Büşra Kavasoğlu

Büşra Kavasoğlu

CUMA ESİNTİSİ

Susuyor gökyüzü, izliyor her bir yüzü. Sokak aralarında haykıranı mı ararsın, pencere kenarlarında bekleyenleri mi, acısını dindireni mi, yalandan bu dünyaya gülüp geçeni mi. Bilmem ki kaç bahar bekledin umutların yeşermesini, bilmem ki kaç kış geçirdin yüreğin alev gibi. Kayboldu mu yıldızların hiç gözünden kaya kaya, yok oldu mu hayallerin bulutların arasında.. Gözyaşların uçup gitti mi mesela hayatın karmaşasıyla. Sen hiç kapıldın mı kendinden önce başkasına, yok oldun mu uçurumlarında.. 

 

Yollar gibi hayat, gidersin gidersin bitmez gibi gelir yolculuklar. Zaman gibi sınanmak; bitmez sanar da tükenirsin ki, geçtiğini anlamazsın gülüşlerinin arasında. Bir çiçeğe odaklanır gözlerin, bir portre oluşturur hayalin, karmaşa bir şehrin ortasında yürürken çarpa çarpa geçersin tüm bedenlerden, birileri sert çapar omuzlarına, birileri elindeki çantayı düşürür sokaklara ve bir çocuk gelir bir ekmek bir su için gülümser bakışlarına.. Ve sen kaldığın yerden devam edersin, notlarını düşürdüğün o caddeden ağır ağır geçersin. ‘Bir zamanları’ hatrına koyar gözyaşlarını ince ince indirirsin. Akşamlar olur, sabahlar olur ama en çok geceler olur, yalnızlığına çöker ‘Ay’ suratı asık gibi. Hasretine çember oluşturur yıldızlar, umut vermek ister gibi. Ama bi an vardır ya yastığa başını usulca koyduğun o an, işte tam orada gözyaşların sel gibi akar yastığın kenarına. Kimsen yok sanırsın, kimse seni anlamıyor sanırsın. Bir çok derdin arasında bir kendi derdin dağ gibidir sana. Aşk hiç çekinmeden canını yakar büyüyen kıvılcımlarla. 

 

Şimdi gündüzler oldu, gözlerini açmak istemez gibisin biraz. Her gün gibi bugün de yalnızlığına takıldın ufaktan, hayata kapılamadın o kimseler gibi. Bugün kısım kısım uçuşuyor kelebekler, düşünsene iki güne yok oluyor o maviler yeşiller. Belki de vaktidir kelebeklerin peşinden koşmanın, belki de vaktidir menekşeleri koklamanın. Bir ağaca yaslanırsın şimdi, eser yüzüne yüzüne bir cuma esintisi. Alışır gözlerin hayatın akışına, tenin dokunmak ister papatyaların gülüşüne. Sen sığlaşsan da bu hayattan, bir çift el koparır seni o yalnız dünyandan. Şimdi olmasa da, vurur yüzüne bir gün bir cuma esintisi, vaktidir artık kanatlarını uçurmanın, vaktidir kalbine gelen o ışığı karanlıklarda aydınlatmanın. 

 

Getirdi mi sana da sevgiyi, bir cuma esintisi..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.