Çarşamba Hadisi

Enes radıyallahuanh dan. Resülullah Sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir "ölüyü (kabre kadar) üç şey takip eder Çoluk-çocugu. malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, biri kalır. Çoluk-çocugu ve malı döner, ameli (kendisiyle) kalır."

(Buhârî. Rikak 42: Müslim. Zühd 5. Ayrıca bk.Tirmızî. Zühd 46; Nesâî. Cenâlz 52) Açıklamalar

Her canlı ölümü tadar; eninde sonunda dünyadan ayrılır, ölen insan kabre kadar uğurlanır, hadisimiz bu mecbûrf yolculukta ölünün arkasından kabre kadar gidenleri saymaktadır. Çoluk-çocuğu. dostlan gerçek uğurlayıcı olarak: malı-mülkü. teçhiz-tekfin ve defin masrafları ve geride bıraktığı mirası hukûkt olarak ameli de sevap veya günah olarak ölüyü mânen takıp eder. Defin işinin bitirilmesiyle çoluk-çocuk ve dostlar on­dan ayrılır, mirası da taksim edilmek üzere gündeme gelir. Ameli ise. başkasının işine yaramaz. O sadece sahibine özel olduğu için, nihâi değerlendirmeye tâbi tutulmak üzere onunla beraber âhirete intikal eder. Bu sebeple "Mezar, amel sandığıdır.’ denilmiştir, ölen insan ne kadar büyük ve hatırlı biri olursa olsun, çoluk-çocuğu ve dostlarından hiçbiri onunla birlikte mezara girmek istemez ve girmez. Çok sevenleri bile, ağlaya ağlaya da olsa definden sonra ayrılıp giderler. Ne kadar üzülüp ağlasalar bile, onu mezarında yalnız bırakırlar, ölen kimse dünyanın en zengini de olsa, yanında götürdüğü şey birkaç metrelik kefen bezin­den ibarettir. Şâir ne güzel söylemiştir:

Ana rahminden geldik pazara Bir kefen aldık döndük mezara.

Geriye kalan mal. artık ona değil mirasçı­lara alttır. Nitekim bir hadis-i şerifte ifade buyurulduğu gibi. “Kişinin asıl malı, yiyip bitirdiği, giyip eskittiği ve Allah için verip biriktirdiğidir" (Müslim. Zühd 4).

İnsan, hayatı boyunca yaptıklarını yani amelini beraberinde götürür. Ona göre de muameleye tâbi tutulur. "Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehen­nem çukurlarından bir çukurdur.' hadisi, bu muamelenin neler olabileceğini ifade eder. Madem ki kişiyi takıp edecek olan ameldir, o halde mücâhede. ameli sevimli bir dost, ebedi bir mutluluk vesilesi kılma gayretidir, denilebilir. Akıllı kışı de böyle bir gayreti kendi kendisinden esirgemeyendir. Mücâhedenin gereği ve sınırları bu hadis-ı şerif ile pek veciz bir şekilde dile getirilmiş olmaktadır.

Hadisten öğrendiklerimiz

  1. Mücâhede. amel ve ibadeti artırmakla gerçekleştirilmelidir.
  2. Çoluk-çocuk ve amel kişi ile nihâyet kab­re kadar gider.
  3. Başbaşa kalınacak olan ameldir. Kişinin kabir hayatı ve âhiretteki durumu ameline göre belirlenir.
  4. Hadisimiz, kabir azabının veya mükafatı­nın var olduğuna işaret etmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.