Bilgi sahibi olun

Her zaman yazdığım bir söz vardır. Rahmetli Uğur Mumcu’ya ait: “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak” diye. Bu sözü bence herkes öğrenmeli ve de Devlet her tarafa yazmalı ve asmalı…

Çünkü her görevde, ne iş yaparsak yapalım bilmediğimiz konularda o kadar çok fikir yürütüyoruz ki, işi bilenlerin “kafalarını yemelerine” sebep olduğumuzun farkına bile varmıyoruz.

Bir profesör, kendi uzmanlık alanı olan konuda profesör olmuştur. Ama kendi göreviyle alakası olmayan bir konuda “profesörsün bilmek zorundasın” denilir mi?

Bizim mesleğimizde bile vardır. Bir gazeteci, sanki her konuyu bilmek zorundadır ve “bilmiyorum” diye bir cevap veremez. Hatta kendi içimizde bile; mesela politika-siyaset konusunda çok iyi bir gazeteci olduğumu düşünürüm. Ama asayiş haberciliği konusunda benden çok daha uzman arkadaşlarım vardır. Yani bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Burada yapılması gereken, bir diğer kişinin ne olduğu değil, kendinin ne olduğu olmalıdır. Yani herkes kendisini öncelikle düzeltmelidir.

Tabii ki cehalet deyince çuvaldızı biraz da kendimize batırmak şarttır. Genelde her gazetecilik yapıyor olan, gazetecilikle ilgili bir dünya nasihatler verir. Bunların hiçbir önemi olduğunu düşünmem. Çünkü burada bilinmesi gereken bir-iki temel kavram vardır. Bunlardan birisi mesela gazetecilik tarafsızlık mesleği falan değildir. Gazeteci bilakis taraftır. Ancak devletin tarafıdır. Bizler de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarafı olmak zorundayız. Falanca parti, filanca partiden bahsetmiyorum. Bir gazeteci devletin politikalarını bilerek, devletin yanında durmak zorundadır. (Bunun yanlış olduğunu düşünenler varsa öncelikle dünyadaki gazeteciliğin işleyişine bir bakıp bilgi sahibi olmalı sonra benim le tartışarak fikrini beyan etmelidir.)

Bu açıklamayı da şu nedenle yazıyorum: Şimdi artık facebook gibi, twitter gibi sosyal medya mecralarını, gazetecilik alanı sanan kişiler görüyorum. Sosyal medya tabii ki doğru kullanılırsa insanların birçok konuda iletişim kurabileceği bir alanken, tabii ki “sosyal medya sapıkları”da illaki olacaktır.  Bu “sosyal medya sapıkları” ağızlarına gelenleri, sosyal medyada yazarak, orada kendilerine bir kimlik yapma gayreti içerisindedirler. Bir fotoğraf bul, o fotoğrafın doğruluğuna, yanlışlığına hiç bakma, bilgisizce, ağzına geleni yaz. Zaten senin yazdığına onay verecek, birkaç dalkavuk da zaten çıkar. İşte sosyal medya kullandım diye sevin.

İşte bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak tabiri tam da budur. Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olamazsın. Bilmediğin bir konuda da sosyal medyada “biliyormuş gibi” davranamazsın. Davransan bile bu çok uzun sürmez. Çünkü bilgiye dayalı olmayan hiçbir fikir uzun süre yaşamaz. Aksi olmuş olsaydı, ortalık “teorisyenlerden” geçilmez olurdu.

Ülkenin ihtiyacı olan en önemli şeylerden birisi, insanların bildikleri konuda ürettiklerinden devletin yararlanmasıdır. Bilmediğin konuda üreteceğin şey sadece dedikodudur.

BU tür dedikoduculuğun sonu da olsa olsa “haysiyet cellatlığı” olur…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.