Mevlana İhtifalleri başladı

Eskiden “Mevlana İhtifalleri” diye kullanırdık, “Mevlana Anma Günleri”ni. Pek bir farkı yok anlam olarak ama “ihtifal” daha ağdalı ve kulağa daha hoş geliyor.  İhtifal; genelde hürmet ve saygı için büyük topluluklarla yapılan merasim olarak bilinir. Türk Dil Kurumu sadece “anma töreni” olarak açıklamış. Her ikisinin de kullanılmasın bir sakınca yok ama ben ihtifal lafını daha çok sevdiğim için onu kullanacağım. Başta bu açıklamayı yapayım.

İhtifaller dün itibariyle başladı. Konya’mıza hayırlı uğurlu olsun. Ve bence güzel de başladı. Bakan Numan Kurtulmuş’un burada olması ve açılış törenlerine katılması da güzel bir görüntüydü. Aslında bana sorarsanız bu 10 günlük törenlerin bir günü zaten Şeb-i Arus, geri kalan 9 gününde ayrı ayrı her gün bir bakanın katılması güzel bir mesaj olabilir.

Tabii ki aralık ayının gelmesiyle, konumuz genelde hep Mevlana olur. Ve ihtifallerin nerede yapıldığı en önemli konu haline gelir. Bu tür tartışmaların yapılmasını gereksiz buluyorum. Mevlana tüm dünyaya mal olmuş, kimine göre düşünürü, kimine göre filozof, kimine göre İslam alimi… Yani ne olursa olsun herkesin bir şekilde ilgisi var Mevlana Hazretlerine. Hal böyle olunca da herkes bu durumdan kendine göre yararlanmaya çalışıyor.

Tabii bu yararlanmaya çalışanların maddi açıdan da bu durumdan bir rant sağlamaya çalışması kendi içerisinde gayet mantıklı geliyor.

Burada artık beylik laf haline gelen  “Konya dışında şeb-i arus kutlanmasın” lafının çok önem arz etmediğini söylemek istiyorum. Bana göre nerede anılırsa anılsın, bu anma programları hep Mevlana’yı, Konya’yı ve İslam’ı işaret edecektir. Dolayısıyla nerede yapılırsa yapılsın bu aslında Konya’nın ve İslam’ın bir nevi reklamıdır.

Bir de bunun yanı sıra içerik meselesi var ki, bu tartışmaları hiç anlayamıyorum. Yani sema töreni, dini bir ayindir. Ve de içeriği bellidir. Yani semadan önce bir “Hadise bir konser versin” diyemezsin ki… Bana göre bu içerikte tasavvuf müziği konseri bile gereksizdir ama seven insanların dinlemesi için bir renktir.

Yani Mevleviler semayı böyle yaparlar. Buna eklenecek bir içerik falan yoktur. Dolayısıyla içerikten yana sıkıntıları olanlar varsa alternatifini de sunmalıdırlar.

Yani anlayacağınız, Mevlana’yı anlamaya çalışmalı ve de diğer işin dedikodularından uzak durmalıdır.

Kim nerede sema yaparsa yapsın. Önemli olan, Mevlana’ya hakaret etmesin, İslam’a hakaret etmesin, Konya’yı da unutmasın. Yapılması gereken bence bu kadar. Gerisi işin dedikodu boyutudur.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.