır insan.

Bu konular muhalefet malzemesi yapılacak şeyler değil. Her şeyden önce gerçekten çok ayıp bir durum. Hatta bunu malzeme haline getirenlere şunu sormak lazım; Biden yürüyüp sayın Erdoğan’ın ayağına kadar gelişini neden deklere etmiyor o bazıları?

Bakınız bizler yanlış gördüğümüz her şeyi eleştirmeliyiz. Cumhurbaşkanını da eleştirebiliriz. Ama ortada bir algı varsa bu algıya alet olmamak gerek. Bu ucuz siyaset manevralarına girmemek gerekir diye düşünüyorum.

Ama biraz önce söylediğim gibi rahmetli Ecevit’e de aynı ucuz siyaseti yapanlar, umarım aynı algı karşılarına geldiğinde utanmışlardır. Utanma duyguları varsa tabi…

Bazı yurttaşlarımız ve bazı siyasetçilerimiz ne yazık ki ülke yönetmeyi, siyaset yapmayı, kabadayılık yapmak sanıyor. Ülke yönetmek kabadayılık ile olmuyor. Sanırım Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Biden ile kavga etmesini ağır ithamlar yöneltmesini isteyen ve bekleyenler hayal kırıklığına uğradılar. Ülke böyle yönetilmiyor. Diplomasi ile ilişkilerin normalleşmesi ülkemizin menfaatine olacaktır. Global dünyada uyum esastır. Dünyaya kafa tutarak ilişkileri kötülüğe sürüklemenin ekonomimize ne zararlar getirdiğini bilmeyen, görmeyen, uzayda yaşıyor olmalı.

Devir artık entegrasyon ve uyum devri. Öyle külhanbeyi tavırlar sergileyebilmeniz için öncelikle üreten güç olup dünyada ilk üç ekonomi içinde olmalıyız ki kafa tuttuğunuz ülkeye yaptırım uygulayacak güçte olabilmeniz gerekir. Öyle bedava kabadayılıkla olmuyor bu işler.   

Eleştiri her zaman yapılmalı. Hatta mevcut iktidarın birçok olumsuz eylemini önce ben eleştiriyorum. Fakat eleştiri de ahlaki olmalı, ucuz menfaatlere hizmet etmemeli ve en önemlisi Nato zirvesinde ülkemizi temsil eden Cumhurbaşkanımıza karşı “el öpme pozu” algısıyla ahlaksızlık yapılmamalıdır. Muhalefetin de iktidarında ahlaki siyasetten uzaklaşmadığı bir Türkiye olma ümidiyle; sağlıcakla kalınız…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.