Ne yazsak?

Hafta sonu olunca o kadar çok yazacak konu birikiyor ki, hangisini yazma konusunda çok kararsız kalıyorum. Mesela Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın herkesin eleştirilebileceği ancak küfür ve hakaretin kabul edilemeyeceğini söylediği bir açıklaması vardı. Yani burada kendisinin de eleştirilebileceğini en basit yoluyla açıklamış oldu. Bu değinilmesi gereken güzel bir konuydu.

Ekonomi ile ilgili bir şeyler yazabilirim aslında. Mesela Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak geçtiğimiz hafta bir televizyon kanalında 2019’da enflasyonun ve faizlerin tek haneli rakama ineceğini söyledi. Ama bunun nasıl başarabilineceği konusunda pek de tatmin edici bir açıklama duyamadık.

Yine geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan 100 günde yapılması planlanan işleri açıkladı. Ama şu anda belki de en ihtiyacımız olan şey ekonomik rahatlama iken, bu konuda çok da tatmin edici ve ekonomiyi rahatlatacak açıklamalarda bulunmadı. İnsanlar, parkla, bahçeyle belki kafa dinleyebilirler ama ekonomik anlamda rahatlayamazlar. Ve ekonomik anlamda rahatlatacak, ayakları yere basan bir çözümler en kısa zamanda üretilmezse, doların yükselmesi de ekonominin kötüye gitmesi de gayet doğal olacaktır.

Bu arada bir başka konu da; geçtiğimiz hafta ilk kez yeni açılan Numune Hastanesine gittim. Ve tek kelimeyle bayıldım. Otoparkından, diğer fiziksel şartlarına kadar her şeyi mükemmel bir bina olmuş. Binanın mükemmelliği iyi olduğu gibi aynı zamanda Başhekim Süleyman Dönmez de en ufak ayrıntıya kadar hastanenin işleriyle ilgileniyor. Kısacası özel hastane statüsünde bir Devlet hastanemiz oldu. Hani hep böyle dua edilir ya: “Allah hastaneye düşürmesin ama hastanesiz de bırakmasın”.

Hafta sonu Büyükşehir eski Belediye Başkanı, Konya Milletvekili, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Tahir Akyürek’in kızının nikahı vardı. Sağlık Bakanı ve Çevre ve Şehircilik Bakanları nikah için ilimizdeydi. Ve tabii ki tüm Konya protokolü ve Ankaralı bürokratlardan bile birçok kişi Konya’daydı.

Pazar günü AK Parti Konya Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun’un memleketinin şenliği vardı. Hadim Çiftepınar köyünün 24. Geleneksel Yazlık Yayla buluşmalarına Ahmet Sorgun ve Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir’le katıldık. Tabii ki Ahmet Sorgun ve Çiftepınar köyünün dernek başkanı Sami Sorgun’un ev sahipliğinde programları takip ettik. Orası için de yazacak çok şey var işin doğrusu.

Bu arada CHP’deki imza ve kurultay durumları da ayrıca bir konu malumunuz. CHP’liler şu sıralar işi gücü bıraktılar, imzalara odaklanmış durumdalar. Ama ilginçtir ki, Genel Merkez’in saydığıyla imzacıların saydığı farklı duruyor. BU durum akla bir fıkra getiriyor ama onu da sonra yazayım.

Anlayacağınız o kadar çok yazmamız gereken konu olmuş ki, artık sırasıyla yazmaya çalışacağım. Düşünsenize, hangi konuyu yazsam diye düşünürken sayfada bana ayrılan yer doldu bile.

Son olarak şunu ekleyeyim. İki gazeteci arkadaşımızın da dün Ereğli’de düğünleri vardı. Emine Gıynaş ve Servet Çolak, iki gazeteci arkadaşımız, kardeşimiz, artık haberleri beraber yapacaklarmış. Ben de bu sevdiğim iki kardeşime ömür boyu mutlu, sağlıklı ve huzurlu bir evlilik diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.