Kongreleri önemsemiyorum

Konya’da AK Parti, ilçe kongrelerini yapıyor. CHP, kongrelerini yapıyor. Saadet Partisi, kongrelerini yapıyor. Anlayacağınız Konya’da siyaset kongreler içerisinde geçiyor.

Kongreleri takip edemediğim için, kongrelerdeki adaylarla ilgili, olaylarla ilgili bir şey söyleyemem. Aslında ilçe kongresini kim almış, kim kazanmış, kim yönetime girmiş kimler liste dışında kalmış gibi meraklarım da yok. Daha doğrusunu söylersem birileri bana kızacaktır ama yine de söyleyeyim: Yeni yöneticiler hakkında merakım yok ama aslında yeni yöneticilerin kim olduğu da çok önemli değil.

Hani yaptığımız bir referandum vardı ya; işte o referandumda kabul ettiğimiz maddeler ışığında aslında parti teşkilatlarının çok da önemi kalmıyor.

Bakın şimdi, şöyle bir senaryo yazalım: 2019’da yapılacak seçimler için, o an mevcut olan parti genel başkanları, cumhurbaşkanlığına aday olacaklardır ve bunlardan bir tanesi cumhurbaşkanı olarak seçilecektir.

Akabinde seçilen cumhurbaşkanı kendi ekibinden ve TBMM dışından bakanlar atayacaktır. Dolayısıyla bu bakanların gerek teşkilatlarla gerekse TBMM üyesi milletvekilleriyle direk bir bağlantısı olmayacaktır.

Yani, farzı misal, vatandaşın çocuğu işsiz; Normalde bu vatandaş Konya’da ilçe ya da il başkanlığına gider ve oradan bir referans yaratmaya çalışıp çocuğuna iş bulmaya çalışır. O ilçe veya il yöneticisi de milletvekillerinden yardım ister, nihayetinde milletvekili de, bakandan yardım ister, bakan da parti içi dengeler adına veya daha açıkçası bakanlığının devamı ya da yarın o milletvekilinin bakan olması düşüncesi içerisinde o talepleri değerlendirir.

Şimdi 2019’dan itibaren artık bakanlarla yani tabiri caizse hükümetle, icra makamıyla; TBMM’nin bir bağlantısı ve “denge hesabı” kalmayacak. Yani ilçe ve il teşkilatlarının Ankara ile bağlantısı birazcık sekteye uğrayacak.

Peki, illerde ve ilçelerde etkin olacak durum ne diye sorarsanız hemen söyleyeyim. İlçe ve illerde belediye başkanları o yerleşim biriminin en sorumlu kişileri haline gelecekler. Belki ilçe ve il teşkilatlarının burada azıcık da olsa bir önemi olacaktır ama neticesinde buradaki belediye başkanı seçiminde aday belirleme konusunun da yine parti genel başkanlarının inisiyatifinde olacağını da unutmamalıdır.

Aslında referandumda oyladığımız anayasa aslında malumun itirafı gibi bir şeydi. Yani zaten genel başkanın iki dudağı arasındaki yönetimi legalleştirmiş olduk.

Bunun iyi taraflarını da kötü taraflarını da göreceğiz zaman içerisinde… Ancak şu bir gerçek ki, kesinlikle ilçe ve il kongreleri değil benim ilgimi çeken; belediye başkanı seçimleri çok daha büyük önem arz edecek…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.