Anlayan varsa bize de anlatsın

Hep anlatılan güzel bir hikaye vardır: “Deniz kıyısında bir kasabada, kış sezonu hava soğuk ve dolayısıyla kasaba bomboştur. Herkesin birbirine borcu var ve zor durumdalardır. Şans eseri kasabaya bir turist gelir ve bulduğu ilk motele girer. Resepsiyona 100 lira bırakıp odalara bakmaya çıkar.

Motel sahibi hemen parayı alıp, market sahibine borcunu öder.

Market sahibi o parayla toptancıya olan borcunu kapatır.

Toptancı sevinçle parayı alıp nakliyeciye olan borcunu öder.

Nakliyeci parayı alıp benzinlik sahibine olan borcunu verir.

Benzinlik sahibi de o parayla motele olan borcunu öder.

Ve o sırada turist odadan geri döner ve odayı beğenmediğini söyleyip 100 lirasını geri ister.

Turistin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmaz. Fakat kasabalılar borçlarından kurtulur.”

Bazen neyin, nasıl olduğunu ve neden olduğunu anlayamazsınız ya işte bu da tam da böyle bir fıkra değil mi?

 

“Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak bir ricada bulunur: “Çok susadım ve buralarda su bulamadım. Lütfen bana bir bardak su verir misiniz?”

Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak: “İstersen ayran getireyim” der. Adam bu teklifi memnuniyetle kabul ettikten sonra, çocuk bir çanak ayran getirir. Adam ayranı içtikten sonra çocuk: “İstersen daha getireyim” der. “Zahmet olur yavrum.” Der adam. Çocuk: “Hayır ne zahmeti. Zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik.”

Bunun üzerine, adam iğrenerek elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır: “Anneee, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı…”

 Bazen ayran pis olur, çanak başkasının olur ama siz kendinizin gibi içersiniz. Ondan sonra da neye uğradığınızı şaşırırsınız. Her daim gözü açık olmak lazım.

***

Bazen aklımız başımıza gelir hafızamız çalışmaya başlar ama geç kalırız.

“Gökdelenin asansörü bozulmuştu. İki arkadaş yirminci kata kadar merdivenleri çıkmak zorunda kalınca, her katta gülünç bir fıkra anlatmaya karar verdiler. Böylece tam on dokuzuncu kata çıkmışlardı ki, bir tanesi:

- Şimdi, dedi. En şahanesini anlatacağım. Kapının anahtarı arabada kaldı.”

Güzel hafta sonları…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.