Devlet çalışmaya başlamalı

24 Haziran seçimleri yapıldı. Akabinde ülkede bir sistem değişikliği kabul edildi. Her şey AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın istediği şekilde oldu ve yürüyor. Ancak vatandaşlar olarak bir şeylerin ters gittiği de ortada.

Şimdi öncelikle vatandaşın içini biraz rahatlatmak lazım. Vatandaşlar ekonomik anlamda bir kaygı içerisindeler. Ve bu kaygının ortadan kaldırılması gerekir. Bu kaygı da, öyle, “dış güçler, bizi kıskananlar, bize saldıranlar,” gibi beylik laflarla çözümlenecek gibi değildir.

Dolar’ın ne olacağı konusunda kimsenin hiçbir fikri yok. Fikri olan da zaten rahat rahat söyleyemiyor. Bir kesim, “Dolar yılsonuna kadar 7 buçuk lira” olacak derken; “bir kesim de “doların yükselişi hemen durdurulacak ve düşecek” diyor. Türk Lirası’nın değeri savaştaki Suriye’nin parasından değersiz durumda. Asgari ücret 2 ay önce 400 dolar civarında iken bugün 240 dolar civarında. Dalkavukluk olsun diye; “senin dolarla ne işin var diyenlere de bir örnek vereyim: Eve yeni bir şofben almak için görüştüğümde, iki hafta öncesinde 1400 TL diyen satıcı bugün 1850 TL. diyor. Dolarla ilgisi olmayan insanı bile ilgilendirir durumda bu ekonomik belirsizlik.

Tüm bunların cevabına sadece “bizi çekemiyorlar, ülkemize ekonomik saldırılar var” gibi absürt cevaplar vermek çok tatmin edici olmuyor.

Halk Bankası’nda yaşanan yeni skandal konusunda yine vatandaşlar oldukça şaşkın durumda. Her ne kadar Genel Müdür televizyona çıkıp konunun dış kaynaklı olduğunu ifade etse de, vatandaş bu konuda çok tatmin olmuş değil. 

Kısacası vatandaş ekonomik anlamda aradığı cevapları da bulamıyor, çözümler konusunda bir adım da göremiyor. Açıklamalar “büyüklere masallar” cinsinden. “ABD bizi kıskanıyor” mantığında açıklamalar bile var. Apple ve Amazon gibi her biri 1 Trilyon Dolar değerinde şirketlere sahip olan ABD’ye karşılık; “ABD bizi kıskanıyor” diye açıklamalar yapılıyor ve buna inanılması bekleniyor.

Böyle bir karman-çormanlık içerisinde TBMM tatilde. Yasama çalışmıyor yani. Milletvekilleri, şölenlerde, festivallerde, düğünlerde… Bu ülkenin bir gün tatil yapmaya mecali yokken; TBMM 2-3 ay tatil yapıyor. Olacak iş mi bu?

MHP “af çıkmalı” diyor. AK Parti “gündemimizde yok” diyor. TBMM kapalı, Adliyeler tatildeydi bugün açılıyor. Cezaevleri tıklım tıklım dolu. Af konusunun içeriği hiç belli değil. Bir takım hükümlülere af çıkartıp, bir takım hükümlülere af çıkartmamak, Anayasa’nın eşitlik ilkesine uygun mu değil mi belli değil. Affın bugün yeri ve zamanı mı belli değil. Adaletin aksak çalıştığı bir durumda bir de hükümlüleri dışarıya salmak ne kadar doğru? Bilinmiyor.

Felaket tellallığı yapmak istemiyorum ama vatandaş olarak ülkenin ne durumda olduğunu bile bilmekten aciziz. Ve Devlet’in bazı kurumları yönetmelikleri belli olmadığından çalışma yapamıyor durumda…

Vatandaş, maalesef daha az konuşması gereken bir Cumhurbaşkanı ve daha fazla bilgi vermesi gereken Bakanlar arasında ne olduğunu anlamadan seyirci durumunda bekliyor.

Kimse basına falan suç atmasın. Bizler yazamıyoruz. 20 kişi gazetede ekmek yiyor. En azından bu 20 kişinin evine ekmek götürmesi için “vatandaş gibi sessiz kalmak” ve de “ABD’nin bizi kıskanmasına ve dış güçlerin oyunu bunlar” düşüncelerine inanmak daha kolay geliyor.

Gidilecek bir yer olmadığına göre, alternatif bir siyaset gözükmediğine göre, Devlet artık çalışmaya başlamalı ve gereğini yapmalıdır. Bu kaygılarla, bu gerginlikle, bu ülkede yaşamak çok kolay olmamaktadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.