Büşra Kavasoğlu

Büşra Kavasoğlu

SERÜVEN

Bu gece ay durgun, yıldızlar durağan. Ağlar gibi gökyüzü ama yine de kararsız kendini bırakmıyor damla damla.. Bişeyler var bu gece sessizlik hakim caddelerde. Biri göçmüş buralardan, birileri sessizce ayrılmış bu dünyadan. Kokusu var toprak toprak, gözyaşı var yastıkların kılıflarında. Kalmış birileri ardında, çığlıklar koparıyor sevenleri bi başkasının omuzlarında. Duyulmuyor değil gönülden gönüle bir ağ var kuşkusuz ya..

Yaşamımızın değerini bilemediğimiz üç günlük bile demeye zorlandığımız hayattayız aslında. Sizi bilemem ama benim dilim düğümleniyor gelecek planı yaparken bazen. Hiç düşünmüyorsanız gerçekten vay halinize. Ölüm bi hançer gibi saplanıyor bazısına ve bi çiçek gibi kokusuyla nefesini koparıyor bu hayattan bazısının. Kimisi hiç öleceğini düşünmüyor, lafta ölecek ama kalpte ve beyinde bu serüvene katılmıyor. Evet serüven diyorum ben, O’na kavuşmak için çaba gerektiren bi serüven. Serüven çünkü sonunun ne zaman olacağını kestiremediğimizden. Kulağa hoş geliyor değil mi, bizim sabah her uyandığımızda bu serüvenin içinde olduğumuzu bilmek ve bu serüvenin sonucunun elbette O’na kavuşmak olduğunu bilmek. İnsan ne kadar çabalarsa o kadar güzelleştirir bu hayatı. Kelimelerle, ahenklerle ve renklerle.. Dans ederek mesela, kuşların ötüşüne ahenk uydurarak, kimi zamansa yağmurdan sonra gökkuşağının çıkacağına umutlanarak. Evet umutlanarak, belki gökkuşağına yetişecek nefesin yoktur ama  belki de var olur. Biz bilemeyiz ya nefesimizin sayısı bile yazılı O’nun katında.

Bir kelime güzelleştirir hayatı. Ölüme serüven diyorsak neden nefretin adı değişmesin ki, neden kalplerde nefret yerine sevgi barınmasın ki.. İlle de nefreti bırakmak için sevdiklerimizi ölüm döşeğinde mi görmek gerek. Ölüm her saniye kapımızda değil mi? Biz bu hayatın kıymetini bilmiyoruz, bir kanser hastası gibi hayatı beklemiyoruz her gün ölümle pençeleşerek. Asıl kanser olan bizleriz, bizim kalplerimiz. Yerine bir türlü sevgiyi sonsuz kılamadığımız o yüreğimiz. Her saniye aklımızda tutamadığımız için ölümü, kanserleşen bizim beynimiz. Kim bilir belki de hayata tutunur hasta yatağında kıvranan birileri ve kim bilir belki de ondan önce bizim bedenimizdir toprağın altına girecek olan. Kim bilir, şüphesiz Allah bilir.

Hadi usulca bi toparlayın hayatınızı. Nefreti silip sevgiyle donatın kırılmış yanlarınızı. Ufacık bir dünya aslında sana yetecek olan. O dünya senin içinde, kalbinde hala taşlaşmadıysa yüreğin ve kangren olmadıysa içindeki sevgin. Dünya’nı kurtarmak senin elinde. Sevgiyle dört bir yanını kuşatabilmende..

Umarım pişmanlıklarla dolu bu hayatı terketmeden,

Dünyanı değiştirebilirsin.

Küçük bi dokunuş Küçük bi gülüşle,

Sevgiyle..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.