Devlet vatandaşını korur

Geçtiğimiz hafta çok ilginç bir olay yaşadım. Kullandığım şirket aracına bir trafik cezası yazılmış. Genelde kurallara uymaya azami özen gösteren birisi olarak ceza olayı beni mutlu etmedi tabii ki. Sonra nerede ve nasıl yazıldığını araştırınca gördüm ki, hiç kullanmadığım belki yıllardır geçmediğim bir sokakta trafik levhasına uymadığım için ceza yemişim. Cezayı yazan da bir “Fahri Trafik Müfettişi” imiş.

Her neyse, bahsedeceğim konu aslında yediğim ceza değil. Trafikte ceza yemek için trafiğe çıkmak yeterli bir sebeptir diye düşünürüm. O nedenle bunu çok araştırmam. Ancak bu fahri trafik müfettişleri konusu hep kafamı bulandırmıştır.

Ceza yediğim sokaktan dediğim gibi yıllardır yaya olarak bile geçmemişimdir. Otomobille de geçilecek refah bir yol değildir. Bunu her ne kadar birileri “sana gıcık olan biri kesmiştir” dese de ben büyük ihtimalle “plakayı yanlış okuyan” birisinin yazdığını düşünmek istiyorum.

Ancak burada başka bir şeye de dikkat çekmek istiyorum. Cezayı yazdıran, bir fahri trafik müfettişidir. Fahri trafik müfettişi demek bence “trafik polisinin görevinin eksik taşeronu” demektir. Yani bir fahri trafik müfettişi ceza yazılması gereken bir olayı tespit edecek ve bunu tutanağa döküp, polise verecek ve polis de ceza yazacak. Konunun temeli işte budur. Eğer buna bir itirazınız varsa cezanızı öder ve sulh ceza hakimliğine dava açabilirsiniz. Tabii ki sonucunu bekleyecek kadar sabırlıysanız…

Ancak Devlet bu işi böyle yapmamalıdır. Yani Devlet’ten bu iş için maaş alan memurlar varken ayrıca bir “fahri” insanlar bulmak Devlet’in işi olmamalıdır. Devlet’in Fahri Trafik Müfettişi olmaz. Devlet’in trafik müfettişine ihtiyacı varsa, trafik müfettişi alır. Trafik polisinin görevini bir yerlere ihale ederek, vatandaşlar arasında arabozuculuk yapmamalıdır.

Aynı şekilde şehirler arası yollar üzerine trafik polis araçlarının maketleri konmaktadır. “Efendim bu trafik hatalarını azaltıyormuş, sürücüye çekidüzen verdiriyormuş”. Böyle bir mantık olabilir mi?

Devlet, vatandaşını kandırmaz. Eğer oraya polis otosu koyması gerekiyorsa, maket değil, polis otosu koyar. Eğer elinde yoksa yenisini alır ve onları koyar ancak vatandaşını sahte maketlerle kandırmayı tercih etmez.

Bir trafik cezası yazılması kimseye bir şey kaybettirmez. Ancak bu cezayı yazan, Devlet’in trafiğinden mesul memuru değil de, trafikle alakası en fazla benden farklı olmayan birisinin belki hatayla, belki de elindekini güç sanarak yazması çok düşündürücü ve Devlet’e yakışıp yakışmaması tartışılabilecek bir konudur.

Devlet “ana” gibi şefkatli, baba gibi koruyucu olmalıdır. Devlet şeffaf olmalı ve vatandaşının açığını arayıp, nasıl “punduna” getireceğini değil; vatandaşın hata yapmaması için nasıl bir eğitimden geçireceğini düşünmelidir.

Gerek bu fahri müfettişlik oyunlar, gerekse bu tür sahte ekip otosu figürleri Devlet’e yakışmamaktadır. Devlet bunun önlemini alıp, yerine en azından memur ikame edebilecek güç ve kudrettedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.