Yeni partiler hazırlanıyor

Yeni partiler hazırlanıyor

1985 yılında Sosyal Demokrasi Partisi’yle Halkçı Parti birleşmiş ve Sosyal Demokrat Halkçı Parti(SHP) kurulmuştu. SHP o dönem 1989’da yerel seçimlerde 1. Parti olmuş; 1991 genel seçimlerinde de DYP’nin ardından 2. parti olarak aynı zamanda koalisyon ortağı olmuştu.

SHP o zamanki varlığıyla sosyal demokrat bir partiydi. İçerisinde birçok görüşe de yer veriyordu. Solda birçok görüşün ve fraksiyonun toplanma yeri olmuştu. Bu yönüyle de parti içerisinde çok fazla “çatlak ses” olması gayet doğaldı. Mesela 1991 genel seçimlerinden sonra, başını Genel Sekreter Deniz Baykal’ın çektiği, “koalisyona girmeyelim” diyen bir grup vardı. Onlara göre “koalisyona girilmezse, muhalefette kalınırsa bir sonraki seçimde tek başına iktidar olunurdu” düşüncesi hakimdi. Partinin birinci adamı Erdal İnönü ve 2. Adamı Deniz Baykal arasında ortaya çıkan genel başkanlık yarışı neticesinde İnönü bu yarışlardan galip çıkarak parti içerisinde Deniz Baykal’ın etkinliğini bitirmişti.

Bunun üzerine SHP içerisindeki Deniz Baykal ve ekibi 1992’de ayrılarak CHP’yi yeniden kurdular. (Kelimeleri bilerek seçiyorum. Genelde herkes 1980’de kapanan CHP’yi yeniden açtılar gibi algılıyorlar ancak 1980’de kapanan CHP’nin devamı oldukları konusu mahkeme kararıyla 1995-1996 yılları arasında ancak tekrar kazanıldı.)

1992’de kurulan CHP’de genel başkanlığa Deniz Baykal seçildi. CHP, SHP gibi sosyal demokrasiyi değil, daha halkçı, daha milliyetçi daha Orta Anadolu kültürüne uygun bir siyaset oluşturmak istedi. Bilindiği üzere, Dünyada solun milliyetçi olmadığı Doğu Almanya vardı zaten şimdi yok. Bir de Türkiye vardı. İşte Baykal ve ekibi CHP’yi kurarak daha milliyetçi bir sol parti temeli atmış oldular.

Şimdi gelinen aşamada Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı olarak Türkiye’de ihtiyaç gözüken sosyal demokrat bir partiyi tekrar oluşturmaya çalışıyor. Yani CHP, sosyal demokrat bir parti olmaya hedeflendi. Bunun karşısında da görünen o ki, daha milliyetçi bir parti olması gerekliliğini savunan Muharrem İnce.

Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu karşısında sınavlarını verdi ve bu sınavlardan başarılı çıkamadı. Kemal Kılıçdaroğlu hem yerini sağlamlaştırdı hem de genel başkanlığını daha da kabul ettirdi. BU arada gerek örgüt yönetimlerinde, gerek milletvekilleri arasında, Muharrem İnce’ye destek veren pek fazla yönetici de kalmadı.

İşte bu durum neticesinde şimdi Muharrem İnce’ye yapacak bir şey kalıyor ki o da kendisi gibi düşünenlerle, bir parti kurmak.

Yani parti kurma veya parti değiştirme işleri zaten bu minvalde gelişir. Ertuğrul Günay CHP’de, Deniz Baykal’a bayrak açmıştı. Seçimi kaybetti ve partide hareket kabiliyeti kalmamıştı. Baykal, partinin başında olduğu müddetçe, Günay’ın yapabileceği hiçbir şey yoktu. Ak Parti’ye geçti ve siyasi hayatına devam ettiği gibi bilindiği üzere Kültür ve Turizm Bakanı olarak görev yaptı. Aynen SHP’de hareket kabiliyeti kalmayan Baykal’ın CHP’yi kurması gibi…

Ve eğer gereken destekleri de alabilirse Muharrem İnce partisini kuracaktır. Ve de solda CHP’de yer bulamayanların gideceği bir parti haline gelecektir.

Yeni kurulan tüm partileri önemsiyorum. Çünkü yeni Anayasal sistemimize göre bu partilerin her birinin bir önemi olacak ve daha önce yüzde1’lik bir partinin önemi yokken belki de şimdi yüzde 1’lik parti belirleyici bile olabilecek. Bu nedenle Muharrem İnce’nin kuracağı partinin de şimdiden mutlak olarak başarısız veya başarılı olarak değerlendirilmesi çok kolay bir iş değildir.

Yarın da Ak Parti’nin içerisinden, Gelecek Partisi ve DEVA Partisinden sonra çıkmaya hazırlanan 3. bir parti hakkında bahsedip bu iki kurulacak partinin değerlendirmesini de birlikte yapayım istiyorum.

Dostlukla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum