Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Üç aylar mübarek olsun

Üç aylar mübarek olsun

Dinimizin en önemli günlerinden biri olan üç aylar nihayet başladı.25 Şubat tarihinde Recep ayının birinci günü başladı. Ramazan ayı ise 24 Nisan Cuma günü başlayacak ve 23 Mayıs Cumartesi günü idrak edilecek olan Ramazan Bayramı ile sona erecek.

Müslüman halkımız tarafından “Üç Aylar” olarak isimlendirilen, yeni bir mânevî mevsime girmiş bulunuyoruz.Bu üç aya dinimizde son derece önem verilir; Müslümanlar adeta bu ayları iple çeker ve bu ayları değerlendirmek için azami gayret gösterirler. “Mübarek üç aylar” diye bilinen aylar bu şekilde hiçbir kaynakta yer almamasına rağmen Müslüman toplumlarda özel bir yeri vardır. Şüphesiz bu durum “on bir ayın sultanı” diye anılan Ramazan Ayı’nın çekim kuvvetinden dolayıdır. İslamî-Hicri takvimin 7. ve 8. ayları olan Recep ve Şaban”ın diğer aylar arasında fonksiyonları Ramazan”dan önce gelmeleri ve böylece hazırlık dönemi olmaları hasebiyledir.

Sevgili Peygamberimiz, mübarek üç aylar için, “Recep Allah”ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ise ümmetimin ayıdır” (Buhârî) buyurmuşlardır. Rasulullah, Ramazan ayı dışında en fazla Recep ve Şâban aylarında oruç tutmuşlardır. Recep ayı girdiğinde de, “Allah”ım, bize Recep ve Şaban”ı mübarek kıl ve bizi Ramazan”a ulaştır” (Keşfu”l Hafa) diye dua etmiştir.

Bu üç ayda ayrıca Regaip Kandili, Berat Kandili, Miraç Kandili ve Kadir geceleri bulunmaktadır. Ramazan ayındaki farz orucun yanı sıra Rasululah, Recep ve Şaban aylarında da Müslümanları oruç tutmaya teşvik etmiştir. Hz. Aişe başka bir rivayetinde bu konuda şunları söyler: “Rasulullah senenin hiçbir ayında Şaban ayındakinden fazla oruç tutmaz ve şöyle buyururdu: Amellerden gücünüzün yettiğini yapın. Çünkü siz bıkmadıkça, Allah da size asla bıkmış muamelesi yapmaz. Allah yanında amelin en makbulü, kişinin az da olsa devam üzere işlediği ameldir.” (Müslim)

Üç aylar, günahlardan arınma, sevaplarla bezenme mevsimidir. Hayatımızda adeta otokontrol sisteminin kurulmasına vesile olan mübarek üç aylar ve kandiller, dünyevi meşguliyetlerimizden sıyrılıp yaratılış gayemizi düşünmemiz, Yaradan ve yaratılanlarla olan münasebetlerimizi de güçlendirmemiz için son derece değerli fırsatlardır. Bu müstesna zaman dilimi Yaratıcımıza, ailemize, çocuklarımıza, milletimize ve bütün insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızı hatırlamaya, hata, ihmal ve kusurlarımızdan dönmeye, gaflet uykusundan uyanmaya vesile olmalıdır. Bu manevi iklim aramızdaki çekişmeleri, tefrika ve ihtilafları, şahsi menfaat hesaplarını, basit düşünce farklılıklarını bertaraf etmeli, yüce dinimizin bizden ısrarla istediği barış, hoşgörü, kardeşlik, birlik ve beraberliğimizin güçlenmesini, insani ve ahlaki meziyetlerin yeniden yeşermesini sağlamalıdır."

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.