Eleştirirken İnsafı da Elden Bırakmayalım!

Eleştirirken İnsafı da Elden Bırakmayalım!

Türkiye'nin gündem eksiği varmış gibi şimdi de bir rektörün şeffaf bir şekilde atanma şartlarını belirleyerek ilana çıktığı ve herkese duyurduğu personel daire başkanlığına, tüm şartları taşıyan tek kişi olan eşini personel daire başkanı olarak atamasını konuşuyor. 

Kadın tüm şartları taşıyan bir Derya ise, eşiyle de arasında sağlam ve kopmaz bir nikah Bağ'ı var ise bunun neresini konuşurlar bilmem. Tamam, bir haksızlık varsa hep birlikte karşı çıkalım. Ama haksızlığa karşı çıkarken de insafı elden bırakmayalım. Konu madem açıldı, o zaman bu meseleyi enine boyuna irdeleyelim ve sonunda bu işin normal ve rutin bir atama ve olması gereken bir atama olduğunu kabul edelim. 

1. Eşinin tüm şartlara mücehhez olması ehliyet ve liyakate uygun olan değil mi? Böyle liyakatli biri varken başkasını alması hakkaniyete uygun olur muydu? Ne yapalım eşi olmuşsa... Siz ve eşiniz aynı şartlara haiz iken müracaat ettiniz de rektör "Ben eşimi alacağım mı" dedi. Bence rektörün eşini kıskanıyoruz. Eğer yanacaksanız eşinizin bu şartları taşımadığına yanın.

2. Rektör, damadı olmadığı için belki eşini almak zorunda kalmıştır. Adamın damadı vardı da damadına bir makam vermeyip eşini alsaydı, eleştirilerinizde bir haklılık payı olabilirdi.

3. Rektörü eleştirirken lütfen anlamaya çalışalım. Bu kişi rektör de olsa akşam olunca evine gidecek. Çünkü bir ailesi var, evine karşı da sorumlulukları var. İşten yorgun argın evine gidince evde ne olup bittiğini nereden biliyoruz. Eşi, "Bana bak! Ben kimsede olmayan bu şartlara ve üstün meziyetlere sahip iken nerede olsa iş bulurum. Boşalan daire başkanlığına benden iyisini mi bulacaksın? Beni başkan yapacaksan yap yoksa ben yapacağımı bilirim" dese hatta "bunu yapmayacaksan, bir kadın olarak İstanbul Sözleşmesinden doğan 6284 sayılı kanunun bana verdiği yetkiyi kullanmak zorunda kalırım. Nasılsa benim beyanım esas. Polise, rektör bana şiddet uyguluyor desem ve sana 6 ay uzaklaştırma talep etsem, ne yapabilirsin? Başına ne gelecek, basın 'Rektör uzaklaştırma aldı' diye haber yapmayacak mı? Sen en iyisi mi beni al" diye bir emri vaki ile karşılaşmadığını nereden biliyoruz? Sayın rektör, eşinin bu masum isteğini yerine getirmediği takdirde evde aile saadetinin bozulmayacağına bir garanti verebilir misiniz? Eşi, bu işi yapmazsan babamın evine giderim deyip bir aile faciası ortaya çıkmaz mı? Bunlar bir varsayım. Ama tüm bunlar olası değil mi? Nice sebep ve bahanelerle birçok ocak dağılmıştır. Hepimizin istediği aileyi bir arada tutmak değil mi? Aile saadeti bozulan bir rektör, üniversitesini sağlıklı yönetebilir mi? Çocuklarımızı teslim ediyoruz. Bu durumda çocuklarımıza yazık olmaz mıydı?

4.Rektör, eşini mutlu etmek isteyemez mi? Mesela evliliklerinin kaçıncı yılı dolayısıyla bu senenin evlilik hediyesi bir makam olamaz mı? Hangi biriniz eşini mutlu etmek istemez? Öyle evlilik gününde bir gül hediyesi, bir lokantaya götürmek bayatladı artık. Çocuk mu avutuyorsunuz?

5. Rektörün eşiyle ilgili bu tasarrufu çocuklarımıza da güzel bir örnek olur. Aynı şeyi ileride bizim çocuklarımız da yapsa fena mı olur. Aday seçiminde de çocuklarımız, ileride bir makama gelirsem, istihdam edebileceğim kriterlere sahip bir eş seçmeliyim diyecek.

6. Rektör, rektör de olsam evin reisi eşim. Dışarıda emir veren ben, evde eşimden emir almaktan bıktım. Emrim altında çalıştırayım ki bu vesileyle iş icabı emir verebileyim. Böylece hıncımı biraz almış olabilirim diye düşünemez mi?

7. Rektör, eşini yanına alarak "Bak! Evde sen beni beğenmiyorsun ama ben burada binlerce kişiye emir veriyor, onlara hükmediyorum. Bana nasıl saygı gösteriyorlar. Aynı saygıyı senden de bekliyorum" mesajı vermek isteyemez mi?

8. Rektör eve gelince "Hanım! Bugün çok yoruldum" dediğinde eşinin, "Ne iş yaptın? Oturup oturup geliyorsun" sözlerinden bıkmış olmalı ki ne kadar çalıştığını eşini yanına alarak göstermek istemiş olamaz mı?

9. Yardım etmeye ilk önce yakınlarımızdan başlamayacak mıyız? Kişinin eşinden daha yakını olur mu?

10. Eve çift maaş girse fena mı olur?

11. Eşiyle kurumda altılı, üstlü çalışmak belki performansını yükseltiyordur. Biz işte yüksek performans ve verim istemiyor muyuz?

Sözün kısası, eşini üniversitesinde daire başkanı olarak istihdam eden rektörü -siz ne derseniz deyin- ben gördüğünüz gibi haklı buldum, hem de çok masum bir istek. Herkes eşine yanında iş verse işsiz kadın kalmaz. Böylece kadın istihdamına çözüm bulunmuş olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.