Metin Külünk ASKON’daydı

Cuma akşamı ASKON’da, İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ün katıldığı bir program vardı. Metin Külünk, Çin’den Avrupa’ya giden yeni “İpek Yolu” ve bu yol üzerinde bulunan Konya’nın durumundan bahsetti. Konu hakkındaki geniş bilgiyi gazetemizin içinde bulabilirsiniz. Ve kesinlikle okumakta fayda olduğunu düşünüyorum. Çünkü artık Konya kozasını yırtmalı ve başını dışarıya uzatmalıdır.

Burada bahsedeceğim konu daha çok insanların birbirlerini dinlemekte ne kadar zorlandığı ve bu zorlanmanın getirdiği anlaşmazlıkların doğurduğu sonuçlar olacak. Metin Külünk sunumunu bitirdikten sonra “sorusu olanlar varsa cevaplayayım” dedi. Daha sonra da “her konuda sorabilirsiniz” diyerek, soruya teşvik etti. Bendeniz de bir soru sormak istedim.

Öncelikle şunu söylemeliyim: Maalesef “magazin” haberlerini daha çok seviyor ve daha çok okuyoruz. Yani Sayın Külünk’ün sunumunun yer aldığı haberin okunması maalesef çoğu vatandaştan ilgi görmeyecektir. Ancak hepiniz hak vereceksinizdir; Metin Külünk’ün bundan birkaç ay önce Konyaspor’la ilgili sözleri hem ilgi görür hem de okumayı arttırır. Dolayısıyla gazeteci duyarlılığı içerisinde bu soruyu kendisine yöneltmeye çalıştım.

Niyetim şuydu: Konyaspor eski Başkanı’nın FETÖ’den ifade vermesi ve akabinde serbest kalmasına sosyal medya üzerinden belki de en şiddetli tepkiyi Metin Külünk vermişti. Ardından da buradan yola çıkarak başkaları tarafından da “Konya’nın FETÖ’cülükle suçlanması” gibi çok ağır eleştiriler Konya ve Konyalı için yapılmıştı. Ve şimdi gelinen aşamada Konyaspor’un eski başkanı Ahmet Şan, yargılandı ve beraat etti. Bu konuda Konya, Konyaspor ve Ahmet Şan bir özür bekleme durumunda olsa gerek diye düşündüm ve bu şekilde bir soru yöneltmeye çalıştım. Ama ne mümkün… “Kraldan çok kralcı” bir şahıs çıktı bu soruyu sormaya çalıştığım için olayı ihanet mantığına bile getirdi.  Ha bu arada bu mantığı yürüten yaşlı vatandaş eskiden bir Felsefe Hocası olduğundan falan bahsetti. İşin burası daha trajikomik zaten.

Tabii ki Metin Külünk usta bir politikacı. “İş adamları toplantısı, toplantının insicamına uygun bir soru değil” dedi. Tabii ki “her konuda sorabilirsiniz dediği için böyle bir soru sorduğumu da söylemeye çalıştım. Ve de bu soru konusunda açıklama yapmadı; sadece “söylediğim söz neyse sonuna kadar arkasındayım, geri vites yapmam” dedi. Daha sonra toplantı sonunda da “Her şey yerinde güzeldir. Yerinde söylenilen söz, yerinde konulan tavır, ben sürgit yapmam” diyerek konuyu kapattı. Bence de en azından bizim için burada konu kapanmıştır.

Yani usta bir politikacının, sormaya çalıştığımız soruyu yine aynı nezaket ve ustalıkla cevaplamasının örneğini burada görürken; diğer taraftan “kraldan çok kralcı” bir üslupla, ne dediği belli olmayan, neyi savunduğu belli olmayan, geçmişte felsefe hocası olduğunu savunan birinin üslubu arasındaki farkı da görmekte yarar vardır.

Bir Konyalı olarak, Konya ile ilgili bir konuda bu konunun bir nevi başlatıcısı gözüken bir milletvekiline bu soruyu sormak mı daha normaldir yoksa bir Konyalı “felsefeci” olarak “böyle bir soruyu neden soruyorsun” demek mi?  Bunun yorumunu değerli okurlara bırakıyorum.

Ancak işte Konya’nın gelişmesinin önündeki engellerden biridir bu tür eyyamcı insanlar. Ve bunlar bu eyyamcılıklarıyla aslında Konya’ya ihanet etmektedirler. Bu tür Konyalıları, çok fazla paydaş yapmamak gereklidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.