Yerli otomobil açılımını Hükümet açıklamalı

Yerli otomobil açılımını Hükümet açıklamalı

Son dönemlerde Ak Parti-CHP tartışmalarına o kadar alıştık ki, tartışma olmama şansını hiç göremiyoruz bile. Birisinin ak dediğine diğeri kara diyor. Belki siyaseten bu iş normaldir ama bu işin bir de doğrusu yanlışı olması lazım değil mi? Yani bir şey ya aktır ya karadır. Bunlardan biri doğru söylüyordur diğeri yalan…

Son zamanlarda ülkede en çok tartışılan konulardan birisi de yerli otomobil. Tabii ki vatandaş olarak bir yerli otomobil üretecek olmamız, bu yerli otomobilin zamanın şartlarına uygun bir biçimde çok ileri düzeyde olması göğsümüzü kabartıyor ve gururlandırıyor. Ancak tartışılan bazı durumları da açığa çıkarıp, vatandaşa izah etmek Hükümet partisinin görevi diye düşünüyorum.

Mesela açıklanan programa göre, yerli otomobilin, 2020 yılında, isim lansmanı; 2021 yılında fabrika kuruluşu, 2022 yılında da seri üretimine geçilecek deniliyordu. Ancak 26.12.2019 tarihli ve 1945 sayılı Cumhurbaşkanı kararına baktığımızda; “yatırım süresi başlangıç tarihinden itibaren 13 yıl olup, yatırımın öngörülen sürede gerçekleştirilmemesi halinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından bu sürenin yarısı kadar daha ek süre verilebilir.” Deniliyor. Yani bu durum halka bir açıklamaya muhtaç gözüküyor. Seri üretime 2022 yılında geçilecek mi yoksa 13+6,5 yıl esnekliği var mı?

Bu arada yerli otomobille ilgili olarak sipariş sayıları oldukça yükseliyormuş. Hatta Konya Büyükşehir Belediyesi de bilindiği üzere 100 adet siparişi ilk veren belediye idi. Şimdi bu siparişleri de görünce aklıma 2015 yılı geldi:

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık Anadolu Ajansı Editör Masası’nda ilk yerli otomobilimizin prototipinin kamuflajlı görüntüsünü kamuoyuyla paylaşıyor. Ve ardından devam ediyor: “İnşallah 2016’da her türlü mevsim iklim ve arazi şartında deneyeceğimiz 30-40 araç üretmeyi hedefliyoruz. 2020’den önce de inşallah 2019 sonuna kadar da Türkiye’de bunun seri üretimini başlatmayı hedefliyoruz.”

Ayrıca bu yerli otomobile de “iş dünyasından ve STK’lardan sipariş yağıyor” haberleri her gün gazeteleri süslüyordu. TESK Başkanı Bendevi Palandöken tüm taksileri yerli otomobil yapacaklarını söylüyordu. Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul; tüm il temsilcilikleriyle beraber sipariş vereceklerini, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası 100 siparişi sembolik olarak en başta yapıyorlardı.

ATV muhabiri kameraların önünde prototiplerden birine biniyor ve sürüş gerçekleştiriyor, “ilk yerli otomobili sürdüm” diye sevinç doluyordu.

Şimdi 2015 yılında daha dün gibi hatırladığımız görüntüler ortadan kalktı ve 2019 sonu itibariyle bu sefer yeni bir prototip bize “yerli otomobilimiz diye” sunuldu. Bunu nasıl açıklamak lazım, bilemiyorum.

Şimdi bunlarla ilgili Hükümet’in bir açıklama yapmasını istemekten daha doğal bir şey olabileceğini sanmıyorum.

Yine o yıllardan bir konu daha hatırlatmakta yarar görüyorum: Yine aynı yıl, yani 2015. Gazetelerde bir haber var: “Yerli otobüsü ASELSAN ve TEMSA üretecek” diye…

ASELSAN ve TEMSA 2015 yılında yüzde 100 yerli ve elektrikli otobüs geliştirme projelerinde işbirliğine yönelik anlaşma imzalamıştı. Bunun dışında TEMSA Genel Müdürü Dinçer Çelik “ASELSAN ile olan teknolojik işbirliğimiz yalnızca yerli elektrikli otobüsle sınırlı kalmayacak. Yakın zamanda ilk elektrikli yerli otomobil üretme planlarımızı da hayata geçireceğiz” demişti.

Şimdi ne oldu derseniz; TEMSA konkordato ilan etti. Ve bu işlerle alakası olmayan Anadolu Grubu, Kök Grubu, Turkcell, Zorlu Grubu ve BMC birleşerek yerli otomobilimize talip oldu.

Şimdi bir vatandaş olarak 2015’deki bu olayları ve 2019’da şimdi tekrarı yaşanan açıklama gereği yok mu?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.