BİR GAZETE VE BİRÇOK YALAN

Diriliş Postası isimli gazete, 6 Kasım 2016 günü birinci sayfasında “Bir İngiliz Prangası Kemalizm” başlıklı yazıyla yayımlandı. Aklı başında olan bir kalem sahibi çıkıp; bu yazıyı yazıp yayımlayanların nankör olduklarını, Doksan üç yıl önce oynanan oyunları yeniden oynamak için gündeme taşıdıklarını açık ve mertçe söylemeliydiler. Esef ediyorum bu çirkin yazı görmemezlikten gelindi. Bu yazıda doksan üç yıldır siyasi dincilerin, hilafet sevdalılarının dillerinden düşmeyen, yalan damlatan kalemlerinden eksik olmayan ve birtakım kalem sahiplerinin hazır kalıp konusu olan cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı bir kez daha körüklenmiş. Böylesine yalan dolu yazıları yazanlar; bu vatan için canlarını veren bütün şehitlerimize, Kurtuluş Savaşı’nın komutanlarına ve Türk halkına karşı nankörlük etmişlerdir. Bu yazının konusu; Atatürk ve cumhuriyetin kurucu kadrosunun Türkiye’yi İngiliz prangasına mahkûm ettirdikleri ve yapılan yeniliklerle Müslümanları dinden uzaklaştırdıklarıdır.

Bu yazıya göre, İngilizler; “Bu Kuran, bu İslam dini Türklerin elinde oldukça biz onları yenemeyiz. Ne yapıp etmeli bu Kuran’ı onların elinden almalıyız ya da Türkleri dinden soğutmalıyız” demişler. Bu yazıyı yazan kimse; Atatürk halifeliği kaldırınca; dinin elden gittiğini, halifeliğin kaldırılmasıyla İslam dünyasının bölünerek güçsüzleştirildiğini Kemalist kadronun Müslümanlığı yok etmeye çalıştığını, ezanın Türkçeye çevirerek okunduğunu, yeni harflere geçişte Kuran öğrenmenin yasaklandığını yazmış. Sonuç olarak, yazar; 15 Temmuz olayını İngiliz gizli siyasetine bağlayarak halkın direnmesiyle bu olayın etkisizleştirildiğini savunuyor.

Şimdi tarihe bakalım. Kanıtlı, tanıklı tarih böyle söylemiyor. Tarih; İngiliz Muhipleri, İslam Teali, Kürt Teali cemiyetlerinden söz ediyor. Şimdi Allah hakkı için söyleyin bu cemiyetler İngilizlerin siyasi çıkarları için kurulmadı mı? Bunlar neyi savunuyorlardı? Osmanlı’nın İngiliz koruması altına girmesini, böylece saltanat ve halifeliğin dolayısıyla İslamiyet’in korunabileceğini savunuyorlardı. İçinde Allah korkusu olan bir kişi çıkıp söylesin; İngiliz korumacılığı altına girmeyi kimler savundu? Kurtuluş Savaşı’nı engellemek için çıkarılan ayaklanmaların başında kimler vardı? “Elhamdülillah Müslüman’ım” diyen herkes bu soruların gerçek yanıtlarını öğrensin. Konuşulup yazılacaksa; yazın konuşun, ama tarihi ters yüz etmeyin, İslam’ı savunuyoruz derken iftira ve yalan gibi cezası çok büyük bir günaha girmeyin. Son dönem osmanlı devleti yöneticilerinin İngilizlere çektikleri ve koruma istedikleri telgrafların asıllarını devlet arşivlerinde görmeden yazmayın, konuşmayın. Şimdi el insaf, o günlerde İngilizlerden manda- koruma isteyenler; bugün Atatürk’ü ve Kemalizm’i Türkiye’yi İngiliz prangasına mahkûm ettirmekle suçluyorlar.

Sövüp saymakla, hakaret dolu yorumlarla falan bir yere varılmaz. Gerçek neyse o. Benim yazdığım her yazının hangisi yalansa, hangisi belgesizse, hangisi iftiraysa kanıtıyla gelip yüzüme vurun. Kimsenin dini falan beni hiç ilgilendirmez ama bu yalanları yazanlara da “Müslüman” diyemem. Herkes aklını başına toplayıp tarihi iyi incelesin. Her kim, “falanın- filanın” peşine takılıp; “Elhamdülillah Müslüman’ım” demeden önce kendisini bir yoklasın, sorgulasın ve gerçek İslamiyet’i öğrenip, kendi yaşamında uygulamadan “Elhamdülillah Müslüman’ım” demesin.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar