Mustafa Ekmekcioğlu

Mustafa Ekmekcioğlu

Cumartesi neşesi

MÜSLÜMAN DİYENİN

Alman’ın birisi yeni Müslüman olmuş ve Bayburtlu bir kızla evlenmiş. Kurban bayramı, bakmış bütün Müslümanlar kurban kesiyor.

O da dini vecibelerini yerine getirmek için, bir kurbanlık alır, evinde kesmek ister. Yatırmış koçu, keserken tam yarıya gelmiş, ya bu Müslümanlar kurbanı keserken bir şeyler diyorlardı, acaba neydi diye aklına takılmış.

Hanımına sormayı da, gurur meselesi yapmış. Koşmuş gitmiş bir Türk kahvesine elinde bıçak üstü başı kan, sormuş;

-“Kurban kesmeyi kim biliyor? Millet tırsmış, elinde bıçak üstü başı kan. Hiç kimseden ses çıkmamış. Ya burada Müslüman var mı? demiş.

Bayburtlu bir amcada elinde tespih bir köşede oturuyormuş. Millet onu işaret etmiş Alman’a. Alman da onun başına dikilmiş sormuş.

-“Sen Müslüman mısın amca?” demiş. Bayburtlu amcada onu böyle kan revan içinde görünce çekinmiş, demiş ki;

-“Vay beni işaret edeni… Bana Müslüman diyenin avradını” diye bitirmiş..

 

KURBANLIK

Kurban bayramında Temel ile, Fadime kurbanlık almaya gitmişler. Gezmişler gezmişler Temel artık yorgunluktan:

-Yeter Fadime kurbanın olayım yeter demiş.

Fadime dayanamayıp:

-Üzgünüm ama bu yıl öküz kesmeyeceğim demiş.

RAZIYSA ÖYLE YAP

Bir vaiz, camide Kurban Bayramı hakkında vaaz ederken dinleyenlerden biri bir kâğıt uzatır. Kâğıtta şunlar yazılıdır:

“Validem için keseceğim kurbandan kimseye hisse vermeyip hepsini kavurma yaparak bir çömleğe koymak niyetindeyim, nafakası olsun diye. Caiz midir, değil midir?”

Vaiz notu yüksek sesle okuduktan sonra şöyle der:

“Yarın cennet ehli kurbanlarına binip sırat köprüsünden geçerken bu kadının da kavurma çömleğine binmesi lâzım gelir. Git, sor, razı olursa öyle yap!”

SAHİBİNE VERİRİM       

Nasreddin Hoca fakirlikten Kurban Bayramı’nda kurban kesememiş.

Bayram namazından dönerken sokakta bir keçi görmüş, hemen

yakalayıp kurban edip yemiş.

Bunu öğrenen komsusu Nasreddin Hoca'ya :

-Hocam kıyamet günü keçi için sorguya çekileceksiniz, o zaman

ne diyeceksiniz? demiş.

Hoca :

-İnkar ederim, demiş.

-İnkar edemezsiniz, kıyamet günü keçi dirilip tanıklık edecek.

-Öyleyse daha iyi, demiş Hoca. Kıyamet günü keçi dirilip gelse

hemen yakalayıp sahibine geri verip bu dertten kurtulurum.

 

ORASI BİR HAZİNE

Nasreddin Hoca’yı bir köyde imamlık yapmak üzere, iki öküz bedel karşılığında razı etmişler.

“Bize vakit namazlarını, teravihleri kıldır. Vaaz et” demişler. Hoca kabul etmiş.

Ramazan ayı boyunca teravihlerden evvel dersler vermiş. Vaazlar vermiş. Sohbetler etmiş. Cemaate bir şeyler verebilmek için çırpınmış durmuş. Kurban bayramı namazını kıldırmış. Kendi köyüne dönmek üzere cemaatle vedalaşırken, onların hallerine dikkatle bakmış. Görmüş ki “eski tas, eski hamam”. İlerleme nerdeyse hiç yok. Hatta pazarlıklarındaki iki öküz yerine Hoca’ya sadece bir öküz vermişler.

Hoca evine dönmüş. Ahırda yeni öküzünü bağlıyacak yeri hazırlıyorken, bir komşusu Hoca’ya hoş geldine gelmiş.

- “Hoş geldin Hocam. Oralarda neler yaptın, öküzü nerden buldun” deyince;

Hoca :

-“Orası bir hazine. Orada eski zamanlardan, tarihi çağlardan kalma koca bir ahır dolusu öküz buldum” demiş.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.