Yeni dönem yeni yönetim

Geçtiğimiz perşembe günü Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu basınla tanışma toplantısı düzenledi. Rektörlük görevine Cumhurbaşkanı tarafından atanan Cem Zorlu’nun, yapacaklarını anlattığı ve de yakınındaki mesai arkadaşlarını tanıştırdığı bir toplantıydı.

Cem Zorlu, gerçekten çok zor bir göreve atandı. Necmettin Erbakan Üniversitesi yeni olması ve de halihazırda fiziki şartlarının tamamlanıyor durumda olması yani inşaatların devam ediyor olması nedeniyle oldukça yorucu ve yoğun bir süreçten geçiyor ve de bu süreç belki de birkaç yılda tamamlanacak bir süreç değil.

Necmettin Erbakan Üniversitesi şartlarını düşününce rektörün iyi insan olması veya iyi bir ağabey olması veya da iyi bir hoca olması bu işin yürümesine sebep değildir. Burada sadece ve sadece iyi bir idareci veya yönetici olmak gerekmektedir. Cem Zorlu gerek Konya milletvekilliği dönemi gerekse Maarif Vakfı Başkanlığı tecrübeleriyle güzel hizmetler muhakkak ki verecektir. Ve de daha önceki milletvekilliği ve vakıf başkanlığı görevlerinden muhakkak dersler çıkaracaktır.

Tabii ki burada bazı uyarıları da yapmadan geçmeyelim. Türkiye’de teşkilat yapısı bundan önceki dönemlerde “tabandan-tavana” bir şekildeydi. Artık yeni sistemle birlikte bu yapılanma da değişti. Artık ülkemizde yapılanmalar “tavandan-tabana” doğru işlemeye başladı. Yani üst yapıdan altyapıya doğru… Bu sistemin doğruluğunu yanlışlığını tartışmıyorum. Kimine göre doğru kimine göre yanlış olabilir. Ancak vakıa budur. Dolayısıyla, idareci görevlendirilecek ve yetkilendirilecek daha sonra da başarılı olmak istiyorsa ve kendini liyakatli görüyorsa bu konuda; yetkilerini kimseyle paylaşmayacak ve paylaştırmayacak. Böylelikle belki daha yoğun olacak ama başarılı olacak.

Diğer taraftan, hele de çevrenizdeki insanlar liyakatli değillerse, falanca vakfın, filanca derneğin, feşmekânca kurum veya kuruluşun ricası üzerine görevlendirilmişse, muhakkak ki idareci, bu görev ve yetkilerini kesinlikle paylaşmamalıdır. Aksi halde oluşacak her türlü olumsuzluk çok daha büyüyerek anında Ankara’da soluk bulacaktır.

Tabii biliyoruz ki, Prof. Dr. Cem Zorlu iyi bir idareci olarak bu işlerin üstesinden gelecek bilgi, birikim ve tecrübeye sahiptir ama biz genel anlamda fikrimizi söylemiş olalım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son dönemde vakıf, cemaat, tarikat konusunda gösterdiği hassasiyeti kesinlikle tüm idareciler örnek almalıdır. Vakıf, cemaat, tarikat gibi kurumlara iltimas göstermek cumhurbaşkanı ile ters düşürebilecektir.

Bunun dışında ekip kurmak işi başlı başına bir yönetici yeteneğidir. Yetki paylaşılmayacak ancak görevlendirme yapılacaktır. Ve görevler de kontrol edilecektir. Bunun dışındaki bir çalışma ortamı yönetici için başarı getirmeyecektir.

Bu yazdıklarımın da yanlış bir anlamaya meydan vermemesi için şunu da belirteyim ki, Muzaffer Şeker Hoca, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde çıtayı yükseltmiş olan bir rektördür. Bu nedenle Cem Hoca bu çıtayı daha da yukarı çıkarmak zorunluluğu içerisindedir. Başarısızlık alternatifi yoktur. Bu yüzden olumluyu da olumsuzu da şimdiden söylemeliyiz ki, yeri ve zamanı geldiğinde “gerçek dost” olma adına söz hakkımız olsun.

Bundan sonraki süreçte Necmettin Erbakan Üniversitesi çok daha yakından takip edilecektir. Herkes kendi anladığı anlamda ama açık aramak, ama açık kapatmak için takip edecektir. Bu nedenle NEÜ Rektörü Cem Zorlu’ya tek başına çıktığı bu yolda tek başına yöneteceği üniversitede başarılar diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.