Direniş ve İYİ Parti

Geçtiğimiz perşembe KTO Karatay Üniversitesi’nin ev sahipliğinde “Direniş Karatay” filminin galasına katıldık.

Bir kere baştan şunu söyleyeyim; “yapılan şeyin kötüsü olmaz”. Karatay Üniversitesi, kurulduktan sonra bilindiği üzere kuruluş tarihini “Karatay Medresesi”nin kuruluş tarihi olarak belirlemişti. Ve bunu destekleyecek bir film organizasyonu yapması da gayet doğal ve yerinde olmuştur. Yani bu film Karatay Medresesi’nin kuruluşunu anlatan bir filmdir. Bu kadarla değerlendirmek lazımdır. Buna başka misyonlar yüklemek, tarihsel temalar çıkarmaya çalışmak, günümüzün tarih dizileriyle yarıştırmak yanlış bir bakış açısı olur.

Zaten senaryo, başka misyonlar yüklenmesine sebep olabilecek bir senaryo değildir. Senaryo basittir. Hatta biraz derinden incelemek gerekirse, senaryo, Karatay Medresesi’nin kuruluşunu anlatmak üzere yazılmış bir senaryo iken, ilerleme sırasında, biraz da popülist davranarak “hadi azıcık da işin içine sloganik bir şeyler de katalım” denilmiş gibidir.

Mesela bunun en bariz örneğini “Noyan’ın Konya’ya saldırmasından önce Karatay’ın Noyan’a gidişi ve onu uyarması” sahnesidir. Noyan, Karatay’a “sen neye güveniyorsun da böyle konuşuyorsun” dediğinde Karatay’ın cevabı ilginçtir “milletime!”. Yani bir padişahlıkta “tebaa” mı “millet” mi geçerlidir, tartışılabilir?

Bunları söylerken, atlamamam gereken şeyler de var: Senaryo ne kadar basit olursa olsun, oyuncular bir harika. Mehmet Aslantuğ, Fikret Kuşkan, Yurdaer Okur, Burcu Özberk gibi isimler bilhassa rollerinin haklarını gerçekten vermişler. Yani aslında sırf bu oyuncuları izlemek için bile gidilmesi gereken bir filmdir.

Karatay Üniversitesi’ni bu konuda tebrik ediyorum. Eleştiriler muhakkak olacaktır. Bu eleştirilerin sahibi, bizler de olacağız belki de ama bu tür çalışmaların arkası gelmelidir kesinlikle.

DİRENİŞ; İYİ PARTİ

Tabii ki “Direniş” filminden bahsedince; İYİ Parti’yi de atlamamak lazım. Malum; cumartesi günü İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Konya’da hem partisinin il başkanlığı binasının açılışını yaptı hem de ilk kez yapılan Konya İl Kongresi’ne katıldı.

Şimdi “direnişle ne alakası var” diyenler çıkabilir. Hemen açıklayayım. İYİ Parti kesinlikle bir direniş hareketidir. MHP’de kendilerine göre antidemokratik tavırlar karşısında kendilerinin siyaset yapmasının önünün kesilmesine karşın bir grup “direnen insan” bu hareketin kıvılcımını yakmışlardır.

Bu benim aklıma CHP’de Ertuğrul Günay hareketini getiriyor işin doğrusu. Yani o dönemde Ertuğrul Günay her türlü parti içi demokratik mücadeleyi ve kavgayı vermişti. Ancak tamamen önü kesilmişti ve siyaset yapması engellenmişti ki; AK Parti’de siyasetine devam etti. Ardından da bakanlık bile yaptı.

İşte Ertuğrul Günay o dönemde AK Parti’yi seçmişti, Meral Akşener ve yanındakiler de yeni parti kurup devam etmeyi seçtiler.

Konya’da İl Başkanlığı binası açılışı yapılırken oradaydım. Konya için gayet güzel bir kalabalık vardı. Tabii ki buna bakarak, İYİ Parti’nin olası bir seçimde nerede olacağına karar vermek kolay ve doğru değildir. Ancak bu kalabalık, Konya gibi AK Parti’nin egemen olduğu bir yerde manidardır. İşte “direniş” de budur.

Bina açılışından sonra Dedeman Otel’de yapılan il kongresindeki kalabalık çok daha iyiydi. Daha doğrusu şöyle söyleyeyim; nicelikten çok nitelik nasıldı buna bakmak lazımdı. Ve salon ağzına kadar tıklım tıklım doluyken, aynı zamanda coşku da en üst aşamadaydı. Ve önemlisi de buydu bence.

Ben seçmenin oyuna ipotek koyarak, şu parti bu kadar alır, bu parti şu kadar alır gibi “fal” işlerini çok sevmem ama şu bir gerçek ki, vatandaşın AK Parti karşısında bir alternatif arayışı var. Bu arayışı içerisinde Meral Akşener sevilen bir hanım politikacı portresi çiziyor. Bu programları hazırlayan İl Başkanı Orhan Tulukcu Konya’da deneyimli ve sevilen bir politikacı. Ve il teşkilatı gayet güzel bir çalışma başarmışlar.

Hata yok muydu derseniz, illa ki istedikten sonra hata bulunabilir. Ama önemli olan işin sosyolojisi. Politikası nasıl olsa her ortamda konuşulur. İYİ Parti’nin de diğer partiler gibi yolu açık olsun. Hep beraber bekleyip neler olacağını göreceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.